melih şendil

1 /
galliani galliani
12 nisan 2008 galatasaray trabzonspor maçının 2. yarısında trabzon atağında soldan ceza sahası içine kesilen topu adnan kafayla umut bulut'un önüne bırakıyor ve umut'un vuruşu gol oluyor. ancak hakem ofsayt gerekçesiyle golü saymıyor. melih şendil önce gole seviniyor, sonra ofsayt kararını öğrenince hayal kırıklığına uğruyor. canlı izlerken adnan'ın topa dokunduğu tam olarak anlaşılamadı ki eğer adnan kafayla dokunmamışsa pozisyonda ofsayt falan yoktu. pozisyonu tekrarı gösterilince adnan'ın dokunduğu çok net olarak görülüyordu, hatta adnan hiç dokunmasa top servet'e geliyordu, adnan dokunduğu için servet'in 1 adım ilerisine düşüp umut'un önüne geliyor. tüm bunları melih şendil de bizim gördüğümüz gibi görüyordu. ama melih şendil ısrarla pozisyonun açık bir ofsayt olmadığını, hakemin kararının çok tartışılacağını falan anlatmaya çalışıyordu. tamamen fenerlilik duygularıyla hareket etmiş, maç anlatmakla görevli tarafsız bir spiker olduğunu unutmuştur.

bir galatasaraylı olarak konuşuyorum, takımımın maçlarını bu spikerin anlatmasını istemiyorum.
günebakan günebakan
euro 2008 de 20 haziran 2008 hırvatistan türkiye maçılig tv de anlatan geleceği parlak spiker. yarı finale kalışımızı şöyle haykırmıştır kendisi;

"hani üstadlarımız, bize bu işi öğretenler böyle zaferlerden sonra ağlamak istiyorum sayın seyirciler derlerdi ya. ben artık gülmek istiyorum. hem de karnım ağrırcasına, kahkaha atmak istiyorum sayın seyirciler, yarı finaldeyiz."

güntekin onay ile birlikte günümüzün gelecek vaad eden, donanımlı ve istikrarlı spor adamlarından.
kowalski kowalski
kendisine atılan maile o günün akşamında cevap veren güzel spiker.. insanlar başkalrına tahammül dahi edemezken bu nezaketi ile gönüllerde ayrı bir yer edinmiştir..
joseee joseee
taraflı maç anlatmanın,türkiye sınırları içerisindeki en güzel örneğidir.bugün buca golleri sıralarken sus-pus'tu.ancak fener'in kazandığı penaltıdan itibaren zevke geldi.
asiruh asiruh
bu adam fenerlidir denmesini doğru bulmuyorum.
ama bir insan fenerin attığı gole bu kadar bağırıp, bucasporun golünde bu kadar mı suskun kalır?
qatal qatal
fenerbahçe maçlarındaki melih gümüşbıçak rezaletini görmeyen hıncal uluç giydirmeye kalkmış kendisine.

melih gol attığımızda bir kaç dakika mikrofonu kapatıp yorum yapmıyor ve gol mü attık, gol mü yedik anlayamıyoruz. rakip takım orta sahayı geçtiğinde de gümbür gümbür maç anlatmaya başlıyor nedense.
ravenhow ravenhow
insanlarımızın okuduğunu anlamadığını zaten biliyorduk lakin duyduğunu da anlamadığını yeni öğrendik. bu adam diyor ki, "ben, şahsen kendi düşüncem, kadınlar futbolda olmamalı." biliyorum bu cümleyi analiz etmek tamamen zaman israfı ama yine de belki birileri bir şeyler anlayabilir diye irdeleyeceğim.

bir insan neden futbolcu, basketbolcu olur? istediği için değil mi? insanlar parasızlıktan şoför olur, garson olur, kasiyer olur ama futbolcu olmaz. "abi durumumuz yoktu mecburen basketçi olduk" diyen birini gördünüz mü? kısaca varmak istediğim şey kadınların bu işe şartların getirdiği bir zorunluluk sebebiyle değil bizzat kendi istekleriyle başlamış olmaları. kadınlar futbolda basketbolda olmamalı, nasıl olacak bu iş? ya onlar bu işe girmeyecek ya da onların bu işe girmesi engellenecek/zorlaştırılacak. yukarıda yazdığım gibi kadınlar bizzat kendi istekleri sebebiyle bu işe giriyorlar. sonuç olarak geriye kalan tek seçenek onları engellemek.

insanların özgür olmasını istiyorsak insanların özgürlüklerine karşı olan insanlara özgürlük tanımamalıyız. popper daha iyi anlatırdı tabii.
1 /