mgtow

tripped tripped
açılımı men going their own way'dir.

erkeklerin bir damızlık öğe olmamasını destekler. mgtow'lar kadınları arzulamayan , kadınların istedikleri ve tercih ettikleri kişi olmadığını anlamış , saçma sapan kadın-erkek ilişkilerinin içinde olmamayı reddetmiş erkek bireylerin akımıdır.

bir erkek doğar. çocuk olur ve bu çocukluktan itibaren kafaları doldurulmaya başlar. işin olmazsa eve ekmek getiremezsin. evlenemezsin. okula gider yetişir ve çalışan bir birey olduktan sonrada evlenirler. sadece evde oturan bir kadına bakmak ile yukumlendirilip , ölurler. veya bunun olacağını kavrayıp boşanırlar. sonra ne mi olur ? yıllarca çalışıp aldığın ev , araba ve mal varlığın birden kadına geçer. nafaka ödersin. çocuklarını göremezsin. boşanma sistemi erkeklere karşı önyargılı.

erkekler ikiye ayrılır.

1-romantik komedilerde anlatılan kadın erkek ilişkilerine inanan, hayallerinin evlilik olup kadınlar tarafından sömurulmeyi bekleyen erkekler.

2-gerçeklere uyanan erkekler.

bu gerçeklere uyanan erkeler mgtow'lardır. onlar için kadınlar tarafından oluşturulmuş bir tip yoktur ve bunu reddederler. butun o yavşakça kadınları iltifata boğup enerjilerinin tamamını onlara adayan erkek tipini reddetmişlerdir. evliliğin yasal orospuluk olduğunun farkına varmış ve yaşam amaçlarını , enerjilerini harcayacak çok daha farklı alanlar bulmuştur. intikam almak veya kin gutmek onlara göre değildir. sadece kendi yollarına giderler.
istanbulbeyi istanbulbeyi
kibar ve zeki erkeklerin toplumdaki dişil tahakkümden tek kaçış yolu. feminizm ve pozitif ayrımcılığın aynı anda uygulanmadığı coğrafyalarda gereksizdir.
kızıl kurt kızıl kurt
kafada kalıcı olması açısından popüler bir benzetme yaparsak, erkekleri herkes 2 şekilde kategorize eder, good guy ve bad guy, yani efendi erkek ve piç erkek.

mgtow'lar ikisi de değildir, neutral guy dersek sanırım en doğru tanım olur. her ikisinin de ortasında. her iki erkek tipinden de belli özellikleri olan, ama ikisi de olmayan. mgtow sadece kadın erkek ilişkilerinden ibaret değil ayrıca da bir yaşam stilidir. mgtow'u sadece kadınlar üzerinden yorumlayanlar büyük hata etmekteler.


öncelikle mgtow'un ortaya çıkışını anlamak gerek. denk gelmişsinizdir o adamlara, nadiren de olsa arada bir ilişkileri olan, çeşitli nedenlerle biten, bir zamanlar tıpkı red pill gibi çeşitli taktikler ve rollerle kadınları bir şekilde ilişkiye ya da cinselliğe ikna edip, en sonunda bu olaylardan tamamıyla bıkan ve kendini hobilerine, bireysel eğlencesine, işine, çeşitli ideolojilere ya da dünya görüşüne adayıp kendi yoluna giden adamlara. işte bu adamların kurduğu bir sosyal akım oldu mgtow. insanlar fark ettikçe de ''aa ben de böyle yapıyorum'' diye diye hitap ettiği alan, batı sınırlarını aşıp her yere ulaştı. mgtow felsefesinin adı konmasa da antik dönemlerden beri bu kafada yaşayan adamlar var, bu erkekler arasında evrensel bir sistem. ben kendi liderlerimizden birinden örnek vermem gerekirse, mustafa kemal atatürk'de tamamıyla bir mgtow erkeği. her zaman kariyerini, ülke sevdasını kadınların arkasına koymamış, kendi idealleri için yaşamış, savaşmış bir insan. elbette hayatına giren kadınlar olmuş ama bu düşünce stilini benimsemiş hiçbir erkek evlilik ya da uzun süreli ilişki yaşayamıyor.

mgtow sanıldığı gibi evliliğe ya da kadınlarla ilişkiye karşı çıkan bir düşünce sistemi değildir. bir insan hem mgtow olup hem de ilişki yaşayabilir. mgtow sadece karşı cins ilişkilerinin çıkara dayalı ve komplike olmasına, veren tarafın, çaba sarf edenin, ilk adımı atanın hep erkekler olmasına, kanunlardaki pozitif ayrımcılıklara karşı çıkan bir düşünce sistemi var, çoğu mgtow'ların evlilikten bu denli nefret etmesi daha çok pozitif ayrımcılıkla ve ataerkil kültürün getirdiği her boku erkeğin sırtlanmasınadır. özellikle türkiye gibi hem doğu hem batı kültürü arasında sıkılmış kalmış kadınların yaşadığı coğrafyalarda mgtow, eğitimli erkekler arasında daha hızlı yayılıyor. çünkü erkeklerden beklenti daha çok evleneceği kadınlardan gelirken, kadınlar üzerindeki beklenti daha çok kendi ailelerinden gelen toplumsal bir olay. haliyle toplum kadınları yoruyor, kadınlar da erkekleri.

