mehter marşı

1 /
balık balık
anneanemin sevgisi uğruna, çocuk aklımla peşinden istanbulu sokak sokak dolaştığımız, bir de eve geç dönünce dedemden azar işittimiz tek eğlencesi
sanwhere sanwhere
eskiden osmanlı ordusunun savaşa giderken ve 2 ileri 1 geri şeklinde yürürken söylediği bu yüzden savaş mahaline günler süren yolculuklardan sonra gidilmesine neden olan marşın adı.
aqua aqua
dünyanın en eski askeri bandosu mehteran'ın adını alan marş. savaşa giderken orduyu canlandırmak için kullanıldığı gibi, bayram günleri ve çeşitli merasimlerde konser gibi çalındığı da olurdu. kös, davul, zil gibi sesi güçlü vurmalı çalgıların ağırlıkta olduğu enstrümanlarla icra edilirdi.

halen çalınmaktadır fakat artık dinleyeni kalmamıştır.
easy company easy company
osmanlı'da mehter değil belki ama askeri müzik çok yeni değildir aslında. hatta osmanlı'nın kuruluşuna kadar dayanır. tarihçiler mehterin osmanlı'ya selçuklular'dan geçtiğini söyler. selçuklu sultanı 3. alaeddin keykubat kayı boyu'na beylik verdiği zaman osman bey'e fermanıyla birlikte tuğ, sancak ve davullar gönderir. böylece askeri müzik geleneği devam eder. osmanlı ordusu fatih sultan mehmet han zamanına kadar da alaeddin keykubat adına nevbet çalarlardı. fakat istanbul fethedildikten sonra fatih sultan mehmet han '200 yıl önce ölmüş bir sultan adına nevbet çalmak gereksizdir' der ve nevbetin alaeddin keykubat adına çalınmasını yasaklar.
albiz albiz
yalnız mozart'ı değil daha pek çok batılı müzisyeni etkilemiştir. bu yüzden de batı müziğinde de bir tane değil pek çok türk marşı vardır. hatta o dönemde bir müzisyenin rüşdünü ispat etmesi için mutlaka bir türk marşı bestelemesi gerekirdi. bu durumu bizim popçu taifesinin şarkıcı sayılmak için kendini afro-amerikalı sanan türk rapçilerinden biriyle düet yapmak zorunda olmaları gibi hesap edebilirsiniz.
spoiled spoiled
osmanlı-türk geleneğinde mehter takımı tarafından icra edilen bir müzik formudur. mehter'in, anadolu selçuklu sultanı ııı. keykubat'ın osman gaziye beylik verdiğini belirtmek üzere tabl (davul) ve alem gönderdiği 1299 tarihinde kurulduğu kabul edilir.

tam örgütlü bir mehter takımında kös, davul, nakkare, halile, çevgan, nefir, boru gibi çalgılar yeralır. bunların altı, yedi ve dokuz olmasına göre, mehter takımı da "altı kat", "yedi kat", "dokuz kat" diye nitelendirilir. mehterhane-i hakani ya da mehterhane-i hümayun olarak anılan padişah mehteri, ıı. mehmet (fatih) döneminde dokuz kat olarak düzenlenmişti. bu sayı savaş dönemlerinde iki katına çıkarılırdı. sadrazam, vezir, ali gibi devlet ileri gelenlerinin de özel mehter takımları olurdu.

