militan

theone theone
ne yazık ki ülkemizde büyük bir çoğunluğun terörist ile eş anlamlı sandığı kelime, halbuki militan bir yola baş koymuş ve o yolda mücadele eden (her şekilde mücadele olabilir) kişidir.
eski zaman enteli eski zaman enteli
meksikada çıkan ilk troçkist yayınlardan bir tanesi. dünyanın bir çok yerinde bu ismi kullanan troçkist gruplar vardır.
türkiye de de militan adında bir troçkist grup bulunmaktadır yeni bir ekip olmalarına karşın sitelerindeki yazılar gayet iyi ayrıca örgütlenme konularındaki görüşleri çok sağlam .sscb nin bürokratik bir diktatörlük olduğunu savunuyorlar çok farklı bir tarzları var . sözde örgüt içi demokrasiyi savunup ta sonradan kişi kültünün yükseldiği bir grup değil kesinlikle. marksizm ile ilgilenen genç arkadaşlara bu grupla tanışmalarını kesinlikle öneririm
dagsiz kentin duygun kurdu dagsiz kentin duygun kurdu
baskın yesem gece gündüz durmadan
kurtulmasam karakoldan sorgudan
yıllardır verdiğim soylu kavgadan
dönersem kahpeyim ülkücü gardaş
dönenler kahpedir ülkücü gardaş

mehmetler mehmetler aslan mehmetler
uğruna can verdiğimiz aslan mehmetler
bize süngü çeker bugün mehmetler
dönersem kahpeyim ülkücü gardaş
dönenler kahpedir ülkücü gardaş

hedef kızıl elma hedef bir vatan
ötüken sokağı ayaz buzlu kan
bugün adım ülkücü bir militan
dönersem kahpeyim ükücü gardaş
dönenler kahpedir ülkücü gardaş
anabacı vokke anabacı vokke
uluslararası alanda imt ile özdeşleşen troçkist geleneğe bakmak için girmiştim başlığa. benden önce girilmiş:

tr.instela.com

sonra sözlüğün eski efsolarından tekelci ahmet abi sayesinde böyle bir ülkücü şarkısı olduğunu da öğrenmiş olduk. 12 eylül yıllarının ülkücü gençliğinin yaşadıklarını anlatıyormuş. politik arabesk solcusu da yapsa sağcısı da yapsa aynı müzik dedik, dinledik:

tr.instela.com

öncelikle şunu belirteyim, ülkücülüğün ülküsü iğrençtir. onun eyleme dökülmüş ve hayata geçirilmiş biçimi iğrençtir. dolayısıyla diğer ülkelerdeki emsallerine bile tur bindiren türk sağcısından matah bir bok beklemiyorum. hele hele onların en radikallerinden... işin politik yanını o yüzden geçelim. ancak araştırdıkça görüyorsun ki 80 döneminde aynı kahpeliği ve ihaneti ülkücüler de yaşamış. adamların kendi içlerindeki tartışmalar, küskünlükler neredeyse sol'un yaşadıklarıyla birebir örtüşüyor. ben o yüzden bir ülkücünün ahmet kaya'dan "namlunun ucunu görünce sıvışırken birileri birileri ölüp birileri nutuk atarken" dizesini duyduğunda kendi hayatından da bir şeyler bulduğunu düşünüyorum. bence ahmet kaya'nın en güzel şarkılarından birisidir dokunma yanarsın. ham haliyle bile etkileyicidir. ama bana kendi hayatımda da "namlunun ucunu görüp sıvışırken nutuk atanları" gördükçe etkilemekten öte sinirimi bozmaya başladı. o yüzden rakı içerken bile sonraki parçaya geçiriyorum hemen. tabi ülkücü de aynı müziği yapsa bile yusuf hayaloğlu, nevzat çelik gibi güçlü şairler çıkartamadığı için bu kadar dokunaklı şarkılar yapamıyor.