red pill'cilerin bu kadar nefret söylemlerinde bulunmasına ve hakaret etmesine bir anlam veremiyorum. çoğu mgtow zaten farkında olarak ya da olmayarak hayatının belirli bir evresinde red pill öğretilerini uygulamış kullanmıştır, o basamaktan çoktan geçmiş, artık kendine yönelmiştir. kendim dahil benim çevremdeki çoğu erkek bir dönem hayatı hızlı yaşamış, artık kendine yönelmiş eskiden red pill tipindeki erkeklerden oluşuyor. yani boşa sövüp savmayın, ama 5 ama 10 sene sonra kadınlara gösterdiğiniz ilginin hem maddi, hem de manevi sizi yorduğunu fark ettiğiniz zaman geleceğiniz nokta bu nokta, daha ötesi yok.

daha yazıp çizmek isterdim de şu anki modumla en fazla bu kadar yazabildim. kadın düşmanı değiliz, ben kendim de isterim güzel bir ilişkim olsun, aksın gitsin ama türkiye kültüründeki kadınların beklediği çoğu şey benim kırmızı çizgilerime ters, ancak mutualist bir paydada buluştuklarımı bir şeylere yaşamaya değer görüp de çaba sarf ediyorum.
maedros maedros
mgtow akımının; men going their own way değilde men fucking their own hand sanan meriçlerin bol bulunduğu mecralarda tartışılması beyhudedir.

bol bol eksi yersiniz.
sadecegunlukseyleryazicam sadecegunlukseyleryazicam
mgtow denilince aklıma hemen severus snape gelir.

harry potter serisinin hikayesinin %70'i, severus snape'in mgtow olamayışı ve bunun sonuçları üzerinden oluşmuştur.

voldemort'un ilk yenilgisi snape'in evli barklı kadından kendini alamayıp, voldemort'u james ve harry'i öldürmesi ama lily'i sağ bırakması için fişteklemesi sonucu olmuştur. yani snape'in acziyetinin cezasını tuhaf bir şekilde voldemort çekmiştir. snape belki bu tür oyunlara girmeyip voldemort'u salsa ve voldemort longbottom'lara gitse galip olacaktı ve snape'in james ve harry'den kurtulup lily'i alabileceği başka bir senaryo oluşacaktı. ancak snape'in aşkından saçma sapan hareketler yapması buna mani olmuştur.

voldemort'un ikinci yenilgisi de lily aşkından sadık bir dumbledore kuçusu olmuş olan snape'in alttan alttan kendisinin kuyusunu kazması sonucu gerçekleşmiştir. snape harry potter'ı defalarca ölümden kurtarmış, gryffindor kılıcını ona götürmüş, voldemort'un kritik planlarını dumbledore'a anlatmış, voldemort'un hogwarts üzerinde tam egemenlik kurmasını engellemiş ve voldemort'un elder wand'a ulaşmasını engelleyen bir perde görevi görmüştür. sonuç olarak kafa kafaya geldiklerinde tüm dünyayı ele geçirebilecek bu iki güçlü zat, snape'in mgtow olamaması yüzünden ayrı ayrı biçimlerde ölmüşlerdir.

mgtow felsefesini uygulasa sonsuz zenginlik, mevki, makam, güç sahibi olabilecek olan snape; gerçek bir ezik beta gibi 9-10 yaşındayken tanıştığı bir kız çocuğunu takıntı haline getirerek ömrünün 30 senesini kendisine zehir etmiş ve genlerini sonraki nesillere aktaramadan tarihten silinip gitmiştir.

"lily'sine de ceymz'ine de başlarım" deyip işine gücüne baksa, karanlık sanatlarda uzmanlaşmaya devam etse hem voldemort döneminin hem de voldemort sonrası dönemin en güçlü adamlarından biri olabilecekken; lily takıntısı yüzünden dumbledore'un ayakçısı olmuş, altı sene boyunca en nefret ettiği adamın çocuğunun bekçiliğine atanmış, altıncı senenin sonunda katil olmuş ve en sonunda da bir kulübenin duvarında gırtlağı bir yılan tarafından koparılmış halde ağlayarak ölmüştür.

mgtow olunuz.
recovery223 recovery223
kısaca..

alfa değilsen beta da olma. piçin birinin iki dakika içerisinde saxso çektirebildiği dişi mahluk için ellerinde çiçekler kapıda sırılsıklam kalmayın felsefesidir..
3