mehter'in aynı makamdan birçok parçayı art arda çalıp söylemesine nevbet vurma denir. önceleri günde beş kez her namazdan önce nevbet vuran mehterhane-i hakanı, ıı. mehmet döneminde yalnız ikindi namazlarından önce çalmaya başladı. bunun dışında cüluslarda, kılıç alaylarında, zafer müjdesi geldiğinde, arife divanlarında, şehzade ve sultanların doğum ve sünnet törenlerinde de çalardı. barış zamanlarında önemli yeri olan mehterhane-i hakani, seferde padişahın (o yoksa serdarın) çadırı önünde nevbet vururdu. 17. yüzyılın sonunda ve 18. yüzyılda topkapı sarayında demirkapı denen yerde, ayrıca eyüpsultan, kasımpaşa, galata, tophane, beşiktaş, rumelihisarı, yeniköy, kavak, beykoz, anadoluhisarı, üsküdar gibi semtlerde geceleri yatsı namazından sonra ve halkı sabah namazına kaldırmak için güneş doğmadan hemen önce nevbet vurulurdu.

mehterhane müzikçileri, barış zamanında vurulan nevbetlerde çember biçiminde dizilirdi. nakkareciler bağdaş kurarak oturur, öbür çalgıları çalanlar ayakta dururlard. içoğlan başçavuşu ya da onun yerine bir başkası "vakt-i sürurü safa mehterbaşı, hey hey" diye bağırarak nevbeti başlatırdı. nevbet, gülbank denen dua ile bitirilir, sonra mehterler temenna ederek çekilirlerdi. mehter bir yerden bir yere özel mehter yürüyüşüyle giderdi.

yeniçeri ocağının bir parçası olan mehter, 1826'da ıı. mahmut tarafından ocakla birlikte kaldırıldı. 1911'de celal esat arseven ve ahmet muhtar paşa'nın oluşturdukları yeni mehter takımı 1914'de yeniden örgütlendi. bu dönemde eski boru ve nefirlerin yerini almak ve zurna ile birlikte kullanılmak üzere trompet, klarnet, trombon gibi üflemeli batı çalgıları da mehtere katıldı. bu takım, kurtuluş savaşı sırasında ve cumhuriyetin kuruluşundan sonra da varlığını sürdürdü; ama sivil giysi zorunluluğunun getirilmesi üzerine 1935'te dağıtıldı. 1952'de istanbuldaki askeri müze'ye bağlı yeni bir mehter takımı kuruldu. bu takım haftanın belirli günlerinde halka açık konserler vermekte ve çeşitli resmi törenlere katılmaktadır.

mehter müziği, klasik türk müziğinde makam ve usullerin kullanıldığı tek sesli bir müziktir. peşrev, semai, nakış, cengiharbi, murabba, kalenderi gibi formları vardır. mehterhane'nin repertuvarında bunlardan başka serhad türküleri de yer almıştır. buna karşılık, bazı mehter peşrevleri de fasıl müziğinde çalınmıştır. mehter müziğinde ahlati, revani, saf gibi fasıl müziğinde hemen hemen hiç kullanılmamış usullere yerverilmiş, bunların çoğu, o usulde bestelenmiş yapıtların form adı da olmuştur.

mehter müziği'nde ağırlık çalgılardadır. ama peşrevlerin, saz semailerinin ve başka çalgı yapıtlarının yanı sıra, çeşitli sözlü yapıtlar da bestelenmiştir. mehter müziği, klasik türk müziğinde saz eserleri repertuvarının ve üslubunun oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. ama günümüzde 16. ve 17. yüzyılların "askeri saz eserleriyle" "sivil"lerini birbirinden kesin olarak ayırmak zorundadır.

mehter müziği bestecileri osmanlı ordusuna cesaret ve coşku verici, düşman askerlerini korkutucu melodiler yaratmaya özen göstermişlerdir. osmanlıların avrupanın ortalarına kadar ilerlemesi, 17. yüzyılda mehter müziğinde birçok öğenin avrupa müziğine de girmesine yol açmıştır. bunların dışında kös, nakkare, çevgan, halile gibi belirsiz ses veren vurmalı çalgıların kullanılması gelir. ayrıca bazı batılı bestecilerin yapıtlarında mehter müziğinden esinlenilmiş bölümler de vardır.

kaynak: serhat türküleri ve marşları adlı albümün iç kapağından alınmıştır.
1 /