milliyetçi hareket partisi

73 /
baytarizm baytarizm
devlet bahçeli nin genel başkanı olduğu parti.
devlet bahçeli nin ak parti yi, (erdoğan ı) destekleyeceğine şaşıran insanlara ben şaşırıyorum.
uzun bir yazı ancak hafızamızı zorlayalım biraz.

biraz devlet bahçeli den bahsedelim:

eskiden mhp nin çatısı altında bulunan ülkücüler atatürkçü-türkçü anlayışı temel alan ideolojiyi benimsemiştir. başbuğ hayatta iken asla islam bizim ideolojimiz dememiştir. hatta her defasında karşı çıkmıştır. savunduğu şeyler atatürkçülük-türkçülük dü. türk milliyetçiliği her zaman önce gelmiştir. ezanın türkçe okunmasını dahi istemiştir. onun için devletin bekası ve vatanın bölünmezliği esastı. partideki kurmayları ile sürekli görüşür, fikir alışverişinde bulunurdu. hatta ikinci evliliği esnasında bile bunu kurmayları ile istişare ettiği söylenir. yani onlar ile istişare etmeden hiçbir zaman tek başına karar vermezdi.
kararına karşı çıkanları dahi dinler, karşıt görüşte olanlara kızmazdı.
başbuğun vefatı sonrası ülkücüler iyice dağılma sürecine girdi. türk milliyetçisi ülkücüler ile muhafazakar ülküler..
(bkz: ülkü ocakları)
(bkz: alperen ocakları)

devlet bey genel başkan seçildikten sonra herşey değişti. hem parti çatısı altında hem de ülkücü camiada.
ne tam anlamıyla türkçülüğü savundu ne de siyasal islamı. pek namaz kılmaz, cuma namazlarına da gitmediği söylenir.
devlet bey hiç bir zaman sahada-sokakta aktif rol da oynamamıştır. kavgaya karışmamış, gözaltına dahi alınmamıştır. (öğretim görevlisi iken ev arkadaşlarının hepsi gözaltına alınırken, bahçeliye dokunulmamıştır.)
bu yüzden kendisi genel başkan seçilse de, hep bahçeli karşıtları vardı partide. başbuğun aksine kendine muhalif olanları bir bir ihraç etti partiden. hiç bir zaman kurmayları ile istişarelerde bulunmadı, bütün kararları kendisi verdi. karşı fikirleri yok saydı...

2002 de erken seçim kararı alınmasında başrolde idi devlet bey. halbuki rahmetli ecevit başbakanlığı teklif etti kendisine kabul etmedi, erken seçim istedi. barajı geçemedi, istifa edeceğim dedi, mesut yılmaz ve tansu çiller i de istifaya çağırdı. mesut yılmaz ve tansu çiller istifa etti. sonradan partim bırakmıyor beni diye kongre de tekrar aday oldu ve yine genel başkan seçildi. anap ve dyp nin saf dışı kalması ile, merkez sağ çökmüş oldu. ve sonucunda akp gerçeği siyasete güçlü bir giriş yaptı.
merkez sağ yerini güçsüz bir mhp ve çok güçlü bir akp ye bıraktı.
(bkz: akp nin güçlenmesinin ana sebebi)

yine 2007 de erken seçiminde rol oynadı, abdullah gül ün cumhurbaşkanı seçilmesinde de meclis oturumunda bulunarak yine doğrudan rol oynadı.

ekmeleddin ihsanoğlu gibi birini aday göstererek, chp ile beraber yine, recep tayyip erdoğan ın cumhurbaşkanı seçilmesinde de rol oynadı. halbuki kendisine teklif edilmişti cumhurbaşkanlığı. biz haddimizi biliriz demiştir. cumhurbaşkanlığını da kabul etmeyip elinin tersiyle itmiştir. (chp bahçeliyi desteklemiştir.)

haziran seçimlerinde de tek başına iktidarlığını kaybeden akp nin ekmeğine yağ sürmüştür. koalisyonlara kapıyı kapatmış ve kasım seçimlerinde akp nin tekrardan tek başına iktidar olmasının yolunu açmıştır.
türk milliyetçiliğini savunan bir mhp, bu seçimde kürt milliyetçisi hdp ile neredeyse aynı oyu almıştır. hdp nin meclisteki koltuk sayısı mhp den daha fazladır. buna rağmen de istifa etmemiştir.

çok uzadı ancak sonuç olarak, devlet bahçeli hiç bir zaman makam mevkii düşünmemiştir. başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı fırsatları eline geçmiş, bunları kabul etmemiştir. onun mhp genel başkanı olması en çok ak partiye yaramıştır ve yaramaktadır. nerede akp sıkışsa, hemen imdada yetişmiştir.

