memur

2 /
evli ve cocuklu evli ve cocuklu
çalışsada çalışmasada ay başında maaşını son kuruşuna kadar alan,

işleri 1 yada 2 kişinin üzerine (ki bu kişiler yeni tayin olmuştur) yıkarak günü kurtaran,

iş verimi %10 nun üzerine çıkmayan,

sürekli aynı işi yapmaktan beyinleri etleşmiş,

ilave tazminat imkanı varsa bunu da sörmürmekten çekinmeyen varlık.
yıktım perdeyi eyledim viran yıktım perdeyi eyledim viran
her zaman garanti meslektir. atsan atılmaz satsan satılmazsın.

(bkz: sırtını devlete dayamak)

eskiden olduğu gibi bugün de memurlara kız verirken daha rahat ediyorsa aileler, eski revaçta olduğu günlere geri dönmüş demektir. belki süper maaşları yok ama garanti görüyor millet.

beni enteresa eden ise tatilleri daha çok. şehir kurtulmuş, şu olmuş, bu olmuş her şeye tatili var arkadaş. ben haftada bir gün izine talim edip hatta bazen onu bile bulamazken adamlar her fırsatı değerlendiriyor. fena mı şimdi bu?
braise braise
babamdır. onu ne zaman çalıştığı yerde görmeye gitsem, hep ayakta kan ter içinde, yorgun düşmüş bunalmış halde, biriyle kavga ederken buluyorum. hep 'memuruz, köleniz değiliz' diyor.'3 kuruşla her istediğinizi yaptıramazsınız bize' diyor. bir babama, bir karşısındaki adama bakıyorum. babamı böyle kükreten adamın gözlerinde pes etmişliği gördüğümde ben de zafer kazanmış gb hissediyorum kendimi. bu yüzden 'memur' deyince başka şeyler canlanıyor benim kafamda. babamın savaşırken bile ne kadar nazik olduğunu hatırlıyorum. ama kimbilir kaç kere savaş verdi, işte bunu bilmiyorum.
devenin ponponunun ucundaki tüy devenin ponponunun ucundaki tüy
yönetim tanımları

ortada bir bebek vardır ve üretilmesi gerekiyordur.

9 kadının, 1 bebeği 1 ayda doğurabileceğini söyleyen kişiye
proje müdürü denir.

1 bebeğin, 18 ayda ancak doğacağını söyleyen kişiye
üretim müdürü denir.

1 kadının, 1 ayda, 9 bebek doğurabileceğini söyleyen kişiye
planlama müdürü denir.

1 bebeğin üretim şeklinin ille de yanlış olduğunu söyleyen kişiye
kalite kontrol müdürü denir.

dünyada hiç kadın ve erkek kalmasa da o bebeğin kendini doğurabileceğini
söyleyen kişiye
pazarlama müdürü denir.

1 kadından, 1 bebeği, 1 ayda doğurmasını bekleyen kişiye
genel müdür denir.

9 bebeğin 1 ayda, 81 bebeğin ise 9 ayda doğabileceğini söyleyen kişiye
arge müdürü denir.

1 ayda, dokuz doğuran kişiye
memur denir.

alıntıdır
kurdelady kurdelady
hükümetin üç kuruşa çalıştırdığı hiç değer vermediği, dolayısıyla hayatından bezmiş, ay sonu hesabı yapan, çocuk yapmaya korkan, işlerini sevmeyerek yapan, yapmak istemeyen ve bazen de yapmayan devlet çalışanlarıdır.
aşkböceği aşkböceği
emeklileri yaklaşık 2.000.000 çalışanları 2.500.000 kişi olan kitledir. aileleri çevresi hesap edildiğinde örgütlerden arındırılmış işçiler yanında örgütlenmeye yeni başlayan çok etkin bir güç kaynağıdır.

çalışırken aldığı maaşının yarısını emekli olunca belki alabilir.
dadundan yinmazz dadundan yinmazz
kendilerine yapılan zam servis parası katkı payı ile geri alınacak olandır.

