mehmet eroğlu

1 /
alternatif maliyet alternatif maliyet
1948 izmir doğumlu. izmir maarif koleji'ni bitirdikten sonra odtü'de inşaat mühendisliği okudu. 12 mart darbesinin ardında kurulan sıkıyönetim mahkemesinde yargılandı ve tck'nın 141-142. maddelerine muhalefetten 8 yıl ağır hapis, 2 yıl sürgün cezasına mahkum edildi. 1974'te çıkan genel af sonucu mahkumiyeti ortadan kalktı. yazmaya da bu tarihlerde başladı. ilk romanı ıssızlığın ortası 1979 milliyet roman ödülü'nü aldı ama 12 eylül'ü izleyen günlerde solcu ve anti-militarist unsurlar taşıdığı gerekçesiyle yayınlanmadı.

1981-geç kalmış ölü (ıssızlığın ortası'nı izler niteliktedir)
1986-yarım kalan yürüyüş
1989-adını unutan adam
1994-yürek sürgünü
2000-yüz 1981
2002-zamanın manzarası
2004-kusma kulübü
2005-düş kırgınları
kabrero kabrero
bir kez dinletisine katılmak şerefine eriştiğim, halen um:ag (uğur mumcu araştırmacı gazetecilik vakfı)'da yazma seminerinde ders veren, okunası kitapların yazarı..

yarım kalan yürüyüş isimli romanı 80. adım ismiyle sinemaya aktarılmış olup, 1996 film festivalinde en i̇yi türk filmi ödülünü kazanmış olsa da bende kendisiyle aynı fikirdeyim, olmamış...

yoğun istek üzerine yazmış olduğu son romanı büyük bir aşk öyküsü olmakla birlikte, hayli çarpıcıdır...

kusma kulübü'nü yayınladıktan sonra dövüş kulübü ile ilgili sorulara muhatap olmaktan nasıl bezdiği ayrı bir konudur...

okunmalıdır, şiddetle tavsiye olunur...
burcumsu burcumsu
ihtilal dönemi mehmet eroğlu ve kızlı erkekli arkadaş grubu akşam vakti istiklal caddesinde yürürlerken karşıdan gelen polisi görürler. bunun üzerine sevgili ayağına yatmaya karar veren grup çiftler halinde ayrılır. polis doğal olarak grubu durdurur ve içlerinden mehmet eroğlu'na sorar:
polis : nereye lan bu saatte?
eroğlu: abi kız arkadaşlarla gezmeye çıkmıştık
polis: (şüphelenmiştir) müslüman mısınız lan siz?
eroğlu: müslümanız abi.
polis: yürüyün lan karakola. müslüman olan elhamdülillah der.

polis amcam bunları toplar hapse atar. mahkeme günü geldiğinde hakimin karşısında yine mehmet eroğlu vardır.

hakim: nasıl oldu olay.
eroğlu: hakim bey biz istiklal'de arkadaşlarla yürüyorduk polis bey bizi durdurdu ve müslüman mısınız ? diye sordu ve elhamdülillah demediğimiz için buraya getirdi.
hakim: peki kominist misin sen?
eroğlu: elhamdülillah koministim hakim bey.
ohannesburger menu ohannesburger menu
"sakın çocuğum olmaya kalkma," dedi,beni bekliyormuş gibi."tanrı hepsini bir bir öldürüyor."acısını böyle bir dizeye dönüştürebilen adama ne diyebilirim ki? "galiba aramızda kan davası var...ama azrail’ini gönderdiğinde apışıp kalıcak.ona hiç bir şey bırakmayacağım.içimi bomboş bulacak.toprağına girmeden her şeyimi boşaltacağım..."

