minnet eylemem

itirazım var sayın yönetici itirazım var sayın yönetici
sözleri nesimi'ye ait olan bir deyiştir. ahmet aslan son albümü meleklerin düğünü'nde çok muhteşem seslendirmiştir.

har içinde biten gonca güle minnet eylemem
arabi farisi bilmem, dile minnet eylemem
sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
iblisin talim ettiği yola minnet eylemem

bir acaip derde düştüm herkes gider karına
bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına
zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
rızkımı veren hüda'dır, kula minnet eylemem

oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken
yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken
cümlenin rızkını veren ol gani settar iken
yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem
coldjoke coldjoke
ahmet aslan'ın söylemeyi bırakıp adeta ruhlarımıza üflediği deyiş. usta'nın adeta transa girerek seslendirdiği kısmı da şuradan izlenebilir.


cahan cahan
sözleri insanın kafasına tokmak gibi inen bir nesimi şiiri/gazeli.

özellikle bu seçim dönemlerinde "ranttan bir kırıntı da ben koparayım" diye siyasi partilere yavşayanları;

"ne kadar çok övüp ne kadar çok diz çökersem o kadar daha fazla kazanırım" kafasındaki bu yapmacıkları, bu kraldan çok kralcıları, yani bu politik soytarıları gördükçe;

daha bir anlamlı geliyor sözleri. terbiye ediyor aslında insanı:

"rızkımı veren hüda'dır, kula minnet eylemem!"

"zalimin talim ettiği yola minnet eylemem!"

"yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem!"


paul k paul k
bilinenin aksine hurufi olduğu için saltanat naipleri tarafından derisi yüzülen ve bir hafta cesedi teşhir edilen seyyid nesimi'ye değil ondan etkilenip bu mahlası kullanan 17.yüzyıl şairi "kul nesimi" ye ait eserdir.
"rızkımı veren hüdadir kula minnet eylemem" sözleriyle hayat felsefi yapılabilecek bir eserdir. ahmet aslan'ın yorumuyla dinlenildiğinde ayrı keyif verir.
dengesiz26 dengesiz26
dinleyin. içinizin ürperdiğini hissedeceksiniz. ister selda bağcan'dan ister ahmet aslandan isterseniz de o ses türkiye de ki çocuktan. "rızkımı veren hûda'dır, kula minnet eylemem..." der.
redstorm redstorm
her duyduğumda gözlerimi dolu dolu eyleyen ve insanın sanki ruhuna dokunan türküdür. zapping yaparken o ses türkiye de denk geldiğim nesimi deyişidir.

sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
iblisin talim ettiği yola minnet eylemem

nasılda içten içten okudular.
neptun3 neptun3
kul nesimi'nin genel toplum ahlak yapısına, diktatörlere, hilecilere, din istismarcılarına, siyasal islama, şirk içerisindeki çürümüş din anlayışına, kafa göz daldığı paçavra edip bıraktığı şiiri… mekanın cennet olsun nesimi, yüzlerce yıl sonra değişen hiçbir şey yok!

har (arapça: sıcak, ateş, alev)(farsça: çamur, yıkılmış devrilmiş, dinsiz imansız, din düşmanı, adi aşağılık, yiyici) içinde biten gonca güle (ayrıca kuvvetli bir islam sembolüdür) minnet eylemem;

- çamurdaki güle; sizin gibi adi, aşağılık yiyicilerin değiştirdiği, devirdiği, cehennem ateşine götüren sizin dininize minnet eylemem…
arabi (arap, arapça) farisi (fars, farsça) bilmem, dile minnet eylemem
- oysa yukarıdaki mısrada bu iki dili ne kadar iyi kullanabildiğini ne kadar hakim olduğunu gördük. burada bilmem derken, zaten bildiği bir şeyi bilmediğini söyleyerek kendi egosunu yere çalıyor. ayrıca arap ve fars kültürünü tanımadığını (bilmem) öz be öz türk olduğunu söylüyor. ayrıca dile minnet eylemem derken esasında bunu size açık açık söylemeye tenezzül etmem. benim açıklamaya da ihtiyacım yok diyor.
- bu noktadan sonra, sarkastik biçimde arapça ve farsça anlamalara da dikkat edin mesajı da var.