5018 sayılı kanunda yapılacak değişilikle servis kullanan memurlar artık katkı payı ödeyecekmiş. ilgili ildeki bir bilet fiyatının 20 katı olacak bu miktar. yani istanbul'da iseniz ayda 40 lira servis için pay ödüyor olacaksınız.

pardon bu yüzde 4 kaç liraya tekabül ediyordu ?

memurlara servis parayla! uzun süren toplu sözleşme maratonu sonucunda bugün zamlı maaşlarına ve farklarına kavuşma sevinci yaşayan memurlara üzücü haber geldi! kamuda servi... milliyet
aşkböceği aşkböceği
türkiyede 2,5 milyon kişinin dahil olduğu meslek. aileleriyle türkiye nüfusunun %10-15'i ediyor. pasifize edilmek için sarı sendikalarca yönetilmekte.
ax to siya ware ax to siya ware
yılmaz erdoğan ın ankara şiirinde anlatıldığı şekilde hiç bir şey alıp hiç bir şey sunan...
...
bir günden bir sürü gün yapan
mesai saatlerinde hiçbir şey yapan

hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
rakıyı bol sulu içen
dokunmasın için deği!
çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
hep kağıtlara bakarak,

hep kağıtlardan bakarak
hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u
aynı anda sevmeyi başararak,
karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
çok beğenmeyerek ama
yine de bu tasarrufunu takdir ederek
boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
yürüyen...

memurlar.......
meramise meramise
eline ne geçerse geçsin, o şeyi "tek tip" olana uydurmakla yükümlü kişidir. bir yerinde tek tip olandan uzaklaşma olsun bu sebeple derhal müdahale eder. bir şey arz edilmedi mi kıyamet kopar mesela orda. ya da bir imza sağ yerine sol yanına atılmışsa kağıdın, arz/ arş yerinden kıpırdar o an. bir yerde iki satır boş kalmışsa olmaması gerekirken, dünyanın dönüş yönü değişir derhal. bir evrakta bir virgül eksikse, iki nokta fazla konumuşsa, zinhar o iş yürümez, kalır olduğu yerde filan.

memur adam bir yazı mı yazacak, önceden çizilmiş kurallar silsilesi içinde yapar bunu. kağıdın neresinden başlayacağı bellidir. hangi satırda boşluk bırakacağı, hangi cümleden sonra soluklanacağı, nerde susup nerde konuşacağı evvelden söylenmiştir yazısında. "çok sevgili x kurumu/ dairesi/ başkanlığına" diye giremez yazısına mesela, ya da kucak dolusu sevgiler yollayamaz hiç bir kuruma, kuruluşa, daireye. sonra, bir evrakı bir yerden diğerine mi aktaracak, yine önceden emir buyrulan bir noktadan işe başlar ve yine güzergahı belli yerlerden geçirerek evrakı menzile ulaştırır. saat kaçta işe başlayacağı da, ne zaman işi bırakacağı da, ne vakit yemek yiyip ne vakit soluklanacağı da yine en genelinden duyruludur kendisine ve cümle aleme. maaşını da her ay aynı vakitte alır. velhasılı herşeyi ama herşeyi önceden çizili, belli ve değişimsizdir. rutindir her işi, aynıdır işe dair her yaptığı ve söylediği ve bilinir her adımı, geleceği, geçmişi.

işte bu sebeple, bu tek tiplik ve rutin sebebiyle hayatının nitelikli kısmını memuriyette geçirenler bir durgunlaşır, bir yavaşlar her konuda, bir hareketsizleşir.. vs. zordur çünkü eline geçen herşeyi bir rutine, tek tipe uydurmak ve öyle yaşamak. düzen ister, alışkanlıklara alışma istidadı ister, durgunluk, durağanlık ister. "ben çekip gitmeyeceğim" sebadını gösterebilen de elinde değil uyar bu tek tip oluşa, rutine ve durgunluğa.

öyledir işte memuriyet. insanın, elinde değil davranışlarına işler. keşke işlemese, ama işler. allah tüm memurların yardımcısı olsun.
homoseksüel homoseksüel
genelde mutsuz olan arkadaşlar. yahu insan hayal kurdukça, hedef koydukça mutlu olur.
memur neyin hayalini kurcak amk. iş hayatı belli, maaş belli. ufkun, sınırın belli. sana 3 katı maaş da verse sen gene mutsuz olcan amk.
şapkalı e şapkalı e
her ayın 15'ini beklemekten dolayı mıdır nedir bilmem ama hiçbir memurun vizyonu olmuyor.

kendimi geliştireyim, bir yerlere geleyim, daha çok para kazanayım, birilerine faydalı olayım...

varsa yoksa ayın 15'ine kaç gün kaldı.
2 /