mısra öz sel

tonguç tonguç
çorlu tren kazasında oğlunu trenin altından iki parça olarak almış acılı anne. çorlu'daki ihmalkarlıklar, sağlanamayan adalet yetmiyormuş gibi şimdi de acısını, feryadını, çaresizliğini, içini döktüğü sosyal medyadaki twitleri için emniyet müdürlüğü'ne çağrılmış bir anne.

sizin olayınız vatandaşın parası ile kanal istanbul cinayeti işlemek mi, italyanın tasarımı, amerikalının motoru ile yerli araba masalı anlatmak mı, yoksa acılı bir annenin adalet arayışını, çığlıklarını korkutarak susturmak mı?

bu kadar mı nasır bağladı yürekleriniz, bu kadar mı korkuyorsunuz bu ülkenin insanından, ne zaman bu kadar insafsız oldunuz, hiç mi allah korkunuz yok!


delikadirulen delikadirulen
tekrar etmek çok zor geliyor ama oğlunu iki parça halinde almış bir anneyi ne ile korkutabilirsiniz ki gerçekten. hapisle mi korkutacaksınız. biraz empati kurun biraz acıya saygı gösterin be.
simone cecile simone cecile
su hayatta kaybedebilecegi en kiymetli seyini kaybetmis bir anne bu sekilde susturulur saniliyorsa hata ediliyor.
o anne ancak adalet yerini bulursa bir nebze susar o da bakin bir nebze diyorum.
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
ne yapmış yani bu kadın, devlete millete küfür mü etmiş? takip ederseniz twitter'dan görürsünüz, tren kazasında kaybettiği 9 yaşındaki oğlunu kamuoyuna hatırlatmaktan başka bir şey yaptığı yok. çünkü kadın biliyor ki, mensubu olduğu toplum yaşanan her şeyi asla unutamayacak durumda değil.

bugün 541 gün geçmiş kazanın üstünden. bu 541 gün boyunca, oğlunun vagonun enkazı altında iki parça halinde bulunmasına neden olan kazanın sorumlularına hesap sormaktan başka ne yapmış da ifadeye çağırdınız kadını? öyle öyle susar mı sandınız? çocuğun ikiye bölünmüş cesedini çuval diker gibi geri dikip teslim etmişsiniz annesine dedesine bir de... hesap sormasın da ne yapsın? kan parası alıp otursun mu?

sonunda "eeh, sıktın be, oğlun da o trene binmeseydi, zorla mı" diye kadını suçlamazlarsa ne olayım.
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
ablamızın hakkında en son yazdığımda oğlunu 541 gün önce kaybetmişti. bugün 1014 gün geçti o elim tren kazasının üstünden, adalet halen yerini bulamamışken, hesap vermesi gerekenler halen hayatlarına olduğu gibi devam ediyorken, mısra hanım ablamız covid-19'a yakalanmış ve yoğun bakıma alınmış maalesef.

bedeni dayanamazsa belki de bu dünyada yaşadığı cehennemden kurtulup, canının yarısı, biricik oğluyla buluşmaya cennete gidecek, o yüzden duamızı eksik etmeyelim ablamızın üstünden. allahım şifanı eksik etme üstünden.