kusma kulübü kitabından
venuste bir marsli venuste bir marsli
eskiden umagda yazarlık dersleri veriyordu. şu an devam edip etmediğini bilmiyorum. yalnız hep merak etmişimdir; o derslerde ne anlatır, öğrenciler ne yapar?
aynı zamanda geçen senelerde yayınlanmakta olan çemberimde gül oya dizisindeki ana karakterlerden birinin adıdır.
closer closer
"... çünkü acı çekmek, bize insanları, nesneleri ve durumları, en çok da kendimizi duyumsayıp kavrama yeteneği verir..." diyen, dostoyevski hayranı yazar.
nyksss nyksss
kitapları aforizmalarla doludur.yaşayan en iyi yazarlarımızdan biridir.hakkettiği ilgiyi görmediğini düşünürüm zaman zaman.
ozanudazai ozanudazai
iyi yazar. ama eserleri kısa bir zaman dilimi içerisinde ve ard arda okunmaması gereken yazar. sıkılabiliyorsunuz. sürekli benzer karakterleri ve aynı izlekleri kullanması (bir şeyleri unutmaya- hatırlamaya çalışan eski solcu- alkolik bi kahraman, aşık olunmaması imkansız kadınlar, sakat bi arkadaş-dost, güneydoğu gazisi, ölüm, acı vs... ) bi süre sonra okurda kafa karışıklığına ve yazardan soğumaya sebep olabiliyor. en iyi romanlarıı zamanın manzarası ve belleğin kış uykusu, en vasat romanı ise yüz 1981. seçim sizin.
de te fabula narratur de te fabula narratur
türk roman tarihinin gelmiş ve geçmiş en büyük romancılarından biridir, kendileri. popüleritesi edebiyata özellikle romana ilgisi olmayanlarca pek bilinmez, maalesef.
örnek olarak 1979 milliyet roman ödülü sahibi orhan pamuk olarak bilinir. asıl olan ödülün 'cevdet bey ve oğulları' ile orhan pamuk ve 'ıssızlığın ortasında' ile mehmet eroğlu arasında paylaştırıldığıdır. pamuk'un romanı 8 yıl basılamamıştır, freudyan tezleri ile bazı dinazorları ürküttüğü söylenir. ancak eroğlu'nun romanı siyasi sebeplerle basılması yasaklanmış ve yanlış bilmiyorsam çok uzun yıllar sonra can yayınları tarafından basılabilmiştir.
hasan bülent kahraman "ıssızlığın ortasında" kitabını türk edebiyatının en büyük bir kaç eserinden biri olarak tanımlar.
en önemli kitapları: ıssızlığın ortasında, belleğin kış uykusu, adını unutan adam, kusma kulubü, düş kırgınlıkları'dır.
ısrarla tavsiye edilir, nedenini merak edenler için şu sav öne sürülebilir: hem üslüp hem de içerik açısından hem çok zengin hem yeni şeyler denemekten korkmayan bir yazardır mehmet eroğlu. özellikle 'belleğin kış uykusu', türk roman tarihi açısından gelecekte değeri daha iyi anlaşılacak bir romandır. sarsıcıdır kitapları bir nevi aldous huxley tadı bırakır insanın ağzında, iflah olmaz bir bilgi deposudur kendileri.
çevreyolu çevreyolu
68 kuşağının acılarını,tutkularını,inançlarını sıradışı olaylar çerçevesinde anlatan değişik kurgu anlayışı ile dikkat çeken ve sinematografik roman diliyle yazan yazar. trt için senaryo yazmışlığı da vardır. özellikle hayatın sırrını bir gülüşün gerçekliğinde arayan, 20.yüzyılın korkusuz kurtarıcılarından bir adamın hikayesin anlatan yarım kalan yürüyüş romanı aforizmalarla doludur. ayrıca "tutku, istek ve aşkın ardından fedakârlık ve alçaklığı tutuşturan bir kıvılcımdır ve insanın en hayvan, dolayısıyla en insan yanıdır" "tanrı`nın bütün kaygısı yaratıcılığını sürdürebilmekte; ille en iyisi, en güzeli olacak diye bir tutkusu yok, gerçekten yaratmanın güzelliğini biliyor" "sonuçta hepimiz insanız ve belki de bundan daha büyüleyici bir gerçek, daha gizemli bir sır yok..." cümlelerinin sahibidir.
1 /