mesai saati dolar dolmaz işi bırakan çalışan

2 /
sageeth sageeth
eskiden çalıştığım şirketlerin birinde de bu tiplere uzaylı muamelesi yapılır, gizli mobbing'e uğratılırlardı. müdürün bir tanesi mesai saati bitmesine 10 dakika kala çıkışa doğru soteye yatar ve çıkanlara laf sokardı. işsizliğe gel.

sonra bir gün şirket sgk denetimine girdi. fazla mesailer yatırılmadığından mütevellit şirkete kolum gibi ceza kesildi. bu cezadan sonra mesai saatini 1 dakika bile aşmak yasaklandı alkdjhalsda. aynı müdür bitime 10 dakika kala bu sefer koridorlarda dolaşıp "evet arkadaşlar, herkes işlerini toparlarsın, mesai bitti, herkes çıksın" diye bağırmaya başladı.

ülkede fazla mesai olayı budur işte. ceza yiyene kadar.
son of the sea son of the sea
yaşadığım yere turist olarak gelmiş ingiltere'de yaşayan italyan bir garson ile tanışmıştım. buradaki çalışanların ne kadar sıkboğaz edildiğinden, garsonların bunaltıldığından bahsetmişti. kendisi tam dakikasında işe başladığını dakikasında bıraktığını, mesai saatleri dışında kimsenin iş düşünmesi için baskı yapmadığını söylüyordu. ingiltere'deki italyan göçmen garson bile hakkının bilincindeyken, bizim beyaz yakalılara bir pranga vurmadıkları kalıyor.
vikvikeden vikvikeden
kimse mesai başlangıcından 15 dakika önce geldin diye tebrik etmiyorsa, mesai saati dolar dolmaz hatta mesai saati bitiminden önce paydos ettim diye vikvik edemez.. (ama ediyorlar...)
ambarda darı yok evde karı yok ambarda darı yok evde karı yok
saatime ücret ödeniyorsa saatim dolunca çıkarım. fazladan kalınca fazladan para veriyor mu ? vermiyor. i̇stersem verir mi ? pişmiş kelle gibi sırıtır ve yapacak bir şey yok der. ben de saatim bitince, yapacak bir şey yok derim çıkarım.
gamlı baykuş gamlı baykuş
i̇yi tarafından bakmak lazım, demek ki mesai saatinde bir şey yapıyor ki saat dolunca bırakıyor assddffgh.

asıl problemli olan tip mesaiye gelmemek için bin türlü yalanla, riyayla rapor alan ama sonra tatillerde boy boy fotoğraf paylaşan; işe gelmemek için türlü çeşit hikaye uydurup göt gezdiren; mecbur kalıp işe gelince de elini telefonundan ayırıp hiçbir işe bakmayan; yıllarca bulunduğu mevki ile ilgili bir tane iş yap(a)mayan tiplerdir. i̇nanılır gibi değil ama var öyle insanlar.

o yüzden mesaide çalışıp saati dolunca işi bırakan insanı boklamayın; ona sarılın, onu öpün, onu bağrınıza basın ve onun kıymetini bilin.

etrafınızda yukarıda bahsettiğim tipler olsun da görün bakalım mesai saati dolana kadar çalışan insana nasıl tapıyorsunuz asddfgghhjkk
topalkırkayak topalkırkayak
benzer bir başlıkta da yazmıştım diye hatırlıyorum ama başlığı hatırlayamadım. o yüzden, aynı olacağını düşündüğüm şeyleri buraya da yazayım.

olması gerekendir. peki, neden? birincisi eşek olursanız semer vuran çok olur. para almadan yaptığınız her iş "zaten yapıyor, bir de tebrik mi edeceğim/bir de para mı vereceğim" şeklinde karşılanır.

karşınızdaki yönetici, patron hangi pozisyondaysa artık, karaktersiz bir orospu çocuğuysa sizin ne kadar çalıştığınızın önemi yoktur. ne kadar yaladığınız önemlidir. bu şekilde de, ruhunuzu şeytana satmaktan başka bir şey yapmazsınız. zira, aldığınız mevkiler liyakata değil, yalakalığa dayalı olacağından tecrübeniz muhtemelen başka bir yerde çalışmak için yeterli olmayacak, bir sürü şeye mecbur kalacaksınız. yapanı yargılamam. bence, çekilir dert değil bu.

i̇kincisi, kendi örneğim. karşımda çok iyi bir yönetici, ortalama bir patron vardı. ben on küsür yıllık çalışma hayatım boyunca mesai dışı çalışmayan adam oldum. i̇ş ve benim şartlarım da buna yardımcı oldu tabi. özel sektörde satış temsilcisiydim. özel durumlar haricinde, akşam 8den sonra veya haftasonu gelen telefonlara bakmadım. mesai saati dışında ve tatillerde gelen maillere -gerçekten acil dönüş gerektirmesi haricinde- cevap vermedim. gerçekten müsait olduğum zaman "beni aramışsınız" diye dönüş yaptım, mesai saati başladığında maillere dönüş yaptım. çalışma süremin yarısında direkt patrona raporluyordum. bu durum, benim terfi etmeme de engel olmadı, insanlar arasında tepki çekmeme de neden olmadı. aksine, en iyisini sen yapıyorsun dediler. sikim taşağıma denk yaşadım afedersiniz.

herkesin şartları farklıdır, bunu yapabilenler vardır. yapmak isteyip de yapamayanlar vardır vs. orasını tartışmayacağım ama şunu söyleyebilirim: üzerine vazife olan işten fazlasını yapıp da mutlu olan bir insan tanımadım bugüne kadar. çok para kazananı da, az para kazananı da aynı. i̇nsanın ruhunu yoruyor.
3
dedektif gibi dedektif gibi
mesai saati demişken hani yüce efendilerimiz, muhteşem patronlarımız şu süreleri de bi kısaltsalar bi lütfetseler fena mı olur azcıkta biz yaşayalım nolur ki.
2 /