metrobüse bavulla binmek

commander shepard commander shepard
metrobüs işkencelerinin en büyüğü, bildiğin eziyettir bavulla binmek.

uzun süre eskişehirde okunmuştur ve istanbulda metrobüs diye bir dalganın icat edildiği haberi alınmış hatta söğütlüçeşmeden kalktığı öğrenilmiştir 'avcılara kadar oturucam' diye sevinlir daha önce eve dönerken kadıköyde yaşanan vapur mu deniz otobüsümü çelişkileri bitmiştir artık metrobüs büyük nimettir.

söğütlüçeşmede trenden inilir ve metrobüs durağına gidilir.

binilir metrobüse edirnekapıya kadar rahat bir yolculuk yapılır, edirnekapıda insanlar inip metrobüste senden başka geriye kalan tek kişi ile anlamsız bakışmalar yaparken kıllanmaya başlarsın yavaştan -belli ki o da çakmadı olayı- ardından söförün son durak demesi ile metrobüse ilk küfürünü edersin o gün.

edirnekapı sabahın dokuzu tıklım tıklım insan dolu metrobüslerin içi ve durakta öyle işte o an fark edersin elinde duran koca bavulu, beş altı metrobüsü bavulun sayesinde kaçırdıktan sonra bir tanesine girersin fakat bavulu koyucak yer yoktur sen eskişehir gibi köpek donduran memleketinden geldiğin için üstünde paltoyla binmişsindir her durakta o bavulla yaptığın kıvrak hareketler inenlere yol vermeler takdire şayandır ve metrobüse ikinici üçüncü dördüncü küfrünü edersin ateş basar ama paltoyu çıkarma şansın yoktur bir elin bavulda diğer elin kim bilir kimin neresinde sen küfür ederken yolculuk biter.

uyumadan geçen 5 saatlik tren yolcuğunda yorulmadığın kadar yorulursun metrobüste ama büyük icatmış okul bitip istanbula döndükten sonra anladım bavulsuz binmek koşulu ile ha palto varsa çıkarıcaksın aga binmeden önce.
evrenin sonundaki çaycı evrenin sonundaki çaycı
çok özeniyorum bu insanlara. yine bir bayram öncesi bir tanesi yanı başımda. hayat cidden çok garip. iki sene önce atatürk havalimanına giderken bu duyguyu tattım. resmen yıllardır özendiğim, sonunda kavuştuğum bir şeyi yapıyordum. tarifi değişik bir mutluluktu bu sözlük. bir daha da yapamadım. zaten hayatımda hiç doğru düzgün bi tatile de gidemedim. oha resmen garibanım. resmenn.