memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var

2 /
qatal qatal
dünyada uçkurunuza sahip olun, öteki tarafta ise ne bok yerseniz yiyin gibi bir tavrı var bu tanrının. ibadet filan da anladığım kadarıyla sırf onun egosunu tatmin etmek için yapılıyor.
cataflam cataflam
meme ucu büyüklüğü , meme ucunun etrafındaki areola olarak ifade edilen halkanın rengi ve tonu vb. konuları açıklamada yetersiz kalan kuran ayetidir.
alikurt alikurt
gögüsleri tomurcuk gibi

bu başlığı görünce hemen terbiyesiz bilmemne dediğinizi duyar gibiyim. ama ben kuran ın türkçe tercümesinden üç kelimeyi yazdım sadece…

vakia/56/35-8. biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır. *

duhan/44/54. bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.

rahman/55/56. orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.

nebe 33. gögüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
tomurcuk kelimesinin anlamına bakmamız gerekir.hangi oluşumlar için tomurcuk kelimesi kullanılıyor?

1 . bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz.
2 . çiçek açacak gonca

buradan anlayacağımız üzerine hurilerin yaşları arapların çok sevdiği bizim sübyan tabir(aynı zamanda bu yaştakilerle cinsel ilişki suçtur, ahlaksızlıktır) ettiğimiz yeni ergenliğe girmiş kız çocuğun yaşıdır.

genel olarak kızlarda meme gelişimi 11 yaşında başlar, bundan sonra genital bölgede ve koltuk altlarında kıllanma görülür ve sonraki iki yıl içinde adet kanaması başlar. adet kanaması 10-16 yaş arasında (ortalama 12.8 yaş) başlayabilir ve genellikle ilk yıllarda düzensiz kanamalar olur. ergenlik belirtileri başladıktan sonraki bir yıl içinde hızlı boy uzaması olur ve buna ?büyüme patlaması? denir. kızlar bu dönemde yaklaşık 25 cm uzarlar. genel olarak adet kanaması başladıktan sonra kızların boyu 5-6 cm kadar uzar.

cennette üreme olacak mıdır? hayır olmayacaktır. bildiğiniz gibi cinsellik üreme amaçlıdır. üstüne üstlün kuran sübyan yaşta ki huri göğüslerinden bahseder. kadın göğsü bebekleri beslemek içindir. cennette huriler bebek mi büyütecekler? öyleyse ballandıra ballandıra göğüslerden ne diye bahseder kuran?

muhammed’in cennette huri vaadetmesinin sebebi belli. arap erkekleri uçkuruna düşkündür vede pedofilidir yani sübyancı. 7. yy da pedofili bedevi araplar arasında normal karşılanırmış. bu yüzden muhammed onları putperestlerin üzerine salıp kendi uğruna ölmeleri için, böyle mükafatlar ile gaz vermiş. 7.yüzyıl arabistanı’nda insanları kendi için savaştırmak isteyen birisi elbette böyle vaatlerde bulunur. bunda şaşılacak bir şey yok. asıl şaşılacak olan, kuran’ı doğrulamak için kırk takla atan müminlerin, hurilerin pişbirik oynamak için vaadedildiğini sanmaları. hurilerin hangi malum iş için vaadedildiği kuran’da apaçık şekilde yazar. üreme olmayacaksa ne işe yarayacaktır yeni tomurcuklanmış memeler ve kuran gibi kustal sayılan bir kitap neden erotik kitaplar gibi ağız sulandırır?

37/es-saffat 49. onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

çöl bedevisi anlaşılan esmer tenli kadından bıkmış ki onlara yumurta gibi kadın vaadediliyor. üstüne üstlük bu vaadi tanrı söylüyor.

kutsal bir kitapta memelerin ne işi var hemde sübyan memelerinin?
dumrul dumrul
konuya ilişkin "kim ne demiş" diye baktığımızda, iki dakika içinde şunlara rastlıyoruz:

-- spoiler --

“kevaib” kaib veya kaibet’in çoğuludur. bu kelime hem kalıbı hem de manası itibariyle “nahid/nahidet/nevahid” kelimesiyle aynıdır. erkek için “nahid” denildiği zaman, onun ergenlik çağına giren bir delikanlı olduğuna işaret edilmiş olur. kadın için “nahidet” denildiğinde ise, onun göğüslerinin tomurcuklandığı anlamına gelir (taberî, razî, ibn kesir, şevkanî, alusî).


