mine kırıkkanat

1 /
lightblue lightblue
ah canım bilsek senin kötü dediğin o şark memleketlerine göç ederdik diye karşılık alasıca yazar. yazının tarihi 1 nisan olsun allahım diye dua ettim ama değildi.
lightblue lightblue
etiyopyada yaşayan insanı insan yerine koymayan yazarmış kendileri. şunu akıldan çıkarmamak gerekir ki bu ablalar, yolda kedinin yanından hızlı geçtik diye televizyonlarda hayvansever kesilirler, ahkam keserler. yaşama hakkı gak guk diye çırpınırlar. tamam hayvana haklarını verelim bunu herkes kabul ediyor -da etiyopyada yaşayan insanın ne günahı var? etiyopyada yaşayan insan da insandır, nasıl yaşadığı bizi ilgilendirmez. ister çıplak gezsin, ister böcek yesin, insan olmaları memleketlerinden ve de mensup oldukları dinden önce gelir. etiyopyada ya da arabistanda yaşayan insanın kızılderililerden ya da avustralya yerlileri olan aborijinilerden daha kötü bir yaşam tarzına sahip olduklarını sanmıyorum. hatta eminim. buna kraldan fazla kralcılık denir, yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmemek denir. biz de fırsatını bulunca berduşluğa soyunmuyr muyuz? deniz kenarına gidince kendimizi salmıyor muyuz? boğaz kenarında milyon dolarlık villamız yok ve de o olmayan villamızın bahçesinde üzerimizde en güzel elbiselerimizle dumansız kömürle barbekü yapamıyoruz. hatta hatta barbekü için ateşi yakacak uşağımız bile yok. aşçımız da fransadan falan gelmedi, kendisi tarsusludur ve bizzat annemdir.
yazarımızın burada anlatmak istediği eğer bu görüntüleri çok modern avrupalılara göstermemek idiyse, bunu daha uygun bir dille anlatabilirdi diye düşünüyorum. yok eğer amacı türk insanının barbarlığını falan vurgulamak ise, ne diyeyim, bundan sonra okumayız olur biter. sorun şu ki biz böyleyiz, bilinçlenip oramızı buramızı kaşımayı bırakana kadar da böyle olacağız. annem hep böyle der kardeşim acayip bi hareket yaptığında, atsan atılmaz satsan satılmaz.
bizi böyle gören insanlara ve de anneme bi şarkı armağan etmek istiyorum;
candan erçetin, ben böyleyim.
arch angel arch angel
fazlasıyla ukala ve sert biçimde, tepeden bakarak ve kendinden* olmayanları adi insancıklar olarak gören fakat tüm bunarın, yazısında dikkat çektiği konunun istanbul 'un kanayan yaralarından biri olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği açık olan yazar. otoyol manzaralı bir avuç çimde piknik yapmanın nesinden keyif aldıklarını anlamadığım, dedelerimizin anlattığı eski istanbul günlerinden oldukça uzaklaşmamıza neden olan, 'taşı toprağı altın' düşüncesinden yola çıkan insanlarımızın istanbul'u 'taşı toprağı çöp' haline getirmelerini sert ve ukala bir dille eleştirmiş.
azwepsa azwepsa
türk medyasının toplu ayar verme harekatına giriştiği kişi. 28 temmuz 2005 tarihli yazısında türk halkına karşı kullandığı abes tasvirlerle de bunu haketmemiş değildir.
lethe lethe
nefret ettiği yaşam biçimine ve bu yaşam biçiminin değerlerine gönderme yaparak kendisinin elit(!) duruşuna tehdit oluşturan insanları reddeden, o insanları kendi gazete köşesinde aşağılayan, kendine strelize yaşamlar yaratan köşe yazarı. nihat genç'in milliyet gazetesinde sarıkızın anıları köşesini yazan yazara verdiği ayarı aynen bu hanıma da uyarlayabiliriz:
`http://www.metu.edu.tr/~ulubay/cevap.htm`
lightblue lightblue
yarından itibaren vatan gazetesinde yazmaya başlayacak bir insanmış kendisi. ahanda vatanın ilk sayfadan verdiği haber.

"mine g. kırıkkanat vatan'da

yazdıkları nedeniyle kalemleri ellerinden alınan değerli yazarların bağımsız vatan'da buluşması sürüyor. türk basınının cesur kalemlerinden, son dönemlerin en çok konuşulan yazarı mine g. kırıkkanat da vatan ailesine katıldı. ilk yazısı yarın."

linki de burada.
(bkz:http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=birincisayfa

düzeltme: link değişmiş.
terakime terakime
halkını tanımayan, bu insanların ne kadar okumuş olurlarsa olsunlar değişmediğini anlamak istemeyen entelektüellerimin uç noktası.
halka inmek bir yana, halkın olduğundan bile haberdar değildirler.
nişantaşının arka sokakları düşük seviye insanlardır bunlar için.
halkı aydınlatmaksa yedikleri yemeklerden, içtikleri şaraplardan, yattıkları erkeklerden ve en sevdikleri pozisyonlardan bahsetmektir.
azwepsa azwepsa
kendisini mazi dayanan sebeplerle sevmememe rağmen** yazılarındaki ayarcılığı, araştırmacılığı ve bilgisiyle bazen yüzümü kızartıp sinirlendiriyor. sevmeye sevmeye, istemeye istemeye hayranlıkla okuyorum yazılarını. böyle bi yazar.
lillymarlin lillymarlin
çook seneler önce refah partili milletvekilleri ile ilgili "kalemimin kenarı" yazdığında gönüllerde taht kuran, velhasıl sonradan gösterdiği abuk davranışlar ve türk halkını alaşağı etmesiyle derhal def ettiğimiz bir kadındır
*
baruch baruch
ikiz kulelerin bombalanmasını ladin'in barda tanışıp soluğu bir otel odasında aldıkları amerikalı bir afetle yiyişmek üzereyken amerikalı bayanın ladinin penis boyunun kısalığına kahkahalarla gülerek "ayol bu miki değil mini" demesi üzerine ladinin dumur olup daha sonraki yıllarda bu olayın yarattığı psikolojik tahribatla anti-amerikancı olduğunu anlatan, islamdaki kadın erkek eşitsizliğine rağmen rte'nin emineyi yanından eksik etmemesini "yazık emineye kocasının bu lütufkarlığından sonra menapoza girince bile kocasına bağıramayacak" diyen,donla denize girme olayını "ve ümraniye denize indi" diye özetleyen lise yıllarımda radikali okuma amacım olan yazar.

daha sonra aydın doğanın ne denli radikal olduğu belli olan gazetesinden çıkarıldı.kim ne derse desin seviyorum ben yaa bu kadını.
tırtılın sonu fırfır kelebek tırtılın sonu fırfır kelebek
genelde yazdığı yazılar üstünkörü okunduğu için genellikle yanlış anlaşılan bir yazar. gerçek anlamda bir vatansever, ve gerçek anlamda bir gazeteci. yazdığı bir yazı bahane gösterilerek radikal gazetesinden çıkarılan köşe yazarı.
1 /