mesleki bilgisi astlarından az olan amir

deep thinker deep thinker
ilgili mesleki bilgi, yöneticilik yapmak için gerektiği kadarıyla öğrenilebilecek gibiyse ve akıllıysa zamanla astları ile süreci izleyerek gerektiği kadarını öğenir. mesleki bilgiyi tümüyle bilmeden yöneticilik liderlik yeteneğine dahil olan sorgulama becerileri ile işi yürütebilir. ancak işin orospusu veya piçinin fark edebileceği riskleri fark edip götünü kurtarabilmesi için kurumsallığa zıt çalışan sağlam bir itaat zinciri kurması gerekir.







bunları yapamazsa saygı uyandıramaz. zaten onu oraya getiren otorite de işin onun değil, o iş bilmemesine rağmen onun arkasından dolaşıp puan almaya çalışmayacağını garantiye almış olduğu ve sürekli bu satış ihtimalini kontrol ettiği kurtlar ve çakallar tarafından yürütüldüğünü, onlar olmasa sistemin çökeceğini bilir; o yönetici yarım ve yetersiz liyakatiyle strüktürel ve işlevsel değil fiktif olarak orada bulunmaktadır.

veya o kurumda kar zarar hesabı yapılmamaktadır.


ürkek ürkek
kamu olsun özel sektör olsun her yerde karşılaşabilirsiniz bu insan tiplerine.

kamuyu didiklemeye kalktığınızda diploması olmayanlar en üst merciye gelebiliyorsa pek şaşırmamak gerekir. sorgulamak yerine amca, dayı araştırın azıcık.
acarabi acarabi
kamu sektöründe ve devlet kurumlarında bolca görebileceğiniz durumdur. malum işe adam değil, adama iş formülünün ustalıkla hayata geçirilmesinin örneği olup güzel yurdumuzda sıklıkla uygulanmaktadır.
beteerr beteerr
özellikle kamu demek devlet kurumlarına haksızlık olsa da liyakat ilkesi yalnızca kitaplarda okutulduğu müddetçe sayısı asla azalmayacak amirlerdir.
ant ant
insanı işinden, hayatından bezdirir. ıslak odunla dövsem için soğumaz; tekrar tekrar döverim. döverken yoruldum diye hırslanır bir daha döverim.
o derece hassasım bu konuda.
yaramı deşmeyin. (asık surat emoci)
magrip52500 magrip52500
basa bela, gercekten basa bela. hayir bilmiyorsun bari karisma. bir de bilmis bilmis tepeden konusmalarj yok mu ? kendi bilgisizliklerinin altinda eziliyorlar resmen.
buldur buldur
bankada yazılım bölümünde üst düzey biriyle konuşuyorduk. bir şey sordu, ikilemde kaldım.

+ şimdi buldur, diyelim ki ekipte iki elemanın yükselip müdür olmayı bekliyor. biri cevval cevahir, çılgın gibi kod yazıyor, iş bitiriyor. diğeri o kadar kod yazamıyor, teknik olarak daha yetersiz ama sürece hakim yine. vakti gelince hangisini yükseltirdin?
- daha yetkin olanı tabii ki.
+ güzel. peki ondan sonra işleri kim yapacak?

epey bir düşündüm, hatta bir kaç senedir düşünüyorum. haklılık payı da var adamın dediğinde. ama adil gelmiyor insana da.

sonra bir kaç ay sonra o yetkin eleman rakip firmaya benzer bir maaşla küfrederek geçiyor genelde.
tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç
devlet kurumlarının olmazsa olmazı durumdur.

maalesef ülkemizde geçmişten bugüne torpil yapmak, günümüz adıyla referans göstermek, âdeta bir gelenek haline geldiği için birilerinin yakını, akrabası, tanıdığı, sizden çok daha az bilgilerle şefiniz, müdürünüz, amiriniz olabiliyor. şikayet edeceğiniz yerler zaten torpil yapan yerler olduğu için mecbur bu insanlara katlanmak zorunda kalıyorsunuz.

ben müdürüne iş öğreten memur tanıyorum mesela. işin en kötü yanı da tüm bu cahilliklerine ve bilgisizliklerine, torpille bir yerlere geldikleri kabak gibi ortada olmasına rağmen havalarından geçilmiyor olması.
şuh pakize şuh pakize
sadece devlet kurumlarında değil özel sektörde de var bu tiplerden. yanında çalışan herkese sabırlar diliyorum. o hata yapmaktan bıkmaz, sen hatalarını düzeltmekten hayattan soğursun.