sırat-i müstakim (fatiha suresinde geçer, doğru yol demektir) üzre gözetirim rahimi (rah: farsça'da yol, rahim: allah'ın sıfatlarından, esasında tasavvufi geleneğe göre en önemli sıfatlarından birisidir)

- rah kelimesini iyelik eki ile, hem yol olarak hem de allah'ın bu şiirin temasına göre en doğru sıfatı halinde kullanması büyük bir deha örneği… kısaca, çok kısaca ben yolumu allah'ın gösterdiği doğru yol bildim… (burada çok uzun çok derin tasavvufi bir temel var, bunu bir paragrafla açıklayamayacağım için, açıklamaya kalktığımızda da bu sefer şiirin ana eksenini okuyucu nezdinde kaçıracağım için çok üzülerek çok çok üzülerek pas geçmek zorunda kalıyorum. merak edenler için konu vahdet-i vücutla, islama sonradan eklenen şirklerle, zaman(tanrı?) ile ve dinin kaynağının yalnızca kuran olması gerekliliği ile çok ilgili)
iblisin talim ettiği yola minnet eylemem

- şeytanın yetiştirdiği, büyüttüğü, alıştırdığı, uygulattığı ve uyguladığı yola minnet eylemem. bu da yukarıdaki derin anlamlı paragrafla birlikte düşünüldüğünde muazzam bir yere çıkıyor, islam tabularına sert dalmış şair, o zaman için bunları konuşabilmek, ima edebilmek çok büyük olay.

--------------------------------------
bir acaip derde düştüm herkes gider karına
bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına
zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına (mal)
rizkimi veren hudadır (hüda sıfatının seçilmesi önemli yine tasavvufi gelenekle bakacak olursak allah'ın önemli sıfatlarından biridir, kendi kendini doğuran, üreten anlamındadır)
kula minnet eylemem
- bu kıta genel olarak en anlaşılır kıta, tekrar etmek anlamsız olacak
-----------------------------------------------


oy (acı ünlemi) nesimi, can (alevilik simgesi, tasavvufta da önemli yeri var) nesimi ol (tasavvufta her şeyi başlatan ilk emir) gani (bol, ihtiyaçtan da fazlasına sahip olan, ayrıca allah'ın isimlerinden) mihman (misafir) iken

- oy nesimi; tarihte iki nesimi mevcuttur, ilki seyyid nesimi, hurufilik mezhebinin kurucusudur. muhalif bir islam anlayışı vardı, tasavvuf ve vahdet-i vücut takipçisi idi. mısır'da derisi yüzülerek öldürüldü… bu şair ise ismini seyyid nesimi'den alan kul nesimi… kendisi de bir hurufi ve tasavvufçu. oy nesimi derken, seyyid nesimi'ye üzülüyor.
- can nesimi ise kendisi; can diyerek aleviliğe selam çakıyor. ayrıca bir altta açıklayacağım cümlenin anlamlanmasını sağlıyor.
- ben bu canda, ihtiyacımdan da fazla kalarak (bundan hicap duyuyor, istemiyor varlığa kavuşmayı arzuluyor) misafir iken… allah'ın bizzati yansıması iken, o ol demiş, olmuş iken, gani (hem yukarıdaki fazla olan -şair- hem de allah'ın sıfatı -gani-) iken

yarın şefaatlarım (hakkın divanında benim adıma af dileyenlerim, kefillerim) ahmed-i (peygamber'in isimlerinden) muhtar (özerk, kendi kendini temsil etme yetkisi olan) iken
- yarın allah'ın huzurunda sadece peygamberden şefaat isteyecekken, kendi kendimi temsil edecek (muhtar), allah'tan başkasına hesap vermeyecek, kimseden yardım dilemeyecekken

cümlenin rızkını veren ol gani settar (allah'ın sıfatlarından kullarının günahlarını örten, kapatan) iken
- herkesin geçim kaynağını bol bol veren ol deyince olan, bolluğun kaynağı, yukarıdaki mısra ile ilişkili olarak günahlarımızı da kapatacak, örtecek, affedecek allah iken,

yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem…
- allah allah bu kim acaba…