missing

1 /
marooned marooned
evanascence parçası,sabah saatlerinde dinlemeniz menfaatiniz icabıdır.

please, please forgive me,
but i won't be home again.
maybe someday you'll look up,
and, barely conscious, you'll say to no one:
"isn't something missing?"

you won't cry for my absence, i know -
you forgot me long ago.
am i that unimportant...?
am i so insignificant...?
isn't something missing?
isn't someone missing me?

[chorus:]
even though i'm the sacrifice,
you won't try for me, not now.
though i'd die to know you love me,
i'm all alone.
isn't something missing?
isn't someone missing me?

please, please forgive me,
but i won't be home again.
i know what you do to yourself,
i breathe deep and cry out,
"isn't something missing?
isn't someone missing me?"

[chorus]

and if i bleed, i'll bleed,
knowing you don't care.
and if i sleep just to dream of you
i'll wake without you there,
isn't something missing?
isn't something...

[chorus]
anosias anosias
uzaklardan, aylardır göremediğiniz bir kişiden dinlendiğinde oldukça etkileyen, özlemleri doruğa çıkaran everything but the girl şarkısı, nakaratı insanı kendinden alır


i step off the train,
i'm walking down your street again
and past your door
but you don't live there anymore

it's years since you've been there
now you've disappeared somewhere
like outer space,
you've found some better place

and i miss you
like the deserts miss the rain.

could you be dead
you always were two steps ahead of everyone
we'd walk behind while you would run

i look up at your house
and i can almost hear you shout
down to me
where i always used to be

and i miss you
like the deserts miss the rain

back on the train
i ask why did i come again.
can i confess
i`ve been hanging around your old address

and the years have proven
to offer nothing since you moved.
you're long gone
but i can't move on

and i miss you
like the deserts miss the rain
alexandrian alexandrian
1982 yapımı costa gavras imzalı film. film, şili darbesinde kaybolan oğlunu arayan amerikalı bir işadamının şili'de şahit olduğu askeri rejimi anlatır. çarpıcı ve etkileyici bir filmdir ki cannes film festivalinde yol ile birlikte en iyi film ödülünü kazanmıştır.
anosias anosias
bu şarkı* buram buram umursanmazlık, yalnızlık kokuyor. ve yokluğunuzdan hiç de gocunmayacak, sizi hayatından tamamen çıkardığına ve sizi asla geri istemeyeceğinize emin olduğunuz birinin varlığına işaret ediyor. işin ilginci ablamız bir yandan artık sana dönmeyeceğim dese de, bir yandan da umursanmamanız eskisi gibi değerli olmamanın acısını yaşıyor şarkının her satırında.
thedude thedude
everything but the girl'ın artık efsaneleşmiş mükemmel parçası. şu günlerde iğrenç bir remixini radyolarda duyar oldum. yapmayın her boka remix demedik ki kardeşim. bırakın olduğu gibi kalsın. bu şarkıyı dinlemek için en iyi ortam sokaklardır. walkman, discman,ipod ve türevi taşınabilir müzik çalarınızla yolda yürürken dinleyin. ya da yağmurlu bi günde araba kullanırken. görüldüğü üzre arabası olana da olmayana da hitap edebilir. insana duygu patlaması yaşatır. kefilim bu şarkıya. aşık olasınız gelir. ağlayasınız bile gelebilir. bunun bir benzeri ve bir iki kademe üzeri de yine elektronik bir çalışma olan tiestonun adagio for stringsidir.
sir da ros floyd sir da ros floyd
patrondan* türkü. the crossing guard filmi ile uyum içerisindedir dinlemeye başlayınca ne bok yiyeceğinizi bilemezsiniz.(you re missing ile karıştırılmasın aynı şarkı değildir)


woke up this morning, was a chill in the air
went into the kitchen, your cigarettes were lying there
your jacket hung on the chair where you left it last night
everything was in place, everything seemed all right
but you were missing
missing..

