milliyetçi sol

1 /
power of the right power of the right
olmayan şeydir efendim.milliyetçi sol, sol değildir.afrika da insanlar açlıktan ölürken sen kendi ülkende sosyal eşitliği sağlamışsın neye yarar.gerçek sol yalnız ve yalnız enternasyonel soldur.

chavez e milliyetçi diyenler kübayla aralarındaki ilişkiye bakmalıdır.onların milliyetçilerine göre chavez küba ya ülkenin petrollerini peşkeş çekmektedir.ama bunun sayesinde birçok bebek daha doğar doğmaz ölmekten kurtulmaktadır haberleri yoktur bu insanların.

marksizm devrimin önce ülkeler içinde gerçekleşmesi gerektiğini savunur.her devrimci ilk önce kendi ülkesindeki sömürüyü durdurmakla yükümlüdür.bu yüzden deniz gezmiş e milliyetçi yakıştırması yapmak son derece yanlıştır.dahası bunu iddia edenler deniz in filistin de savaşmış olduğunu da akıllarında bulundurmalıdır.

uluslararası işbirliğine kendini kapatmış hiçbir sol rejim varlığını sürdüremez.

(bkz: leon troçki)
(bkz: stalin)
(bkz: sovyetler birliği nin dağılması)

ekleme:ayrıca biraz daha ileri bir hali için
(bkz: nasyonel sosyalizm)
(bkz: adolf hitler)
libertar libertar
yoktur efendim, teorik açıklamasına girmek bile gereksizdir, verilen örneklere baktığımızda ya solcu olmayan milliyetçiler milliyetçi sol diye sunulmaktadır*; ya da milliyetçi olmayan solcular**.

uzun zaman sonra gelen edit: buralar eskiden dutluktu, ve kimi örnekler vardı konuya dair. doğru yolu bulmuşlar herhal.
beşincicemre beşincicemre
milletini sevmeden vatanını sevmenin zor olacağı durumunu düşündüren topluluktur. bizim bu zamana kadar gördüğümüz solcuların hepsinin, vatan yerine yurt kavramı üzerinde durarak milletin oluşturduğu en yüksek kültür müessesesi olan devletin bölünmezliğini sağlayan ve haince pusularda kalıp, kalleş mayınlarca şehit edilen türk askerlerine şehit demeye dilleri varmayan insanlar olması milli olan solcuların üzerinde düşünmesi gerekecek konulardır. nitekim anti-emperyalist her duruş milliyetçi olmayacağı gibi milliyetçilik iddiası içinde olan her solcu da milliyetçi olamayabilir. solcuların aydın kesiminin bu zamana kadar sürekli komunizm propagandası yapmasından ve bu yönde eserler vermesinden dolayı milliyetçi olma iddiası içinde bulunan bu topluluğun milliyetçi aydınların(ziya gökalp, dündar taşer, erol güngör, peyami safa, cemil meriç v.b...) fikirlerinden beslenmesi de karşılaştığımız bir durumdur ve gayet normaldir. milli olma meselesi, üzerine sağ kesim aydınlar tarafından yüzlerce kitap yazılan bir meseledir ve de sol kesimin, her insanda olan milli refleksinden sonra "ulan biz de milliyetçi naralar atıyoruz adımız da milli olsun" demeden önce doktrinlerini ve esaslarını oluşturan temeli iyice analiz etmeleri gerekmektedir. milliyetçilikle ortak pay vatanseverlikse vatan ve yurt kavramları da solcuların üzerinde düşünmesi gereken kavramlar olacaktır. nitekim bir türküde de gurbette kalan birinin söylediği gibi;

garip kaldım yüreğime dert oldu,
ellerin vatanı bana yurt oldu*

vatan ve yurt kavramları farklı olduğunu görebiliyoruz. e bunu kabul eden bir solcunun mithat cemal kuntay ın;

bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

eşsiz dizelerini de pekala kabul etmesi gerekmektedir. başa dönelim; vatan için kanını dökenlere ölüler diyen sol kesim gazetelerin bırakın milliyetçilik iddiasından, günümüz ulusalcılığından da ne kadar uzak olduğunun özeleştirisini yine solcuların yapması gerekmektedir.

türkiye de solun çok kuvvetli olması gereklililiğinden ve zaruriyetinden yola çıkacak olursak, milliyetçi olmalarını yürekten isteyeceğim topluluktur. kavram kargaşası olacak diye fikirlere çakılı kalmanın bir gerekliliği yoktur, milliyetçi sol un türkiye ye katacaklarını önceden görmemiz gerekmektedir. yeter ki milli olma kaygıları samimi ve yozlaşmış olmasın. tam bağımsız türkiye ve vatan sevgisi önceliğimiz olduktan sonra kavgalar da olmadan gayet güzel sağ ve sol birbirinden faydalanabilecektir. ekonomi alanındaki sol görüşün sağ milliyetçilerine çok şey katabileceği de en az sağın sola vereceği kadar çoktur.

cemil meriç in de dediği gibi;

izmler idrakimize giydirilen deli gömlekleridir.

kavram?
phalanx phalanx
kürtleri zararsız kürt veya zararlı kürt diye ayırıp farkında olmadan ırkçılık da yapabilen tehlikeli bir düşüncedir
hose kutinyo hose kutinyo
enternasyonalist bir anlayışı benimseyen sol ile milliyetçiliğin yan yana düşünülmesi mümkün değildir. milliyetçilik fransız ihtilaliyle birlikte gündeme gelen ve artık feodal sınırlara sığmaz hale gelen (ticaret bakımından) burjuvazinin ülke içindeki feodal bölünmüşlüğü "ulus"(millet) adlı bir sanal cemaat icad ederek, aşmasında kullandığı ideolojidir. bu bakımdan milliyetçilik bir burjuva ideolojisidir ve emekçilerin ideolojisi olan solla birleşemez.

