mickey rourke

1 /
tricky tricky
yakın bir arkadaşımın, bilgisayarda kayıtlı fotoğrafını görüp (rumble fish'ten bir fotoğraftı), "aa bu kim? yakışıklıymış" dediği aktör kişi. o ana kadar ( ki kendi 23 yaşındaydı) bu şahısla hayatının hiçbir yerinde karşılaşmadığı, adını da duymadığını söylediğinde şaşkınlıktan kalmıştım. sadece "boşuna yaşamışsın bugüne kadar" diyebildim.

olay aslında sadece yakışıklılığını görmemiş olması değil tabi filmlerini de izlememiş olmasıydı. her açıdan büyük kayıp bence.
iago iago
80 li yıllarda dünya sinemasının sayılı aktörlerinden biri olacağı yönünde şüphe bile yoktu. hatta rumble fish filminde yaratmış olduğu(kesinlikle) 'motorcycle boy' karakteri dünya sinemasının tartışmasız en karizmatik ve en sağlam karakteri olmuş o yıllarda çoğu gencin idolü haline gelmiştir. yine aynı yıllarda oynamış olduğu dedektif harry angel ve harley davidson karakterleri de sinema tarihinde önemli oyunculuk performanslarından görülmektedir. ancak daha sonraları kariyeri büyük bir düşüşe geçmiştir.filmlerde ya kötü adam olmuştur ya da ikinci sınıf karakterlerle karşımıza çıkmıştır ve tabii ki bunda oynadığı filmlerinde etkisi büyük olmuştur.son olarak kendisini sin city de boylu boyunca sergileyen oyuncu ne kadar yaşlanmış olsa da karizmasının hala yerli yerinde olduğunu bütün aleme göstermiştir.
masticore masticore
1956 new york doğumlu,amerika'lı aktör.rumble fish,nine and a half weeks,year of the dragon,sin city filmlerindeki performansları pek şahanedir.kısa süren bir boks kariyeri de mevcuttur.(el marielito lakabı ile,1991-1995 arasında.)rain man filmindeki charlie babbitt(`tom cruise) rolünü reddetmiştir.ülkemizde son olarak `domino` adlı filmde, ed mosbey karakteri olarak karşımıza çıkmıştır.

"i always knew i'd accomplish something very special - like robbing a bank perhaps." -m.rourke
maximus maximus
yıkanmayan insanlar üzerine bir yazıda mickey rourke'un da bunlardan biri olduğunu hayretle öğrenmiştim. şimdi ne zaman bu adamı duysam, görsem aklıma bu gelir. insanı böyle radikal bir karar almaya iten şey nedir, nasıl bir ruh halidir, asla anlayamayacağım.
normalşartlaraltındaveodasıcaklığında normalşartlaraltındaveodasıcaklığında
marlon brando'dan sonra hollywood'un dünya sinemasına armağan ettiği en karizmatik ve kabiliyetli aktördür fikrimce.
'rumble fish','angel heart,'a prayer for the dyıng','barfly' gibi filmler de sergilediği performans oyunculuğu adına adeta zirve noktalarıdır.filmlerinde canlandırdığı serseri,başına buyruk yaşam tarzını büyük ölçüde özel hayatında da sergilediği için bulunduğu camiada pek sevilen biri olamamış zirveden kısa sürede inmiştir.
ailesinin neredeyse tüm erkeklerinin alkol ve alkole bağlı sorunlardan ötürü ölmesi sebebiyle alkolden nefret etmesine ve uzak durmasına rağmen düşüşü çoğu kez alkole bağlanmış,alkolizmle özdeşleştirilmiştir.
sanırım bu düşüncenin oluşmasında bukowski nin kendi öykülerinden senaryolaştırdığı 'barfly' da bukowski'yi (bkz: henry chinaski) harika bir şekilde canlandırmasının etkisi büyük olmuştur.(o kadar ki 1994 yılında bukowski ölünce gazeteler de çıkan ölüm ilanlarına bukowski yerine o'nun fotoğrafları basılmıştır.)
uzun yıllar ortalıkta görünmeyip arada muhtemelen ev kirası,telefon faturası gibi giderlerini karşılamak için 2.sınıf filmlerde kötü adam rollerine soyunmuş ve nihayet geçen yıl başrol oynadığı 'the wrestler' ile sıkı bir dönüş yapmış,bu yılki oscar'a aday gösterilmiştir.
normalşartlaraltındaveodasıcaklığında normalşartlaraltındaveodasıcaklığında
bu pazar akademi ödüllerin de en iyi erkek oyuncu oscar'ını almasını beklediğim efsane.
lakin internet sitelerine akademinin çoktan oscar'ı erkekler de kendisine,kadınlar da kate wınstlet'e verdiğine dair dolaşan bir haber yüzünden geri tepmez umarım.zira eski toprak babalar gibi oynamış,kırmış geçmiş.böyle bir spekülasyon yüzünden hakkı yenirse takarım kafaya valla!

(bkz: kahrolsun brad pitt)

(sanki galatasaray hakkında giri yazar gibi hissettim kendimi..olsun zaten mickey rourke'da galatasaray'lı olmak yakışır.bir telefonu yeter,istediği maça bileti elinde abimin valla!)
freyjaa freyjaa
81 inci oscar ödülleri nde kırmızı halıya geldiği anda sigara yakarak, "işte mickey rourke!" dememe sebep olmuş oyuncu..

ps: o gelene kadar kıyafetler töreni oldukça bayık geçmekteydi. hatta sabaha kadar izleyemem uyurum korkuları taşıyordum. o sigarayı yaktığı an ise bütün uykum kaçtı. modadan çıkıp sinema dünyasına girebilmiş bulundum."

"long live mickey rourke.."
1 /