melike şahin

laein laein
sesini dinlemek çok hoşuma gidiyor. gönül teli titretmek diye bir şey vardır ya hani. öyleli. yakın zamanda deli kan diye bi single çıkarttı sony etiketiyle. şarkıda geçen "içime bir muğlak bırakmak olmaz." ifadesi bir süredir duyduğum en güzel laflardan, kıskandım. çok güzel bir dili var, bahsettiği şeyleri merakla keyifle dinliyorum. onun da keyfi yerinde ve derdi güzel olsun ki anlatmalara doyamasın, bol bol karşımıza çıksın.


ehlikanaat ehlikanaat
yahu bu nasıl şarkı, bu nasıl sözler. şarkının altında "melike şahin beni bul, gençliğimizi birlikte ezelim yazıyor." haklı valla. bu kadın söyledikçe ben eziliyorum zaten. hiç değilse bir ortağım olur bu ezilişte.


jack ecstein jack ecstein
valla kainattaki en azılı melike şahin dinleyicisi olabilirim. uzun yol, kısa yol, duş farketmeksizin şarkılarını ortama zerk ederim. bir süre sonra dayanamaz ona vokal yaparım. bu da benim itirafım olsun. (umarım bunu mabel matizcilikle eşdeğer bulup arkadan dayamaya çalışanlar olmaz) ama şu son çıkan single'ı (kilitli kapılar açılsa) beni rahatsız etti. nedeni ise bu şarkının hakan taşıyan'la güya düet olması. düet dediğin böyle olmaz be. en azından hakan taşıyan gibi bir sesle yapılan düet bu kadar silik, bu kadar arka plana atılmış şekilde olmaz.

büyük eksi yedi benden. neredeyse bir canı kaldı diyebilirim.
jack ecstein jack ecstein
başlıktaki son entry benimmiş. o yüzden ne şiddette melikeci olduğumu tekrardan ifade etme gereğini duymuyorum.

kendisinin has dinleyicisiyim. hatta has vokalistiyim.(duşta bluetooth hoparlörden çalarken aradan veriyorum vokali) instagram'dan da takip ediyorum. (babamla takipleşmeye başlayalı birkaç ay oldu dersem daha anlamlı olur) fakat davranış bütünlüğünden derin bir rahatsızlık duymaktayım. ne etsem olmuyor, sanki benim duşta vokal yaptığım melikem böyle olmamalıydı... böyle şekil şukulları gözümüze gözümüze doğallık makyajıyla sokmayaydı. yeri geleydi, mayo yerine bikiniyi tercih edeydi de o eski püskü berjerde zırta pırta görüntü vermeyeydi.

eskimiş berjer çok eski bir taktik. artık ben bile ekmek ummuyorum.
anabacı vokke anabacı vokke
kendisini en son bıraktığımda "öbüşe öbüşe azalamz ki tendeki özgür ruh" diyen hayat dolu bir kızcağızdı. sonra ne oldu nasıl olduysa acıların kadını bergen'e dönüşmüş. melike şahin'in bu dönüşümünü bilenler msj kutumu yeşillendirebilir.
marseille marseille
neşe karaböcek ablamızla başlayıp jehan barbur'la devam eden, ceylan ertem akabinde melek mosso ile virüs gibi yayılan "acılı bacılar" kategorisine en tepeden giriş yapmış bir adet acılı bacıdır.

konserlerinde dört satırlık nakaratın üç satırını dinleyicisine söyletir. ciğer bitmiş tekel 2000 den anladın mı?