neyse sonuçta dokunma yanarsın'daki "aşkta beceriksizim" itirafı da ahmet yılmaz'ın militan'ında da aslında kendisini terkedecek bir kadına duyulan aşkın geçmesi şaşırtmadı beni. çünkü hakikaten aşkta beceriksizdir 78 kuşağı... solcusunun gençliği korsan yürüyüşlerde, ülkücünün de komando kamplarında, patlayıcı eğitimlerinde falan geçtiği için bazı şeyleri yaşayamadılar. bir de bunun üstüne dumrul'un yılmaz güney muhabbetinde bahsettiği radikal solun da sağın da köylü tabanından beslenmesi, bu insanların taşradan getirdiği tutuculuğu da eklenince sonuç böyle bir şey oluyor.

lakin militan'da beni iki şey çok rahatsız etti...

birincisi solcunun aşkı gene solcudur. dolayısıyla benim militan olduğumu bilsen gene beni sever miydin diyeceği birisi değildir. aşkta başarısızlığının bir tarafı da o dönemin komünizm algısının kapıya asılan şapka muhabbetinden ibaret olmasıdır. taşradan gelen tutuculuk, yoğun siyasi gündemin arkaya attığı duygular bir tarafa komünizmin aslında gavatlık olmadığını anlatma yükünün altında ezildi bu insanlar. biraz da bu yüzden bacı kültürüne sert bir geçiş yaptılar. yoksa kendi hallerine bırakılsalar en azından aşkı layığıyla yaşayabileceklerini düşünüyorum. ama ülkücülerde hep bir adamsın solcu kız tribi var... 78 kuşağının solcusu gene kendisi gibi solcu bir kadınla beraber olmayı seçer. çünkü kendisini aynı hayatı yaşamamış birisi anlayamaz kolay kolay. bu yanıyla kendisiyle gayet barışıktır 78 kuşağı solcusu. barışık olmadığı örgütü ve kendisini ortada bırakmış halktır daha çok. ama ülkücü kendisiyle tatmin olmaıyor. ülkücü kızla tatmin olamıyor... hep bir başka rüzgarlara yelken açma peşinde ama aşık olduğu kız da "militan olduğunu bilse" onu sevmeyecek birisi en iyi ihtimalle... ben bu adamlardaki sürekli kendinde olmayanı arzulama ama onu farklılıklarıyla sevmek yerine zaptetme huyuna gıcığım. fena halde genelliyorum, farkındayım ama 78 kuşağı ülkücülerinin aşktaki başarısızlık hikayelerini dinleyin. böyle bir manzara çıkar ortaya... ve gene o dönemin devrimcisiyle ülkücüsü arasındaki fark, devrimci kendi hayrına bir şey istememiştir. gitmiştir dikmen'de sırtında taş taşımıştır, yaptığı eve de fakire fukaraya vermiştir. 80'den sonra da kendi yaptığı evde kirada oturmuştur. valla var böyle adamlar... ama gene dönemin ülkücülerinin anılarını okuduğunda "ihtilalden sonra şu araba benim olsun", "bu ev senin" gibi yarı şaka muhabbetleri görüyorsun. devrimci şakasını bile yapmamış bunun mesela... gene böyle işgal ettikleri okul ve yurtlarda birbirlerine sinema ve dizi katrekterlerine benzetmeler, beyazıt'ın duvarına "falkonetti eco beyazıt'a giremez" yazacak kadar dallas kafası yaşamalar... dallas da herkesin birbirini şapkasız siktiği dizi hani. dönemin ülkücüsünde bir özentilik var yani. devrimci gibi o da kırdan kente geliyor. ama devrimci kendisini ezen düzeni değiştirmeye çalışırken o düzene özeniyor. sanırım ülkücüyle devrimcinin en temel farkı bu o dönemde...

ikincisi şarkının düpedüz adı...

bütün şarkılarda kendini ülkücü olarak tanımlanırken iş 12 eylül'ün ararnanlar listesindeki fotoğrafını tarif etmeye gelince neden birden militan oluyorsun? bu arkadaşlar ne yazık ki 1975-80 arasında yarattıkları terör ortamı konusunda hala bile burunlarından kıl aldırmaya hiç yanaşmıyorlar. hep bir suç ortağı arıyorlar kendilerine... buldukları suç ortağı da militan. hani o dönemle ilgili burunlarından kıl aldırsalar chp seçmeni olmaları da işten değil aslında...