merhumun çalıntı gölgesi

thedewil thedewil
hayalet ıslığı'nın 4 numaralı şarkısı.

---
[ağaçkakan]

üç parmaklı eldiven ve ikisi yandı katalitik
önünde bağdaş kurup sırra kadem basan kumandayı
kıyafeti yanımdan kurtaran akut görmezden gelir beni
üstüm mandalin kabuk
bileklerime kan biriktiren casio'dan durum raporu: geciktin
oysa ben kapı kolundan bir işaret beklemiştim
koli bantlarıyla mühendis
insanı bezdirir bir akşamüstü gazetelerde havadis
öyle sanma, hem hayat bu belli olmaz
ben bu restoranda karşılaştım bahşiş yerine onla
merhumun yüzü biraz ankara gündüzüydü
9-5 nizami tiyatro, elbette zorla
ben bu şehre hep en vefasız oldum
rast gelince eski dosların hep adını sordum
bileklerime kan biriktiren casio'dan durum raporu: geciktin
bi dakka sonrasında unutmuştum, öfkeliydim

[nakarat]
çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık
bi bitse rahat etsem, sürem yoktu merhabalık
kah sol omzumda, kah bi ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para

[kayra]
neden bıçak konur, ölülerin de karnına
öyle pireli yorganım ki yaksalar da kızmam
gömleğim de kravatım da dakka başı sayıklar
bazı akşam elbet ölürken de konuşur insan
yüzümde beş belalı gölgelerle sızmak
üstelik de bunu yaparken, rüya kanatmak
demek bi akşam, kim demiş ki on yaz önce
karşılaştık, tüm çalıntı gölgelerde
bu laflar hep terane, sırf lakırtıdır, beyim.
asıl birşey deyim ki: uykularda gelmeyin!
oysa bomboş evlerin salonlarında
muşamba örtülerle kaplı kirli sofralarda
geldiler paketler elde, bıçaklar karında
korkağım, bundan isterim ki gelmesin gece
çıkmasın şu bardak ortaya, çünkü
merhumun çalıntı gölgesi bu evde hala

[nakarat]
çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık
bi bitse rahat etsem, sürem yoktu merhabalık
kah sol omzumda, kah bi ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para

[type wheel]
pek düşündüm, korkulardan uzak bir yer var mı
kangrenli ventriküllerin tam ortasında
öyle görünmezdim orada, öyle tam takır
güz yağdı kirpiklerime eylülün tam ortasında
vurdum kafayı yattım, saat bir değilken
gördüklerim rüyamın tam tabiri değilken
bilmiyorum niçin yaptığımı, durduk yere
neden kurtardım bu kenti ben, fatihi değilken
neyse ne, bir çirkin aynadan bir fayda yok sana
dışarıdan bakan adam, bakar bir bok sanır
aklım kabul etmeyip tüm tahliliyle yok sayar
ben istisnayım kör talihiyle noksana
çünkü ten rengim eflatun kum tanesi
cehennemin sınır kapısından cennete düşüyorum
kuzey kutbu mevsimini sürme yaptığın şu gözlerinle
öyle bakma aynaya, üşüyorum
---

c/p değil alınteri, bir hatam varsa mesajla iletirseniz sevinirim.
hogwartstan kaçan kız hogwartstan kaçan kız
muhtemelen şu mecra çerçevesinde en kendi halinde takılan yazarlardan biri. bu giriyi yazma gereği duyuyorum çünkü bir şeyler cidden yanlış bir vaziyette.

merhum'u radyoda ama en olmadı sözlükte görmüşüzdür. kendisi eskiden açmış hesabını ancak yeni yeni bu dönemlerde yazıyor ve radyoda faaliyet gösteriyor. goygoyunu, yayınını yapıp sonra köşesine çekiliyor. bu durum geldiğinden beridir böyle.

kendisini direkt olarak tanımıyorum, ama bugüne değin asla ne ters bir sözü ne de farklı yorumlanacak bir davranışı kulağıma geldi veyahut şahit oldum. ne bir polemik, ne bir kırıcılık, ne de bir sarkıntılık. ancak komikli-troll modunda giriler paylaşıyor maksimum, bazense oldukça sade giriler. olayı bu. duymadığım halde ne olduğunu bittiğini elbet bilemem.

ama şu var, bir önceki giride bahsi edilen hareket gayet 'trolleme' kapsamında, zararsız ötesi bir hareket. ne bir saygısızlık, ne bir taciz, ne de ısrarcılık var. atılan mesajlar sinir bozucuysa rahatsızlık dile getirilir veyahut o mesaj iplenmez. eğer zaten komik bulduysanız da güler geçersiniz. bu kadar ama. bi̇r sıkıntı teşkil etmeyen bu diyalogu herkese alenen duyurmanın amacı nedir peki? durduk yere mevzubahis kişinin özel mesajlaşmasını öğrenmiş olduk, bunun ne kadar etik olduğunu sormak istiyorum.