2019 genel seçimlerinde de desteğini sürdürecektir. bu kez gizli gizli değil, arka planda değil, daha ön planda olacaktır.

o yüzden akp ile mhp nin birlikteliği çok normaldir. beklenen birşeydir.
morg enthau morg enthau
hareket etmesi gerektiği gibi hareket eden parti.


cumhurbaşkanlığı/başkanlık seçimi bir nispi seçim değildir. yani oy oranınca temsilin gerçekleşeceği bir seçim değildir.

en fazla oy alan aday başkan olarak seçilir, diğer adayların aldığı oylar nispi mebus seçimindeki gibi herhangi bir güce sahip değildir. bu nedenle başkanlık seçimlerinde iki büyük aday ön plana çıkar ve diğer küçük siyasi oluşumlar da kendilerine manevra alanı yaratmak için bu 2 adayın etrafında konumlanırlar. böyle seçimlerde mhp'nin potansiyelindeki partiler seçimi direk etkileyebilecek güce sahiptir. bu seçimde mhp'den yüzde 10'luk desteğin alınması, akp açısından kendi seçmenine ulaşmaktan daha ivedilikli bir hal teşkil etmektedir. mefhum-i muhalefet yapılarak söylenirse mhp sahip olduğu potansiyel ile akp üzerinde ciddi bir yaptırım gücüne sahiptir. devlet bahçeli makyavelizmi iyi bilen bir lider. partisi bu süreçten müspet ayrılacaktır.

akp ve mhp arasındaki bu ortaklığı ilerike aylarda chp-hdp yahut chp-ip arasında da görebiliriz.
tommyknocker tommyknocker
fiili olarak son bulmus olmasinin saskinligini yasiyorum.

formasi sampiyonluga oynar derler ya tabelasi bile %10 uzerinde olan bir parti. ailemin nesillerdir destekledigi ideolojisini benimsedigi ve icinden her ne kadar katilmayanlar olsa da ulkenin bir cok yerine vatansever burokrat ve yoneticiler yetistirmis bir camiadan bahsediyoruz. ulkenin en buyuk sorunu hic bir zaman da olmadi. sevmeyeni nefret edeni oldu ama bu ulkenin en buyuk problemi hic bir zaman olmadi. amaci da bu olmadi. ama maalesef bir muptezelin elinde pacavraya dondu ve bitti.

babam olmeden once

-hayatim boyunca baska partiye oy vermedim. sevmedigim adamlar geldi desteklemedigim insanlar da oldu ama hep bu partiye oy verdim. olunceye kadar da bu partiye oy verecegim.

demisti. militan bir mhpli degildi. partiye falan gitmez sagda solda lafini etmezdi. ben universiteye gidinceye kadar bilmiyordum mhpli oldugunu.

yasiyor olsaydi hayati boyunca muhtemelen en cok nefret ettigi adama sirf bu onursuzluk ve haysiyetsizlik silsilesi yuzunden oy vermek zorunda birakilacak ve muhtemelen oy moy da kullanmayacakti.

bir suru senaryo ve teori var ama bu %180 derece donus bay bahceli seviyesinde bile dikkat cekici.

olaylara bakis acisini degistiren bir sey olmus olmali. muhakkak olmali.
kahtalı niçe kahtalı niçe
öncelikle yok olduğu fikrine katılmıyorum, yaşanan şey fabrika ayarlarına dönmesidir. evet, türkeş'in son yıllarında başlayan devlet bahçeli'yle oluşan merkez sağa kayıp sosyal demokratların koalisyon ortağı haline getirilen post modern mhp'nin sonudur. ama mhp'nin değil. akşener ellerine verdi vermesine ama "devlet beyin" istediği tam olarak buydu.

mhp'nin mhp olduğu dönem 1970'li yıllardır, o dönemde de mhp yavru bir adalet partisiydi. şimdi de yavru akp oldular. mhp dediğin partinin fabrika ayarı meclise girmek değildir, iktidardaki sağ partinin gayrı resmi gençlik kolları olmaktır. 70'lerin tosuncuklarından, ocak yancılarından 80'lerde çok fazla anap'lı, dyp'li de gördük. bir kadro okulu işlevi de görüyordu. ama mhp'nin kaç sandalyesi vardı mecliste? hiçe yakın. forması şampiyonluğa falan oynamıyordu. barajın üstünü 2000'lerin post-mhp döneminde gördü. o da mhp değil daha tuhaf bir füzyondu. o zamanlar yetmez ama evetçi pembe götlüler devlet beyin türkiye için büyük bir şans olduğunu, faşist milliyetçilik yapmadığından falan bahsederlerdi. mesele tamamen müesses nizamın o zaman için katil çetelerine ihtiyaç duymamasından ibaretti. aynı dönemde devlet bahçeli bizi asimile ediyor geyiklerini hatırlayın, katil çetesi yetiştirmemek, yetiştirip opere etmemek mhp'nin genetiğine tersti sonuçta.

