merhumun çalıntı gölgesi

bi niyan vardı bi niyan vardı
ocaktan beri kedim calvin'in ismine ısınamayan yazarımız, şimdi de yaşadığım çevrede rahatsız olduğum davranışları belirten bir giri (bkz: #18168219) yazdım diye beni yoksulluk görmemiş bir elitist olmakla suçluyor.

(yoksulluk ya da yokluk görmemek, bolluk ve zenginlik içinde yaşamak anlamına gelmiyor maalesef. memur çocuğu tanımlamasına uygun bir birey olarak hep kısıtlı bir bütçe ile yaşadım, ailemden kalan ya da kendi çabamla alabildiğimiz bir evim yok. öğrenciliğim boyunca hep çalıştım, farklı farklı bir sürü iş yaptım. hem iletişimimi kuvvetlendirmek hem gelir elde etmek için... hala öğretmenliğin yanında ek işler yapıyorum. bit pazarından ürün alıp satmak da buna dahil. gocunmuyorum.)

sanırım merhum kardeşimiz, medeniyet ile maddiyat ilişkisi kurmaya, bu insanları fakir olduğu için küçümsediğimi ima etmeye çalışmakta; ancak hepsinin durumu benden iyi. sadece medeniyetsiz, toplum hayatına şehir hayatına alışamamış insanlar. yoksa 20 tl'ye bir paket sigara alan 5 tl'ye bir küllük de alır. çöpünü bisiklet parkındaki bisikletlerin sepetine ya da bahçeye ya da apartman içine yere atmaması gerektiğini bilmek için paraya pula gerek yok, izan lazım. apartmanda asansörde sigara içmenin varoşluk medeniyetsizlik bencillik olduğunu empati yeteneğine sahip olan komşularında astım hastası olabileceğini düşünebilen herkes ​söyleyebilir.

i̇kinci tahminim - ki bu daha yüksek ihtimal, benim insanlara nefret kustuğumu, bu nefreti haklı çıkarmak için bir şeyleri bahane ettiğimi düşünüyor. bazı insanların tavırlarından nefret ettiğim doğrudur. bu insanlar defaten yapılan uyarılara rağmen aynı medeniyetsiz, bencil tavırları sürdürüyorlar. uyarı, rica vs sökmüyor nefret etmeyip de ne yapayım? toplum içinde yaşamanın gereği bir tarafın her istediğini yapması diğer tarafın da sevgi pıtırcığı olup her davranışı kabul etmesi mi? etmiyorum. bu tip insanları da evet sevmiyorum. burda sözünü ettiğim i̇zmir sıcağında mesaiden dönen, akşam saati toz toprak ter kokusuyla asansöre binen adam değil. sabah, her sabah sigara ile asansöre binen adam. gördüğüm ve uyardığım halde inkar eden ve hala aynı şeyi yapan adam. ben lafımı ortaya koruuuum sayın merhum'un sözlerimin samimiyetine inanıp inanmaması , kedimin adını sevip sevmemesi ile aynı önemi taşıyor benim için...
bu başlıktaki 7 giriyi daha gör