milletvekili

5 /
1502010xx 1502010xx
ülkenin en zengin kesimine mensup bireylere denir. özellikle iktidar partisi milletvekilleri 7 sülalesini doyuracak kadar emer genellikle.

1930'da da böyleydi

1970'te de

1990'da da

2015'te de.
screaming in digital screaming in digital
türkiye şartlarında milletvekili maaşlarının yetmemesi normaldir.
açılışlara, düğünlere vb. ayda yüzlerce çiçek gönderirler,
memleketten hemen her gün heyet gelir, bunların yemeğini, kalmasını filan karşılarlar. sonuçta aylık harcamaları milletvekili maaşının bir kaç mislini bulabilir. bunu adamların aldığı maaşların azlığı, maaşlarını hakettikleri, daha fazla almaları gerektiği için asla yazmıyorum. sadece seçmenin onlardan beklentisini ve sistemin saçmalığını vurgulamak için belirtiyorum. her sabah meclisin önünden geçenler varsa ziyaretçi kapılarındaki izdihamı rahatça gözlemleyebilirler. oy verene göre milletvekili onun bireysel ya da yöresel sıkıntılarını gidermek için vardır. çocuğunun okulu, tayini, köyünün çeşmesi vs. gibi ıvır zıvır şeylerle uğraştırılır milletvekili. birinin bir isteğini yapmasa, ilgilenmese bir dahaki seçimde oy alamaz.

sonuç olarak milletvekilinin işini layıkıyla yapması için (kendisinden beklenenler ölçütünde) maaştan çok daha fazla gelire ihtiyacı vardır. bu gelir de işgal ettikleri konum itibariyla kendilerine sağladıkları çıkarlar sayesinde olur. 
issever issever
(spoylır> rüyamda bunun adayından olmuştum ben. üstelik 7 kişilik listenin 7. sırasındaydım ve seçilemedim. <spoylır)

rüyada bile bi hayır getirmeyen boş işler makamı.
kendini ahmet sanan süleyman kendini ahmet sanan süleyman
ben özel sermaye evladıyımdır
babayasa gibi yasam olmalıdır
sam amca denilen herif dayımdır
mangırla dolu kasam olmalı

sığamam her yere göbekliyimdir
çok geniş koltuğum masam olmalı
giden ağam ise gelen beyimdir
gelenden gidenden parsam olmalı

her dine girerim dindarım gayet
denizden aşırtan musa'm olmalı
dar yerde sıkışıp kalırsam şayet
göklere uçurtan isa'm olmalı

sırat köprüsünden geçerken sırtta
elimde de altın asam olmalı
cennet dedikleri o güzel yurtta
birkaç yüzbin dönüm arsam olmalı

çalışan herkesin alınterinden
benim aslan payım hissem olmalı
solcu aydınların aman şerrinden
bankalarda saklı kesem olmalı

ne çıkar yoksa da işleyen kafam
direk gibi sağlam ensem olmalı
sayelerindedir sürdüğüm safam
sömürdüklerim sersem olmalı

işim alıp satmaktır , yüzde bin kârım
satmasam olmalı satsam olmalı
siyaset denilen pazarda varım
namus üzerine borsam olmalı

yüzüme tükürsen yağmurdur derim
utanmamak gibi hassam olmalı
başına edilse uğurdur derim
ancak çıkarlarım tasam olmalı

''aziz nesin''
''azizname'' adlı kitaptan
dumrul dumrul
bir ülkede hangi sistem yürürlükteyse onun meşruiyet palavrasına destek için beslenen bir canlı türüdür. faşizmin meclisinde sadece faşizmin meşruiyet aygıtı olarak görev yapabilirsiniz. bu sınırın dışına çıkan herhangi bir kişi anında oradan şutlanır.

sistem tam da bu nedenle bu canlı türünü ceylan derisi koltuklara sarmalar, neredeyse beleşe yedirir, içirir, barındırır, önündeki yalağı tıka basa doldurur ve o görev tamamlandıktan sonra da o yalağı ömür boyu doldurmaya devam eder.




şimdi aklı olan düşünsün. namuslu bir iş için kim kime bu kadar para verir?

benim mecliste sevdiğim tek bir kişi var. (bkz: ahmet şık) onun o çatı altında olması da beni gerçekten üzüyor. umarım görev süresi bitmeden önce vekilliği düşürülür de hayatı boyunca sırtında taşıyacağı "milletvekili emeklisi" gibi iğrenç bir lekeyle yaşamak zorunda kalmaz.
5 /