amacım polemik çıkarmak falan değil, kimseye saldırmak da değil. ama bazı şeylere abartılı tepkiler veriliyor ve ben bunu asla anlamıyorum. okey, pandemi dönemi, hepimizin sinirleri tepesinde ama şunu unutmayın: bu mecradan ne insanlar geçti ve ne insanlar var, gölge veya benzer karakteristikteki kişiler kesinlikle ama kesinlikle fişlenmeyi hak etmiyor.

eyyorlamam bu kadar.
4
bi niyan vardı bi niyan vardı
ocaktan beri kedim calvin'in ismine ısınamayan yazarımız, şimdi de yaşadığım çevrede rahatsız olduğum davranışları belirten bir giri (bkz: #18168219) yazdım diye beni yoksulluk görmemiş bir elitist olmakla suçluyor.

(yoksulluk ya da yokluk görmemek, bolluk ve zenginlik içinde yaşamak anlamına gelmiyor maalesef. memur çocuğu tanımlamasına uygun bir birey olarak hep kısıtlı bir bütçe ile yaşadım, ailemden kalan ya da kendi çabamla alabildiğimiz bir evim yok. öğrenciliğim boyunca hep çalıştım, farklı farklı bir sürü iş yaptım. hem iletişimimi kuvvetlendirmek hem gelir elde etmek için... hala öğretmenliğin yanında ek işler yapıyorum. bit pazarından ürün alıp satmak da buna dahil. gocunmuyorum.)

sanırım merhum kardeşimiz, medeniyet ile maddiyat ilişkisi kurmaya, bu insanları fakir olduğu için küçümsediğimi ima etmeye çalışmakta; ancak hepsinin durumu benden iyi. sadece medeniyetsiz, toplum hayatına şehir hayatına alışamamış insanlar. yoksa 20 tl'ye bir paket sigara alan 5 tl'ye bir küllük de alır. çöpünü bisiklet parkındaki bisikletlerin sepetine ya da bahçeye ya da apartman içine yere atmaması gerektiğini bilmek için paraya pula gerek yok, izan lazım. apartmanda asansörde sigara içmenin varoşluk medeniyetsizlik bencillik olduğunu empati yeteneğine sahip olan komşularında astım hastası olabileceğini düşünebilen herkes ​söyleyebilir.

i̇kinci tahminim - ki bu daha yüksek ihtimal, benim insanlara nefret kustuğumu, bu nefreti haklı çıkarmak için bir şeyleri bahane ettiğimi düşünüyor. bazı insanların tavırlarından nefret ettiğim doğrudur. bu insanlar defaten yapılan uyarılara rağmen aynı medeniyetsiz, bencil tavırları sürdürüyorlar. uyarı, rica vs sökmüyor nefret etmeyip de ne yapayım? toplum içinde yaşamanın gereği bir tarafın her istediğini yapması diğer tarafın da sevgi pıtırcığı olup her davranışı kabul etmesi mi? etmiyorum. bu tip insanları da evet sevmiyorum. burda sözünü ettiğim i̇zmir sıcağında mesaiden dönen, akşam saati toz toprak ter kokusuyla asansöre binen adam değil. sabah, her sabah sigara ile asansöre binen adam. gördüğüm ve uyardığım halde inkar eden ve hala aynı şeyi yapan adam. ben lafımı ortaya koruuuum sayın merhum'un sözlerimin samimiyetine inanıp inanmaması , kedimin adını sevip sevmemesi ile aynı önemi taşıyor benim için...
ayımsı toraman ayımsı toraman
belli ki hukuktan pek anlamayan yazar. bilmediği konularda pek atıp tutmaması gerekmekte. i̇sterse avukat yüzümle kendisine güzel bir hukuk dersi verebilirim.

hatta 5237 sayılı türk ceza kanunun 271. maddesini okuyarak hukuk dersine başlayabilir.
4
anabacı vokke anabacı vokke
sithin sene diye sorunca "ay onu okumaya tahammül bile edemiyorum bende engelli o iğrenç herif" denilen yazar. ama merhumun çalıntı gölgesi diye sorarsanız "onunla konuşuyorum sithin sene ile alakası yok" denilen yazar. cağnııım instela'da uçtaki siyasi kimliğiyle karşı cinsle yakınlaşamayacağını farketmiş, sevgi pıtırcığını oynuyor. ben bu hıyarı bana cevap yazarken log out olmayı unutmasıyla farketmiştim =)

gerçi feyk hesabıyla da boş durmamış, ayımsıtoraman adlı bir yazarı tck 271'den şikayet etmekle korkutmaya çalışıyormuş galiba... işi gücü korkutmak, korku salamadığı noktada koskocaman bir sıfır.

