meşale

jassmine jassmine
çocukluğumun 10 kasım simgesidir.

okulumuzun bahçesinde yer alan atatürk büstünün iki yanında bulunurdu meşaleler. metal ayakların üstünde yükselen alev topu 10 kasım törenlerinde yakılırdı sadece. öğrencilerde iki yanında sırayla nöbet tutardı. bu nöbet listesine dahil olabilmek o sabah okula bir demet çiçekle gelme şartına bağlıydı. getirilen demet demet çiçekler(kasımpatı olurdu bunlar genellikle) ile büstün dört bir yanı süslenirdi. ben bahçeli bir evde yaşadığım için şanslıydım. bahçeden toplardım sabahın buğusu henüz kalkmamış kasımpatıları. bahçesiz evde yaşayan ve nöbete dahil olmak isteyen çocuklar ise çözüm yolları arardı. öğretmenlerimizin koyduğu şartlardan birisi de bahçe çiçeği olması, asla para verilerek satın alınmamasıydı çünkü. niyet iyiydi ama çözümü komşu bahçelerin talan edilmesi veya bahçeli evde yaşayan çocuklara yalvarmaktı.

elimizdeki kasımpatıları özenle büstün çevresine dizdikten sonra onbeş dakikalık nöbetlerimize başlardık. ilk nöbeti almak önemliydi çünkü ilk nöbetçi meşaleyi yakarken öğretmene yardım ederdi. ocağı yakmasına bile izin verilmeyen bir yaştayken o alev topunu yakmaya yardım etmek o kadar cazip gelirdi ki! eve döndüğünüzde bembeyaz yakanızın is nedeniyle siyaha dönüşmesi nedeniyle annenizden duyacağınız lafları bile göze alır, hatta yakayı eve gitmeden yok etme planları yapardınız bir gün önceden.

10 kasımlarda, yüreğimizdeki acı ateşi simgelediği kadar büyüme sancılarının da simgesiydi meşale.
abraham lincolnun sapkasi abraham lincolnun sapkasi
telegolün yayınladığına göre bate maçında dışardan fb taraftarı tarafından yapılan şovun temeli. kimse o meşalenin içeri düşüp bayrağa zarar vereceğini dùşünmez. böyle bir olay olmasa insan keyifle izlerdi.