merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler

aqua aqua
çingene marifetini anlatmak isterken yaptığı hırsızlıkları, kötülükleri söyler anlamında güzel bir sözdür.
bu da sana ders olsun bu da sana ders olsun
18. yüzyıl osmanlı şiirinin en önemli temsilcilerinden birisi kabul edilen koca mehmed ragıp paşanın beytlerinden biridir.
türkçe anlamı: "çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler"dir.
tuygun tuygun
çingenelerin mısırdan geldiği düşünüldüğünden (gypsy ile egypt ve de kıpti aarasındaki benzeşime dikkat) çingenelere verilen bir çok isim arasında kıpti de vardır. dolayısıyla evet çingenelere kıpti denir ve bu atasözünde kastedilen mısırlı falan değil istanbuldaki çingenelerdir.

çingeneler konusundaki tek yanlış inanış mısırdan geldiklerini sanmak olsun. neyse.
a beautiful mind a beautiful mind
güzel ve anlamlı bir sözdür lakin günümüzde tayyip erdogan kullandıktan sonra meşhur olduğu için kullanırsanız insanlar sizi akp li falan sanabiliyor.

ragip paşaya ait beyitin ikinci mısrasıdır dolayısıyla tam anlamak için önce beyitin tamamını bilmek gerekir o da söyledir

"miyân-ı güft u gûda bed-meniş iham eder kubhun
şecaat arzederken merdi kipti sirkatin söyler"

yanı şair söyle der: kötü huylu kisi muhabbet/dedikodu esnasında kusurunu, kusur olduğunu bilmeden anlatır; mesela çingene erkeği kendini överken yaptığı kabahatleri kahramanlıkmış gibi anlatır.

kipti osmanlida çingeneler için de kullanılan bir tabirdir, koceri, arabacı, mirti ve benzeri diğer tabirler gibi. dolayısıyla durumun mısırdaki kiptilerle alakası yoktur, şair çingene demektedir (bkz: bilmeyip bildiğini sanmak) aslında sözün de yeri geldi hanı, e ne yapalım yazalım o zaman "şecaat arzederken merdi kipti sirkatin söyler"
finito giocare finito giocare
şiirin tamamı şöyledir:

harâbâtı görenler her biri bir hâletin söyler
safâsın nakleder rindân u zâhid sıkletin söyler

ser-âgaz eyledikçe bahse bülbül revnâk-ı gülden
bezmde kulkul-i mîna mülin keyfiyyetin söyler

tevellâ neş´esin ehl-i şikem idrâk kabil mi
behişt andıkça zâhid ekl ü şürbün lezzetin söyler

ne zabtı hâkimi şer'i ne hükm-i zabiti aklı
cünûn ıklîmini seyr eyleyenler râhatın söyler

miyân-ı güft ü gûda bed-meniş iham eder kubhun
şecâat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler

muvâfıktır yine elbet mizaca şîve-i hikmet
tabîbin olsa da kizbi marîzin sıhhatin söyler

perişan hâtırımda nükte-i serbeste-veş kaldı
ne kimse hikmetin anlar ne râgıp illetin söyler

not: yanlışlar olabilir, kusura bakmayın. *