ancak küreselleşme (kapitalist küresel sömürü düzeni) süreciyle birlikte bu sürece yönelik bir takım arkaik tepkiler oluşmaktadır. bunlardan en önemlisi de milliyetçi sol veya ulusalcılık olarak adlandırılabilecek tepkidir. aslında bunu kapitalizmin ilk aşamalarında ona tepki olarak feodalizmi savunmaya benzetebiliriz. her halükarda kurulu düzeni aşmayı değil eski sömürü şeklini geri getirmeyi amaçlayan bir anlayıştır.

sonuç itibarıyla milliyetçilik ve solu yan yana getirmek her şeyden önce solun tüm değerlerini, sistematiğini reddetmek ve tarihi katliamlarla dolu milliyetçiliğe olumlu anlamlar yüklemek anlamına gelir ki aklı selim bir solcunun asla yapmaması gereken birşeydir.
baschar baschar
"türk evladı enternasyonalist olamaz" şiarının klavuz kaptanlığını yaptığı görüş. anahtar sözcükleri: atatürk, 6.filo, mihrak, kaç kişiyiz, laik cumhuriyet, che, terör, irtica, 10 kasım.

loop yapıcam, kaçışın: varlığını inkar edenler vatan hainidir.
baschar baschar
"oha falan" olarak kavrayamadığım görüş. evet evet tam manasıyla "oha falan" olup kavrayamıyorum bu görüşü.

milliyetçilik kavramı tarihsel yolculuğuna ulus devlet yapılanmaları ile çıkmıştır. doğru. peki bu yapılanmalardan önce milliyetçilik yoktu, diyebilir miyiz? o boşluğu ırkçılık zaten doldurmaktaydı. bunu devletsiz toplumlarların klanlaşmasından tutun da kabile savaşlarına kadar geniş yelpazede ziyadesyile görebiliriz. peki, milliyetçiliğin çıkışı ve sonrasında yarattıklarını uzun uzadıya anlatmaya gerek var mı? milliyetçiliğin çok kolay deformasyona uğrayan bir altyapısından söz etmeye, milliyetçilik kartını kullananların blöf yapan ırkçılar olduğunu belirtmeye, tüm saflıklarıyla milli duygular güdenlerin bir sonraki aşamada kendilerini ırk güdümlü politikaların odağında bulduklarını hatırlatmaya hacet var mı? rica edicem, son yugoslavya örneğinde çok insanın "oha falan" olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmayalım.

gelelim bugüne. milliyetçilik şu aşamada kendini neo-liberal dünyanın kucağında bulmuş, globalleşen dünya öyle hızlı dönmüş ki bir o yana bir bu yana savrulmuş, vurgun yemiş. resmen son günlerini yaşamakta. sayılı günlerinin olduğu bilinciyle de daha da aşırılaşmakta, saldırganlaşmakta. zarar katsayısı her zamankinden daha çok. emperyalizm alevi dünyayı sermayedarların pazarı aracılığıyla yakmış, yerle bir etmiş iken en büyük kazığı alt katta yaşayanlar yerken, kapital dünyanın kapital krizleri sadece işçi sınıfını vururken tüm bunların çaresini, kurtuluşu ulusal hareketlenmelerde aramak ne kadar mantıklı? ulusal hamlelerde ekseriyetle milli çıkarlar güdülmez mi? milli çıkarların da kimlerin ekmeğine yağ sürmek, kimlerin ekmeğini çalmak olduğunu anlatmaya lüzum var mı? "oha falan" olmaya devam edelim, lütfen.

sol, işcilerin birliğini isterken herhangi bir ayrıma gitmiş midir, peki? din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın sermaye karşısında birlik olmanın manası ne ola ki? "işçi sınıfının kurtuluşu ne yerel ne de ulusal bir sorundur; modern dünyanın bütün ülkelerini kapsayan toplumsal bir sorundur", diyen adamın sakalları olduğu halde sözü neden dinlenmez?! ya insan temelli bakılan dünya görüşü ne ola ki? tüm bunlar olsa olsa kuru enternasyonalizmdir. "oha falan" olmamak elde değil.

öze inelim. milliyetçi sol adıyla yapılanlar tam manasıyla köylü kurnazlığı. emperyalizm karşıtlığının, bağımsızlık söylemlerinin özünü boşaltmak ve yeniden anlamlandırmak hem de alabildiğine abidikleşerek! (bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur diyen biri vardı. hah o adama da "oha falan" oluyorum artık, sen kalk kaç yıl öncesinden bunu öngör, pes.)


dip sos: deniz gezmiş'in babasına yazdığı mektuptan yola çıkılarak türetilenlere, “anlamdırmalara” ne demeli, onu hiç bilemiyorum. bak işte ona gerçekten "oha falan" olurum.
unutmadan; "batı emperyalizmine karşı kurtuluşta şark burjuvazisinin yeri ve önemi" diye bir ukte de vermeliyim tez elden. zira öğrenmek için yanıp tutuşuyorum.

kaynaklar: neo liberal lafını çoksolcu arkadaşlar yazılarında kullanıyo, onlardan arakladım. bi de burjuva sözünü google'da arattım fransa felan bişeyler yazıyodu, başım ağrıdı okurken, tam anlamını öğrenemeden cümle içinde kullandım. umarım 80 sonrası furyadan olduğum anlaşılmaz. ups.
1 /