milli savunma bakanlığı

hell guardian hell guardian
bütün dünyada, söz konusu ülkenin diliyle isimlendirilmiş savunma bakanlıkları mevcuttur. ekonomi, kültür, eğitim, iç-dış işleri ve savunma bakanlıkları demirbaştır.

çok ilginçtir ki hiç bir savunma bakanlığı savunma yapmaz. herkes saldırır. en iyi savunma saldırıdır belki ama burada öyle bir metafor yapılmıyor sonuçta.
şöyle gaza geldiğim bir anda düşündüm neden mili saldırı bakanlığı yok diye. abd zaten okyanus ötesinden buralara geliyorsa bunun sadece adı savunma... yalan ya hepsi. her şey devlet menfaati. ismini koyarken, askeri bakanlık değil de şirinlik için savunma koyuyor herkes.

milli saldırı bakanı: "evet bugünkü şanslı ülke kimmiş..."
galliani galliani
benim gördüğüm kadarıyla bizim ülkemizde bu bakanın tek görevi var: generallerin belirlediği tank, top, uçak, gemi gibi alımların imzalarını atmak.
stalin stalin
2. dünya savaşına kadar "savaş bakanlığı" olarak adlandırılan kurumun bu dönemden sonra adının değişmesi daha doğrusu uydurulması sonucu ortaya çıkmış ismi. amaç kamuoyunun keklenmesidir. zaten savunmadan başka bir amacı olmayan savunma bakanlığı ülkesi için hiç bir anlam taşımaz. daha doğrusu o ülkeden bir halt olmaz. pasif ve edilgen bir ülkedir. aktif ve etken ülkeler ise adı ne olursa olsun bu bakanlığı savunma amaçlı değil saldırı amaçlı düşünen ve değerlendiren ülkelerdir.
fen liselim fen liselim
karşısındaki kaldırımda 5 dakikadan fazla muhabbet etmenin yasak olduğu bakanlıkmış. bugün sivil giyimli, kulaklıkla dolaşan görevli bir asker tarafından uyarılınca öğrendim. o değil de o kadar laf ederiz ama adam kulaklıkla falan gelip "iyi akşamlar beyefendi, askeri bölgedesiniz de" deyince acayip oldum lan, ağzımdan "peki" çıktı sadece. karşı kaldırımın neresi askeri bölge olm? ama bunu sözlüğe değil askere söyleyeceksin fen liselim. kalıbına tüküreyim.
seviyeli21m seviyeli21m
bedelli askerlik hususundaki soruları "karar genelkurmay karargahı'nın" diyerek savuşturacak kadar aciz bir bakanlık. milli savunma bakanı'nın g.kurmay başkanı'nın emir komutasına girmesi bir uzman çavuşun binbaşıyı emir komuta etmesinden farksızdır. aynı genelkurmay'ın başkanı nato toplantısına protokol gereği genelkurmay başkanlarının savunma bakanlarının arkasında oturmasından dolayı katılmadığını da hatırlatalım.
anarşistkedi anarşistkedi
son yıllardaki en mantıklı icraatı yapmış olan bakanlıktır. zira harp okulu mezunlarının zorunlu hizmeti 15 yıldan 10 yıla düşürüldü ve daha da önemlisi tazminat yıla bağlandı. yani 3 yıl görev yapıp istifa eden ile, 8 yıl sonra istifa eden aynı tazminatı vermeyecek. böylece büyük bir hukuksuzluk da giderilmiş oldu.

kuzenim de harp akademisi mezunu olduğu için ve ordudan bir an önce ayrılmak istediği için durumun ne kadar önemli olduğunu biliyorum. adam sırf ordudan soğuduğu için yeniden sınavlara girdi, hukuk okuyor. orduda bu şekilde birçok harp akademisi çıkışlı var ve çoğu için de çok yararlı ve önemli bir uygulama oldu bu.
driving einstein driving einstein
fetöden arındırılınca iş yapamaz hale gelen bakanlık...

askerlik şubesindeki askerlik işlemleriyle ilgili zerre bilgisi olmayan memurları geçtim. sağlık kurulu raporlarına itirazları yönetemiyor, askerlik şubesindeki memurlara ve devlet hastanesindeki doktorların kaderini belirlediği bir sistemleri var. il sağlık müdürlüğüne kurul raporuna göndermiyor, askerlik şubesi bala şansa iş yapıyor...

böyle giderse bırak profesyonel orduyu kendi içinde hiçbir bok yapamayacak. hepatitli adam askere alınır, sağlıklı adama ve askerlere/rütbelilere muaf raporu verilir... şaka gibi bir bakanlık.

vatana hizmet borcu askerlikte mantık olmadığını göstermeniz için askerlik şubenizde ve kendinizde de mantık olmayacağı anlamına gelmiyor...

edit: en çok da demek ki bu fetö olmasa toptan gidiciymiş bakanlık demek koyuyor adama. cidden fetölü kalsaydı da eskisi gibi işleseydi, şimdiki işlemlerinde de adalet yok. aynı terane devam ediyor farklı şekilde.
avangard jazz avangard jazz
bunca yıldır askeri vesayetten bahsederlerken genelkurmay neden savunma bakanlığına bağlı değil diye zırlarlardı.. bütün ülkelerde böyle bizde neden farklı falan.

o zamanlarda bu görüşe olumlu bakabilen insanlar vardıysa da artık görmüştür neden bu durumun bizde uygulanmadığını, uygulanmak istenmediğini.

onca muvazzaf ve emekli general haklıymış bu konuda.. tecrübeyle öğreniyoruz.

işin trajikomik yanı dışardan gelip de ordunun tepesine gelmedi biri, bizzat ordunun içinden asker siyasete girdi.