işin aslı bu adam benim en fazla canımı sıkar, ondan ötesi değil. ama ifşa etmemin sebebi şu...

hani olur da adamın merhumun çalıntı gölgesi maskesine kanar, yakınlaşırsanız başınıza tatsız şeyler gelebilir. bir meme atmadınız diye sizi cimer'e ihbar edebilir. bu dönemde böyle olaylar çok oluyor ve maalesef bunu yapacak tıynette adamlar da çok bu memlekette. işte o ruh hastalarından birisi de merhumun çalıntı gölgesi adını kullanan sithin sene...

bilinsin istedim. yazdım, benden günah gitti...

edit: kendinden özür diliyor manyak, şaka gibi... senin yalanını ortaya çıkartmak bir capse bakar da neyse, özel msj ifşasına girer. hem de ilk savurduğun tehdidin ss'ini almadan silmiştim, ciddiye almadığım için. hiç öyle düşündüğün gibi uçurtmak gibi bir niyetim de yok. sözlüğün yarısının feyk hesabı var zaten. buraya yazmayı da düşünmüyordum. sorun senin kadınlarla muhabbeti ilerletemediğinde her türlü pislikleşme potansiyelini fazlasıyla taşıman. merhumun çalıntı gölgesi adlı hesabına attığım mesajdan sonra millete "terörist arkadaşlarınızı bana karşı kışkırtıyorsunuz" falan diye ortalığı birbirine katman =) bu sayede o kadar tehdit savurmana rağmen nasıl korkular içinde olduğunu da görmüş olduk. neyse.... dediğim gibi benden günah gitti. şu saatten sonra verili önyargıların esiri olup, en azından "vatansever çocuk" diye seni insan yerine koyan kendisi kaybeder. ben uyarımı yaptım.
1
sithin sene sithin sene
merhumun çalıntı gölgesi adlı yazardan, onun nikaltında böyle bir giriyi yazmak zorunda kaldığım için peşinen özür dilerim.

epeyce bir süredir umursamadığım, vaktinde benim nikaltıma gelip pisliğini saçmaya doyamayan bir pkklı, şimdi de adımı burada zikretmiş. merhumun çalıntı gölgesi hesabının benim yan hesabım olduğunu iddia etmiş. kaynak? kaynak bu pkklının boklu götü.
merhumun çalıntı gölgesi de profil resmi olarak kurabiye canavarı koymuş, kesin benim yan hesabımdır ahahaha. gülüyorum ama bu bile daha geçerli bir argüman olurdu. embesil.

o halde şöyle yapıyoruz, götünden bu iddiayı uyduran pkklı ve hemfikir olan aşağılık dostları olarak sözlük yönetimine bir ihbarda bulunuyorsunuz. eğer çoklu hesabım varsa ben uçuyorum, mal bulmuş mağribi gibi seviniyor, boklu götünüze kına yakıyorsunuz. yok uçmuyorsam da kaynağının götün olduğu tescilleniyor ve sesini kesip lağım çukurunda afkurmaya devam ediyorsun.

sen insteladaki boktan ve sahte kimliğini karşı cinsle yakınlaşmak için oluşturmuş olabilirsin solcu bozuntusu kürt ırkçısı, ama ben senin gibi zavallı değilim. kişi kendinden bilir işi.

dahası yazdığında mantık da yok, zaten hangi yazdığında var ki? madem ben tıpkı senin gibi, karı kız ortamım olsun diye ırkçı olduğum halde solcu pozları kesmek için ikinci bir hesap açıyor, olmadığım gibi görünüyorum, o halde ikinci hesabımda solcu pozu kesmem gerekir. merhumun çalıntı gölgesi adlı yazarın profiline bakınca karşımıza çıkan ise aksini gösteriyor;
tr.instela.com

senin provokasyonlarına, yalanlarına yeterince cevap verdim. nice zaman önce verdiğim cevaplarım nasıl bir göt yangınına sebep olduysa, aylar sonra bile o girilerime laf atar, kıt aklınca bana laf yetiştirir, sağa sola beni soruşturur, olmayan yan hesaplarımı arar olmuşsun. oysa sen benim umrumda bile değilsin, bu sebeple çoğu provokasyonuna karşılık bile vermiyorum. çünkü artık insanlar senin ne mal olduğunu biliyor, bu bana yeterli.

anabacı vokke, sen kötü ve çakma bir solcuyu geçtim, kötü ve çakma bir insansın. zavallı bir ruh hastasısın. ötesi değil.

anabacı vokke sen bir yalancısın.
anabacı vokke sen bir kürt ırkçısısın.
anabacı vokke sen bir türk düşmanısın.
anabacı vokke sen bir ruh hastasısın.