mimar

1 /
esdora esdora
yurt dışında herkesin saygı duyduğu bir meslek olduğu halde ülkemizde nedense sadece imzası için ihtiyaç duyulan bir meslektir. her insan kendine göre mimardır ve derler ki:
"ne olacak ki mimar işte, iki çizgi çiziyor alt tarafı".
böyle düşünen vatandaşlarımızı kınıyoruz.
soruisareti soruisareti
latince kökeninin anlamı **teknik adamların başı olan sözcük. bu mesleği izcra eden kişiler teori ezberlemek yerine tasarım yapan teknik adam olarak da görülebilir. bu disiplinin kendisi disiplinlerin arasında düşer, o yüzden bilmeyen atar tutar, bilen açıklayamaz.
bınar bınar
çok yönlü olmayı ve düşünmeyi gerektirir, yönsüz insanlar tarafından tanımlanmaya, anlaşılmaya, icra edilmeye çalışılması hazindir..
tenement funster tenement funster
mimar, tasarım olgusunu rasyonelliğin kapalı kutusunun içinden çıkararak üzerine oturtur ve çevresindeki sonsuz sanatı ve yaratıcılığı ona hiçkimsenin gösteremediği biçimde gösterir. dengelidir. uzmanlık alanı, uzmanlıkların, bir amaç doğrultusunda biraraya gelip anlam kazanmasını sağlamaktır. felsefe ile tekniği birleştiren mimardır. sınırları belirler ve diğerleri bu yeni sınırlara yaklaşmayı mutluluk sayarken bir yenisini daha...

mimar, diğer tüm disiplinlerin desteğiyle ilerler... hepsini peşinden sürükleyerek.

hangi yemeğin yapılacağına mimar karar verir. avcılığı, çiftçiliği diğerleri yapar. mimar aşçıdır.

hangi durumda hangi silahı kullanması gerektiğini bilen mimardır. silahları yapansa diğerleri. savaşan yine mimar.

çok az gerçek "mimar" vardır. zaten insanlık daha fazlasıyla başedemez.

p.s.: kıskanıp da mimarın yerine kendi mesleğinizi koyup okursanız aradaki fark gülünç bir şekilde ortaya çıkacaktır, deneyin.
laurana laurana
günde ortalama üç veya dört saat uyumaya alışmadan kazanılamayan sıfat. belki mühendislik kadar zor değildir fakat ondan kesinlikle bir kaç kat yorucu olduğu kesin.
pastaci pastaci
sınırları sınırsızlıkla aşar, somut engelleri de soyut kavramlarla. mimar dediğin altı üstü sorun çözen insandır, zaten yapılan binaların çevreye uyumu da o kadar önemli değildir*. mimarlık öğrencisi nadir uyur, çok düşünür, bunun sonucunda kafayı sıyırır ve olaylar gelişir.
chrysanthemum chrysanthemum
dört saatlik başarısız maket denemelerinden sonra (bu denemeden çıkanlara ithafen)'beynim bir maket kartonu (veya strafor da olabilir) üstüne peligom döktüler' şeklinde espirilere maruz bıraktıran meslek dalı.
tenement funster tenement funster
mimarlık eğitiminin getirdiği, sağa sola bakılırken yaşanılan iç rahatsızlıklara, sürekli eleştiri yapma tikine sahip olan kişiler. mimarlık adına birşeylerin farkına vardıkça giderek daha huysuz olan kişiler.
angelic angelic
bir binanın da nefes aldığını,fonksiyonlarını kullanan insanlarla birlikte yaşayıp onlarla hayat bulduğunu diğerleri öylesine yaşarken farkedebilen,bir yapıyı sanat eseri haline getirebilen bu yüzdendir ki mimarlar sanatçıdır sözünü gerçekten hakeden,bu benim ben yaptım ben ürettim ben yarattım diyebilmenin hazzını kişiye yaşatabilen yegane mesleğin sahibidir.
hayatınızın dönüm noktası olabilecek önemli bir finale,bir sunuma ya da bunlar gibi ders içerikli hedelere müzik eşliğinde çalışıpta daha da başarılı olunabilecek tek meslektir ki abartıp sözlüğe takılanları,msn kölesi olanları da mevcuttur.
sanatın her dalını bünyesinde barındıran,cafede arkadaş beklerken karıştırdığı en kötü ergenlik çağı dergisinden bile tasarım zekasına bir şeyler katabilme yetisine sahip olabilecek kadar rahatsızlaşılabilmektedir bu insanlar.
1 /