nebe suresindeki ayette “göğüsleri tomurcuklu” şeklinde tercüme edilen “kevaib”in asıl manası erginlik çağına ermiş, bakire genç kızlar demektir. erginlik çağına girmiş kızların bu erginlik çağının ilk belirtisi göğüslerinin tomurcuklanması olduğu için, kaynaklarda daha çok bu mana verilmiştir. halbuki asıl mana “ergenlik yaşına ermek” tir; “göğüslerin tomurcuklanması” ise asıl mana değil, lazım-ı manadır. nitekim ibn aşur’a göre de “kevaib”, kaib’in çoğuludur, on beş ve civarındaki yaşa girmiş (erginlik çağına girmiş) kızlar içi kullanılır. çünkü, o çağa ayak basmış kızların göğüsleri tomurcuklanır(bk. ibn aşur, ilgili ayetin tefsiri)


muhammet esed diğerlerinden ayrılıyor ve '' müthiş uyumlu harika eşler'' diyor ve izah ediyor. bunlar, diyor, arap dilinin özellikleri ile ilgili, yüksek düzeyde bilgi gerektiren hususlar. kuran’ın arapçasındaki ''kevaib'' kelimesi arapça sözlükte (lisanu’l arab) muhteşem, göz alıcı, harika anlamları ile geçiyormuş, halk dilinde de mecazi anlamda ''göğüsleri göz alıcı hale gelen veya tomurcuklanma çağındaki kızlar'' için deyim olarak kullanılıyormuş. bu sebeple ona, deyim anlamının değil, yüksek arapçadaki cinsiyetüstü anlamının verilmesini uygun buluyor ve genç kızlar değil eşler demeyi tercih ediyor.


bir önceki ayet olan 78:32’de bahçeler, üzüm asmaları geçiyor. 78:33’teki kevâib işte o asmalarla ilgili. kevâib, çoğuldur; üzüm daneleri demek. tekil hali olan ka’be ise "dane"dir.
ka’betü e’nab: üzüm danesi
"ka’be"nin üzüm danesi anlamına geldiğini anadili arapça olan herkes bilir. çoğulu "kevâib"dir; üzüm daneleri anlamına gelir. ka’be kelimesinin başka bir çoğulu olan unkûd ise salkım demek. sonra, şuna dikkat edelim: 78:33’te kız ya da huri anlamına gelen hiçbir isim yok; yaşıt diye algılanan atraban ise sıfattır; ayette bulunmayan "kız"ı değil ayette bulunan "kevâib"i tanımlar.

bu üç ayetin üçü de bahçeleri, meyvaları ve içecekleri anlatıyor: son derece uyumlu bir bütünlük içinde. araya sokuşturulan yaşıt (kızlar) ise bahçelerin, asmaların ve içki kadehlerinin uyumunu ve bütünlüğünü bozar.

-- spoiler --

bu gibi konularda bizim aklı evvel dinci arkadaşlar birleşip dinsizlere hücum etmeye bayılıyorlar. sanki birbiriyle tamamen alakasız meal ve tefsirler dinsizlerin elinden çıkmış gibi...

oysa biri ergenlik çağına yeni girmiş sabiden sübyandan bahsediyor, biri bildiğin üzüm tanesinden, bir diğeri "harika - uyumlu eşler"den... hani kurcalasak daha neler var bilmiyorum... diğer dillerdeki çevirilerde ne inciler yumurtlanmış onu hiç bilmiyorum... tabii daha pek çok ayete dair inanılmaz derinlikteki görüş ayrılıklarını düşünün... misal bazı adamlar çıkıp diyor ki şu şu ayetler geçersizdir... şöyle de bir ayet vardı ama onu keçi yemiş... bak sen... işte bu çeşitliliğe asla hakim değilim ve olamam da. nasıl olayım? islam 1400 senede milyonlarca ayrı kola bölünmüş. milyonlarca ayrı yorum yumurtlanmış... hangisini nasıl bileyim. bilmiyorum...

fakat kuran'ın apaçık, tamamlanmış ve değiştirilemez bir kitap olduğu iddiasını biliyorum.

maşallah iyi ki apaçık "indirilmiş" yani... bir de "apaçık" olmasa...

vay halimize ki vay halimize yani...
2 /