milli güvenlik dersi

1 /
quaver quaver
askerliği öyle bir anlatırlar ki bu dersde bi an için kendinizi esker mi olsam,bak her gün egzersiz de yapıyolarmış,90-60-90 olurum valla şeklinde düşüncelere kaptırırsınız.
yako yako
genellikle hocalarının okulla bağlantısı olmadığından dolayı rahatlıkla müdüre ve yardımcılarına posta koyabilen bu yüzden bile derse hayran kalınabilen lisenin en zevkli derslerinden biri
choban choban
kimi zaman, 15-18 yaşları arasında hayatı anladığını zanneden bir sürü mankafayla uğraşmak zorunda kalan hocanın uğraşısı olan derstir.

ne yaparsın, kimisi vardır, eğitilemez. ne de olsa, bildiğini zannetiği şeyi öğretmen imkansızdır bu tez canlı hayat çözümcülerine.
berrak berrak
bacak bacak üstüne atarak oturmanın yasak çarpı yasak olduğu dersti. subay lojmanları içerisinde kalmış bir okulda iseniz zaten...milli güvenlik dersinden akılda kalan şey sınıfa girmeden önce sınıf başkanı tarafından verilen komut ve asker edasındaki yanıtımız, ders bitimine kadar komutanlarını askeri aracın içerisinde bekleyen iki asker, ve türkiye'nin jeopolitik önemi ve komşu devletlerin hakkımızda yürüttükleri planlar, savunmanın ne derece önemli olduğu açıklamalarıdır.
turşu turşu
hayatımda başka bi dersi bu kadar heyecanla beklediğimi hatırlamıyorum.o nasıl eğlenceli bi dersti ya.tabi bizim hocamız derste dersten başka herşeyi anlattığı için gayet güzel geçiyodu.pentagonda görev yaparken kızları nası tavladığını,ege semalarında uçarken yaşadıklarını,her fırsatta "çocuklar bi ara hep beraber dağıtmaya gidelim ya" demesi..özledim o günleri,o dersi ya...
antiasocial antiasocial
her okulda averaj dersi olarak görülen, not ortalamasını bir nebzede olsa yüksek gelmesi sonucu yükseltir gözüyle bakılan ,ama bizim için hiç de öyle olmayan bir dersti.yahu millet milli güvenlik derslerinde test çözer, laf olsun diye sınavı olur bizim hoca dersini matematik,edebiyat gibi birşey sanardı. bir arkadaşımın tüm karnesi 5'ti (ve sayısal sınıfta tüm karnenin 5 olması büyük birşeydir.)milli güvelik 3 gelmişti o da zar zor yalvar yakar.ahh elçin hoca yaktın sen milleti diyerek anarım o günleri. (acaba erçin miydi?)neyse sonuçta bir albaydı. adama da hak vermek lazım dersini fazla ciddiye alıyordu.
a day in the life a day in the life
benim zamanımda derse giren yarbay türk genci olduğumuz için bu dersten geçtiğimizi fakat yüksek not almanın bize bağlı olduğunu söylemişti. milli güvenlik dersinde genelde "komutanım falanca ülke bize saldırsa ne olur?"soruları sorulurdu. o zamanlar tabi ırak savaşı yeni başlamış,millet bir acaip ruh hali içinde. komutanda "saldıranı pişman ederiz" tarzı cevap veriyordu.
derste genelde ülkenin genel durumundan bahsedilirdi. (kapkaçtan siyasete kadar) lise hayatımda en zevkli dersti.
eksiksizuyum eksiksizuyum
aklımda hiç kalmayan tek ders. o kadar rütbe anlattılar, öğrettiler, hiçbiri aklımda kalmadı. ama askere gittiğimin ikinci günü başımıza bir astsubay dikildi, rütbeleri öyle bir ciddiyetle öğretti ki, ömrüm boyunca unutmam.

netice: göt zora gelmeden hiçbir şey öğrenilmez. milleti boşa yormayın.
deklarema deklarema
askeri güç potansiyeli fazla olan bir ülke olan türkiyemizin gençlerinin ordunun çalışma sistemini öğrenmesi ve ulu önder atatürk'ün izinden gidebilmesi için oldukç gerekli ve faydalı bir ders. ayrıca lise 2 deyken 4.75 karne ortalamam olmasına rağmen enteresan bir şekilde tüm sınıfın 5 iken benim milli güvenlik ortalamam 4 tü. içimde ukte bırakmış bir derstir yani.
marjane und eudaimonia marjane und eudaimonia
10. sınıflar için zorunlu derstir. iç-dış tehditler, ülkenin siyasi, ekonomik, askeri... güçleri ve tabii atatürkçülük hakkında yüzeysel bilgiler verilir. aslında herşeyden öte iyi bir genel kültür dersidir.
hoca, yani kıdemli subaylar derse geldiklerinde ve ders çıkışı "rahat- hazır ol- günaydın- sağ ol" muhabbeti geçer. başlarda komik gelir ama yönetmelik gereğidir.
1 /