memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var

1 /
onurene onurene
nebe suresi'ni okuyan insanlarda haftalık gusül abdesti alma oranının arttığı gözlemlenmiş.

tanım: uzmanların, bu durumun sebebi olarak gördükleri ayet.

edit: başlık başıma kalmış bari bir tanım yapalım. nebe suresi'nde geçen bir ayettir efenim bu.
strangelove strangelove
elmalılı çevirisinde böyle geçiyormuş evet. elmalılı'yı pek beğenmeyen insanlar vardır zira "hak dini kuran dili" mustafa kemal'in ricasıyla yazdırılmıştır. şimdi kalkıp bunlar "cıkcık"lamadan biz bir de diyanet çevirisini copy paste yapalım:

"şüphesiz allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır." (nebe: 31-34) (aynı şey yani: `meme propogandası)

ayrıca kendi favorim için (bkz: nisa suresi/#2317984)
triinu triinu
erkekleri azdıran ve heyecanlandıran, lan olum getir şu seccadeyi birkaç rekat kılalım namaz dedirten durumdur. bayanların kızması,sinirlenmesi ve ikinci sınıf vatandaş gibi hissetmesine neden olur.bize neden zenci yok dedirtir ve dinden çıkartır.

(bkz: kadınlar sizin tarlalarınızdır)
luto luto
sadece bir beyandır, bildirmedir. allah tarafından cennet ehli için özel yaratılmış oldukları bildirilmektedir. nasıl cehennemlikler için özel yaratılmış zebaniler varsa...
dünya hayatında emirlerine uyan, rızasını kazanan insanlar için cennette allah'ın onlara vadettiği ödüller vardır. ahiret hayatı bütün gerçeklerin anlaşılıp, dünyada işlenen fiillerin şüphe götürmeyecek adaletle allah tarafından yargılanması sonucu tayin edilen bir hayattır.
cennette sonsuz ve tam zevkler vaad edilirken, cehennemde (bazı insanların vahşet diye yorumlayacağı) azab olacağı bildirilmiş dünya hayatınızda ayağınızı denk alın denmiştir.

dünya hayatında ahiret hayatının olması-olmaması olasılığı insanın düşüncesinde 50-50 oranında olduğu için inanmayanların türlü eleştirileri, inananların da ölüm sonrası umutları vardır. gerçek ölüm sonrası anlaşılacaktır.
yenisekme yenisekme
türk aile yapısına ve toplum ahlakına aykırı bir müstehcen cümledir. terbiyemizi bozmaktadır. bu cümleyi içeren kuran basımları derhal toplatılmalıdır. islam bu değildir, dinimiz aslında çok güzeldir fdşlkjkg

edit: yazmayı unutmuşum. amgötmeme.
ali kamber ali kamber
bu bağlamda büyük meme sevenlere de bir güzellik yapılmalı diye düşünüyorum. böyle bir sürü cennetlik arkadaşım var, hepsi huzursuz.

o değil de, uygarlık tarihi boyunca büyük memeli ana tanrıçalar bereketi temsil etmişken orta doğunun turunç memeli sabilere göz dikmiş olmasını nasıl açıklamalı acaba? araplar yağı, sütü, buğdayı bol bulmuşlar belli ki, işi bereket boyutundan çıkarıp haz boyutunda ele almışlar. hor görmüyorum, ben de olsam öyle yapardım.
efulim efulim
ingilizce çevirisinde (b.m.shakir) 'and those showing freshness of youth, equals in age' yazan ayet. ve burda herhangi bir 'cinsiyet' yada 'meme' kelimesi geçmemekte.

nebe 31. ayyette ise 'şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır' tercümesi yapılmış. ve 'takva sahibi' olmak herhangi bir cinsiyet belirtmez.

tartışmanın koptuğu nebe 33. ayetin muhammed esed tefsirinde ise 'and splendid companions well matched' yazar ve yine memelerden yada herhangi bir cinsiyetten bahsetmemektedir. ayet için şu yorumu yapmıştır:

' kevâ'ib'i 'harika eşler' olarak çevirmem konusunda ise, hatırlanmalıdır ki ke'b teriminin -kâ'ib isim-fiili buradan türetilmiştir- birçok anlamı vardır ve bu anlamlardan birisi, 'çarpıcı olma', 'gözalıcı olma', 'üstünlük' yahut 'ihtişam'dır (lisânu'l-'arab). böylece ke'abe fiili, insan için kullanıldığında, 'o, [başka bir kişiyi] gözalıcı/çarpıcı veya muhteşem veya harika yaptı' anlamına gelir (aynı yer). hem ke'abe fiilinin, hem de ke'b isminin bu mecazî anlamına bağlı olarak kâ'ib isim-fiili, halk dilinde 'göğüsleri gözalıcı hale gelen veya tomurcuklanan kız' anlamında kullanılmıştır. bu nedenle birçok müfessir, bu ifadede, cennetin (erkek olduğu varsayılan) sakinlerine hoşnutluk verecek olan bir tür genç 'dişi-eşler'e bir atıf görürler. ancak, öncelikle belirtmeliyiz ki, kur'an'ın cennetin güzellikleri ile ilgili bütün teşbîhleri aynı ölçüde hem erkek hem de kadın için geçerli bulunmaktadır.

diğer taraftan kevâ'ib'in bu anlamı, yukarıdaki gündelik kullanışın türediği kökü -ki ke'b isminin taşıdığı mecazî 'gözalıcılık' anlamına dayanmaktadır- gözardı etmekte ve bu açık mecazın yerine maddî olarak gözalıcı bir şey için geçerli olan lafzî karşılığını geçirmektedir. bu, bana göre tamamen temelsiz bir yorumdur. cennetin nimetleri ile ilgili kur'ânî tasvirlerin daima müteşabih olduklarını hatırlarsak, kevâ'ib teriminin, yukarıdaki bağlamda, hiçbir cinsiyet ayrımı yapmaksızın, 'muhteşem [veya 'harika'] varlıklar' anlamına geldiğini ve etrâb terimi ile birlikte 'müthiş uyumlu harika eşler'i gösterdiğini anlarız -böylece kutsanmış kimselerin birbirleriyle ilişkilerine işaret edilmiş ve onların tümünün karşılıklı tamamlayıcılıkları ve eşit ölçüdeki değerleri vurgulanmış olmaktadır.'

peki m.kemal'in emriyle kuran tefsiri yapan ilk din adamı elmalılı hamdi yazır'a göre bu ayet nasıl yorumlanmıştır bir bakalım..

elmalılı hamdi yazır: ve turunç sineli yaşıtlar var
elmalılı (sadeleştirilmiş): turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.
elmalılı (sadeleştirilmiş-2): memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.

giderek 'sadeleşen' ve değişen bu üslubun sebebi nedir kim bilir.. arapça gibi köklü ve kelime zengini bir dili türkçe gibi 'projelere' maruz kalmış ve sadeleştirilmiş bir dille yorumlamaya çalışmak herkesi bir çıkmaza sokabilir.

yine bu çıkmazlara benzer bir durum aynı ayetin devamında(nebe 34. ayet) muhammed esed tefsirinde 'and a cup [of happiness] overflowing' yani 'mutluluk dolu fincanlar(bardaklar)' yazarken yaşar nuri öztürk ve 'diyanet' tefsirinde 'dopdolu kadehler vardır' diyerek çevrilebiliyor. 'kadeh' ile 'bardak' yada 'fincan' arasındaki türkçe'den kaynaklı farkı anlayabilmek bir tefsirci için önemli olsa gerek!
1 /