mesai saati dolar dolmaz işi bırakan çalışan

topalkırkayak topalkırkayak
benzer bir başlıkta da yazmıştım diye hatırlıyorum ama başlığı hatırlayamadım. o yüzden, aynı olacağını düşündüğüm şeyleri buraya da yazayım.

olması gerekendir. peki, neden? birincisi eşek olursanız semer vuran çok olur. para almadan yaptığınız her iş "zaten yapıyor, bir de tebrik mi edeceğim/bir de para mı vereceğim" şeklinde karşılanır.

karşınızdaki yönetici, patron hangi pozisyondaysa artık, karaktersiz bir orospu çocuğuysa sizin ne kadar çalıştığınızın önemi yoktur. ne kadar yaladığınız önemlidir. bu şekilde de, ruhunuzu şeytana satmaktan başka bir şey yapmazsınız. zira, aldığınız mevkiler liyakata değil, yalakalığa dayalı olacağından tecrübeniz muhtemelen başka bir yerde çalışmak için yeterli olmayacak, bir sürü şeye mecbur kalacaksınız. yapanı yargılamam. bence, çekilir dert değil bu.

i̇kincisi, kendi örneğim. karşımda çok iyi bir yönetici, ortalama bir patron vardı. ben on küsür yıllık çalışma hayatım boyunca mesai dışı çalışmayan adam oldum. i̇ş ve benim şartlarım da buna yardımcı oldu tabi. özel sektörde satış temsilcisiydim. özel durumlar haricinde, akşam 8den sonra veya haftasonu gelen telefonlara bakmadım. mesai saati dışında ve tatillerde gelen maillere -gerçekten acil dönüş gerektirmesi haricinde- cevap vermedim. gerçekten müsait olduğum zaman "beni aramışsınız" diye dönüş yaptım, mesai saati başladığında maillere dönüş yaptım. çalışma süremin yarısında direkt patrona raporluyordum. bu durum, benim terfi etmeme de engel olmadı, insanlar arasında tepki çekmeme de neden olmadı. aksine, en iyisini sen yapıyorsun dediler. sikim taşağıma denk yaşadım afedersiniz.

herkesin şartları farklıdır, bunu yapabilenler vardır. yapmak isteyip de yapamayanlar vardır vs. orasını tartışmayacağım ama şunu söyleyebilirim: üzerine vazife olan işten fazlasını yapıp da mutlu olan bir insan tanımadım bugüne kadar. çok para kazananı da, az para kazananı da aynı. i̇nsanın ruhunu yoruyor.
3
polia polia
siki taşşağına denk yaşamak ne ola ki? yorganı ayağına göre uzatmak mı? bi de ayranı dürümle aynı anda bitirmek var :))

bi de ne kadar işgüzarlık o kadar müşkülpesent patron bence!
topalkırkayak topalkırkayak
hiçbir şeyi umursamadan :)) ayran önemli, o ayrı bir yetenek zaten.
polia polia
ayranla yediğini sonuna kadar denk getiren gözüme çok zeki geliyo, hele de küçük ayransa...
bu başlıktaki 24 giriyi daha gör