last night i dreamed the sky went black
you were drifting down and you couldn't get back
you were lost and in trouble so far from home
i reached for you, my arms were like stone
i woke and you were missing
missing..

i searched for something to explain
in the whispering rain, and the trembling leaves
tell me baby where did you go
you were here just a moment ago

there's nights i still hear your footsteps fall
i can hear your voice moving down the hall
your smell drifts through the bedroom
i lie awake, but i don't move

missing you..
usako usako
"lütfen, lütfen affet beni.
ama bir daha o evde olmayacağım.
belki bir gün kafanı kaldırıp bakarsın ve
hala tam olarak idrak edememiş bir şekilde sorarsın:
"bir şeyler eksik değil mi?"

yokluğum için ağlamayacaksın biliyorum.
beni çok önce unuttun.
o kadar önemsiz miyim?
o kadar mı değersizim?
bir şeyler eksik değil mi?
kimse beni özlemiyor mu?

fedakarlık eden ben olmama rağmen,
benim için denemezdin, en azından şimdi.
beni sevdiğini bilmek için ölmeye hazır olmama rağmen,
yapayalnızım.
bir şeyler eksik değil mi?
kimse beni özlemiyor mu?

lütfen, lütfen beni affet,
ama bir daha o evde olmayacağım.
kendine ne yaptığını biliyorum.
derin bir nefes alıp haykırıyorum:
"bir şeyler eksik değil mi?
kimse beni özlemiyor mu?"

ve eğer kanarsam, ki kanayacağım
umrunda olmadığını biliyorum.
ve eğer sadece rüyamda seni görmek için uyursam,
sensiz uyanıyorum.

bir şeyler eksik değil mi?
kimse beni özlemiyor mu?"

önemsizliğimi yüzüme vuruyor her dinlediğimde. yalnızlığım da boş durur mu, arkasından geliveriyor. kabuslar bitmiyor hiç. ne kadar kaçarsam kaçayım, bir şeylerin eksikliği, ama hiç kimsenin bu eksikleri görmeyişi derinden derine kanatıyor beni. kimsenin umrunda olmasa da.
lovestarved lovestarved
hakkında o kadar yazılıp çizilmiş, ama henüz sözleri girilmemiş olan müthiş everything but the girl şarkısı. hadi bari ben gireyim:

i step off the train
i'm walkin' down your street again
and pass your door
but you don't live there anymore
it's years since you've been there
and now you've disappeared somewhere
like outer space
you've found some better place

and i miss you
(like the deserts miss the rain)
and i miss you
oh
(like the deserts miss the rain)

could you be dead?
you always were two steps ahead
of ev'ryone
we'd walk behind while you would run
i look up at your house
and i can almost hear you shout, down to me
where i always used to be

and i miss you
(like the deserts miss the rain)
and i miss you
(like the deserts miss the rain)

back on the train
i ask why did i come again
can i confess?
i've been hangin' 'round your old address
and the years have proved
to offer nothin' since you moved
you're long gone
but i can't move on

and i miss you
oh-oh (like the deserts miss the rain)
and i miss you, yeah
(like the deserts miss the rain) and i miss you

i step off the train
i'm walkin' down your street again
pass your door
i guess you don't live there anymore
it's years since you've been there
and now you've disappeared somewhere
like outer space
you've found some better place

and i miss you
(like the deserts miss the rain)
and i miss you, yeah
(like the deserts miss the rain)
and i miss you, and i miss you
(like the deserts miss the rain)
and i miss you, yeah
(like the deserts miss the rain)

deserts miss the rain
(like the deserts miss the rain) like the deserts miss the rain
(like the deserts miss the rain)
fitnefücur fitnefücur
kaybolmuş, haber alınamayan kişiler veya hayvanlar için hazırlanan el ilanı, broşürlerin üzerine yazılan, türkçesi ''kayıp'' olan ingilizce kelime.
1 /