milos forman

antoniofuckinmontana antoniofuckinmontana
i̇nsanların yaşamlarındaki basit olayları çok iyi gözlemleyip,filmlerine psikolojik yönden aktarmayı başarabilen nadir yönetmenlerden biridir.en iyi filmi türkçemize "guguk kuşu" olarak çevrilen "one flew over the cuckoo's nest"tir.yaptığı filmler genellikle dram ve psikoloji tabanlıdır.ayrıca milos forman'ın ebeveynleri auschwitz'deki nazi toplama kampında öldürülmüşlerdir.
benkendimveben benkendimveben
anne ve babasını esir kamplarında kaybeden öksüz yönetmen.

ilk filmi 1963 yapımı cerny petr ( maça kızı) çekti. 1968 de çekoslovakya ya sovyetler müdahale edince önce fransa ya sonra da amerika ya gitmek zorunda kaldı.


1975 te ken kesey in romanından uyarladığı one flew over the cuckoo's nest adlı filmi sinema tarihine altın harflerle geçmiş ve en önemli beş oscarı da almayı bilmiştir.

forman ın filmlerinde ortak nokta ; özgürlük arayışı ve kaynağı ne olursa olsun , baskıya ve otoriteye karşı çıkıştır.
mr curiosity mr curiosity
anarşist ruhlu, asi, karakterli, baskıcı otoriteye karşı son derece acımasız -guguk kuşu filminde mcmurphy nin diktatör baş hemşire ratched ı gırtlaklaması- arkadaşlığa ve dostluğa önem veren, içten, candan, çok büyük çek yönetmen. filmlerinde bu saydığımdan daha fazlası var.
crimson crimson
“bir birey veya kurum tarafından köşeye sıkıştırılırsa, anormal davranabilir. bunu saklamanın veya yüceltmenin manası yok. sadece hayatın gerçeği”

filmlerinde de baskı kurumları ile derdi bitmedi zaten; bu kurumların müzik dehası mozart’ı (bkz: amadeus), ispanyol ressam goya’yı (bkz: goya s ghosts) ya da porno kralı larry flynt’i (bkz: the people vs larry flynt) nasıl etkilediği ile ilgilendi.

kendisi için baskının “çekici ve uğraşılası bir dert” olmasının nedeni için tabir-i caizse çocukluğuna ve gençliğine inmek gerekiyor. 1930’larda ülkesinde nazi despotluğuna şahit olur ve ailesini auschwitz’de kaybeder. nazilerin ardından yeni baskıcı yönetim komünist parti iktidarını deneyimler. her ikisinden de oldukça rahatsız oldu. 1968 prag ilkbaharı'nda sovyetler çekoslovakya’yı işgal ederken, paris’te ilk amerikan filmini çekme serüveni için görüşmeler yapıyordu. anlaşma sonrası amerika’ya gidip ilk filmini çektikten sonra da colombia üniversitesi sinema bölümünde professörlüğe başlar. yönetmenlik kariyeri de, izin alabildiği ölçüde holywood filmleri ile devam etti, hayatını profesörlük ve yönetmenlik arasında bölmek zorunda kalır. daha sonraki yıllarda, deneyimlediği 3 baskıyı karşılaştırırken; nazi, komünist parti ve holywood film endüstrisi, en etik baskının devletten geldiğine kanaat getirir; zira komünist parti yönetimi, filmlerini kafasına göre kesmek ya da değiştirmek istemez; sadece direkt yasaklıyordu. devlet baskısı kalktıktan sonra filmler yine en orijinal halleri ile gün yüzüne çıkabilirdi. o nedenle bu baskıyı ahlaklı olarak tanımlar.
lord of flies lord of flies
sinema tarihine unutulmaz filmler bıraktıktan sonra 86 yaşında hayata gözlerini yuman usta...

Milos Forman ve Geride Bıraktıkları
benkendimveben benkendimveben
çok uzun bir kariyere sahip olmakla beraber az sayıda uzun metraj film bırakmış ve bu filmlerden de 3-4 tanesi sinema tarihi açısından başyapıt olarak kabul edilmektedir. dram ve komediyi harmanlayarak karakterinin tüm benliğini kişiliğini yakın gözlem altına aldığı filmleri , devlet mekanizması ile alaycı tavrı , ufku geniş hayal dünyası bambaşka fantastik karakterleri , çevresinden sıyrılmış özgün karakterleri başarıyla yansıtmayı bilen yönetmen 14 nisan 2018 de vefat etmiş ... sinemaseverlerin başı sağolsun ...