dolayısıyla bahçeli'nin mhp tarihinde daha önce olmayan bir şeyi yaptığını söylemek saçma. mhp hiç bir zaman iktidar olmamıştır. hatta bazen meclise bile girmemiştir. ama iktidarın vurucu gücü olmuştur. kendi söylemi de zannedildiği kadar güçlü olmamıştır. iktidar demirel'deyse demirel'in, ordudaysa mgk'nın söylemine anında ayak uydurmuştur. ergenekonun tasfiye edildiği süreçte bir çok reisin cemaatin öğrenci evlerinde kaldığı da sır değildir. yukarıda görüğünüz üzere "bütün fortumları gendülerine bağladulaaa gendülerüne"den bir anda "türkiyenin kaymağını yiyen chp" söylemine geçmekte hiç zorlanmamışlar.

bir de o kadar kirli geçmişten utanmayan adamlar bundan mı utanacak, o var. bu adamları utanmaya davet edeni anlamıyorum.

yukarıda kimi taraftarlarının aslında ne kadar omurgalı olduklarını ıspatlamak için çırpınmışlar. bizde değişen bir şey yok aslında diye tarif ettikleri aslında bildiğin omurgasızlık. menderes lafı eden adam var, menderes'i idama gönderen senin başbuğun. böyle bir kafa...

bir de hdp'lileşen chp ne olum la? fazla akit izlemenin bünyeye zararları bunlar. chp, hdp'leşse yarından tezi yok ilk ben üye olurum olm chp'ye.

ama görünüşe göre kızıl elma mhp'sinin merkez sağ'dan ve geleneksel chp'den aldığı oyları, hatta kemik ülkücü oyların bir kısmını kaybetmiş partidir. ama devlet bahçeli'ye sorsan "sor bana pişman mıyım" der herhalde. adamın fikirleri iktidarda...

ama yine de bu giriyi devlet bahçeli'nin bizzat kendisinin kendisine dümdüz sövdüğü bu videoyla bitirmek istiyorum. valla iyi sövmüş:


jackofalltrades jackofalltrades
sirket araci olarak fiat egea kullaniyorum ve yol bilgisayari ekraninda dijital hiz gostergesi acik bende. hiz birimi olarak da km/h secili tabii metrik sistem hesabi. ama her arabaya bindigimde o ekranda "mph" (miles per hour) icin "ok" bas diye bir uyari cikiyor. hizli bakinca "mhp" gibi de gozukuyor. yani gelecek secimlerde bu adamlara 1 oy cikarsa o ben olabilirim bilgin olsun sozluk. subliminal amk.
elma yemeyi reddeden adem elma yemeyi reddeden adem
sözde onca yıllık ülkücü kültürünü, terbiyesini, vatanseverliğini, cumhuriyetçiliğini, milliyetçiliğini aciz bir ibneye emanet etmiş ve o ibne de yapması gerektiğini yapmış da satmış.

ensar'ı destekleyen adamı dikkate alırım ama mhp'li birini dikkate alamam artık. ne davası, ne şerefi kalmıştır.

terörist partisi denilen hdp bile daha şerefli ve onurludur.
defaultt defaultt
kararlı pkk mücadelesinin olumlu devam etmesi ve hatta bitirilmesi sonucunda politika yapacak malzeme bulamayacağını anlayıp akp'ye biat edip kendilerini çizgilerinden uzak ideolojiye dahil etmişsiyasi parti. pkknın ekmeğini yıllarca iyi yediler.
simurga iki çift lafım varr simurga iki çift lafım varr
ne yapmaya çalışmaktadır?
sebebi basit: bir sonraki seçimde barajaltı kalacağını bilenler koltuk aşkına kendi yol arkadaşlarını ihraç ettikten sonra onların kurduğu partinin kamuoyu yoklamasında kendilerinden daha çok güven verdiğini anlayınca koltuk koltuktur diyip daha 2018 yılında 2019' daki seçimler için ortaklık kapısı çalıyor ve birilerine yamanmaya çalışıyor da mhp' nin ne kadar oyu kalmış ki ortak olacak? öte yandan destici' de bbp olarak bu ittifakı sonuna kadar destekliyoruz falan diyor ya bbp' nin oyu ne kadar acaba?

tabii chp' de hdp oylarına göz diktiği için bir yakınlaşma peşinde bu da gözümden kaçmıyor. kılıçdaroğlu' da o kadar ilerledi derken kendi kendine çelme takıyor, chp' nin seçmenini akp seçmeni gibi gibi ne yaparsak yapalım bizimleler olarak görmesi chp' ye kaybettirir. bilhassa basın ve medya ayağının havuzda toplandığı bir ülkede chp attığı her adıma daha çok dikkat etmelidir .
minpietro minpietro
madem sonuna kadar destekleme kararı aldı, 2019 seçimlerinden akp lehine çekilmelidir bu parti ve lideri. politika üretmeyip onun bunun yancısı olmaya karar verdiyse herhangi bir seçime girip aday göstermesinin bir anlamı da yok zaten ki aday göstermemeye 2 sene öncesinden karar vermiştir. 2019 seçimlerinde baraj altında kalacağını düşünmüyorum ama eğer kalırsa suratının nasıl muşmulaya döneceğini merak ediyorum. sadece osmaniye milletvekilliğine bile razı bence. sofradaki kırıntılarla beslenmek kendisine fazlasıyla yetiyor.
73 /