melik duyar

1 /
lightblue lightblue
belediye otobüsüne reklam veren bi abimizmiş. şöyleki hızlı okuma kursu açıyor bu abimiz, reklam mecrası olarak da belediye otobüsünü seçiyor. reklamda ilgimi çeken şu oldu, kimler katılabilir diye birşey yazmışlar afişe.

kimler katılabilir:
ilköğretim(6. , 7. ve sekizinci sınıflar, oks'ye hazırlananlar)
lise(lise 1., 2., 3. sınıflar, öss'ye hazırlananlar)
yetişkinler.

ah be abicim. yetişkinler ne demek be. orta birden küçükler hariç herkes gelsin istiyorsun be abi. orta birden küçük çocuklar da yeni yeni öğreniyor okumayı zaten, ondan istemiyorsundur. acayip abim benim.
jonpromie jonpromie
trt deydi sanırım ilk gösterisinde künye ile kolyeyi karıştırmıştı. seyircilerden 1 den 50 ye kadar olan numaralardan, sıralama gözetmeksizin bir kelime seçmelerini istemişti. rastgele söylenen numara + kelimeleri de 50 den 1'e kadar geri geri saymıştı.
excalibur excalibur
"çeşitli televizyon kanallarında yaptığı hafıza gösterileriyle tanınan ve dünya hafıza şampiyonlarından olan melik safi duyar, türkiye'de ilk defa "öğrenmeyi öğrenmek" kavramını ve düşüncesini ortaya atarak "hafıza ve beyin eğitimi"ni başlatmıştır.

orta doğu teknik üniversitesi inşaat mühendisliği bölümünden 1980 yılında mezun olan duyar, aynı konuda master çalışmasını tamamlamış, ayrıca özel öğrenci olarak makina mühendisliği fark derslerini de almıştır. 1986 yılında malezaya hükümetinden aldığı bursla kuala lumpur intan ensititüsünde "kamu yönetimi" konusunda çalışmıştır.

1988-89 yıllarında a.b.d.den aldığı humphrey bursu ile minnesota üniversitesinde "ekonomi" konusunda lisans üstü eğitim görmüş ve ayrıca "liderlik eğitimi" almıştır. bu yıllarda hafıza gücüyle ilgili bilimsel araştırmalara ilgi duyan duyar, daha sonra 1994 yılında katıldığı, ingiltere beyin vakfı tarafından londra'da düzenlenen dünya hafıza şampiyonasında, "fotografik hafıza" dalında dünya şampiyonu olarak altın madalya almış ve dünyanın sayılı hafızaları arasına girmiştir. bu şampiyonada ayrıca "iskambil kartlarının takibi" ve "karışık bilgilerin takibi" konusunda dünya üçüncüsü olarak iki tane bronz madalya kazanan duyar, "rakamların takibi"nde de dünya dördüncüsü olmuştur.

yazar, 1994-95 yıllarında avrupa topluluğu tarafından verilen jean monnet bursu ile ingiltere'de exeter üniversitesinde "avrupa topluluğu ekonomisi" dalında bir başka master çalışmasını daha tamamlamıştır.

iskenderun demir ve çelik fabrikalarında eğitim merkezi yöneticiliği ve dünya bankasının çeşitli projelerinde eğitimci olarak görev almış olan duyar, yaklaşık 1988 yılından beri tüm çalışmalarını hafıza, hızlı öğrenme, beyin eğitimi, zihinsel potansiyeli geliştirme ve yaratıcı düşünme teknikleri üzerine yoğunlaştırmış olup, bu konularda araştırmalar yapmakta, yeni eserler hazırlamakta ve çeşitli seminerler vermektedir. melik duyar şu anda "mega hafıza"nın başkanıdır. "

kaynak: `http://www.megahafiza.com.tr/diger/melikduyar.htm`
turgut özben turgut özben
ufak kanallarda, sattığı hafıza kitaplarının 10-15 senelik reklamları yayınlanan kişi. bilkent üniversitesinde yaptığı bir gösteriden bir bölüm vardır. öğrencilerle röportaj da yapılmış. o hafız olayını kavrayamadım, ezberlettiklerini her zaman unuttum ama o halı desenli yelekli bilkent öğrencilerini unutamadım. 10 senede nasıl da bir farklı bir topluluk oluşmuş.
profesore profesore
eski sevgililerini ve aşklarını da bir türlü unutamayan adamdır..zira adamın her şey mega hafıza teknikleri ile aklında kalmaktadır..
sereia sereia
otobüslerde şöförün arkasında duran küçük dikdörtgen reklam panolarında bilhassa belediye otobüslerinde rastlanılan bıyıklı-hafızalı insan.
1925 1925
itüsözlük'e kayıt olurken birden aklıma gelen, demek ki sözlükte bir sempatisi var diye düşündüğüm insan. hep düşünmüşümdür işe yarıyor mu acaba dedikleri diye. yıllar sonra anlıyorum ki işe yarama ihtimali var, çünkü bazı şeyler hala aklımda...

şimdi yaşlı bir adam var bir reklam panosunun önünde, onun yanında da nispeten orta yaşlı bir adam. reklam panosunda ise punkçı genç bir eleman var. bizim yaşlı adam eli ile bunu işaret ediyor ve soruyor, "nedir yahu bu?"
diğer adam: posterity, gelecek nesil?
yaşlı adam: ne gelecek nesili? bundan olsa olsa poster itiolur.
demek ki neymiş, posterity = gelecek nesil.

ha bir de şöyle bir şey geldi aklıma, revani satan bir işportacı var, bunun yanına gelip diyorlar ki, "hey dostum ne kadar kazanıyorsun? senin gelirin nedir?"
işportacı: benim gelirim anca bu revanidir.
revenue = gelir
1 /