mizah

1 /
tonguç tonguç
insan toplum içerisinde doğup,büyüyüp,gelişen bir varlıktır.bunun doğal sonucunda çevre şartlarından etkilenerek gelişimini sürdürür.gelişimi sürecinde etkilenmelerden dolayı takdir gören,beğenilen,benimsenen davranışları olacağı gibi dalga geçilen,beğenilmeyen v.s davranışları olucaktır.toplumun farklı bir kesimi de diğer kesimin beğendiği davranışları alaya alabilir.dolayısıyla iki kesimde de mutlak suretle hatalı tarif edilen,beğenilmeyen,alaya alınan davranışlar vardır.mizah "bunları" konu alır ve biçimlendirir,süsler ve sunar.ağızdan ya da kalemden çıkar ve genelde kişileri baz almaz,ifade edilen zaten dokunacağı ya da sarsacağı bünyeyi bulur.
kimi insanlar şanslıdır.mizahın içinde büyümüşlerdir ve mizahın kendilerini şekillendirmesini memnuniyetle kabul ederler ve de bunu kavuk misali çağdaşlarına ya da nesillere aktarırlar.bunları sindiren,özümseyen,uygulayanlar olacağı gibi içlerinde bir sırça kavanoz yaratan ve ona sımsıkı sarılan kişiler de vardır ki bunların korunma iç güdüleri uzmanlaşmıştır ve bu kişiler "savunma sanatı" olarak bu yanlarını sergilerler.mizahın dokunması gereken ve çoğunlukla da dokundukları bu güzel insanlardır;ama onlar kavanozun üzerine kapanmışlardır ve kimseye elletmek istemezler.oysa üzerlerine kapandıkları bu cam kavanoz kullanılmaya kullanılmaya kırılganlaşır ve kırıldığında da "cam kırıkları" insanın canını fena yakar.bu yüzden hayatı mizahi yönden yakalamaları onlar için şarttır.kavanoz gene olsun ama ihtiyacın olduğunda(her daim değil) sığınabileceğin bir yer olsun.

mizah karşıtlıkları ile yeşerir
ceket yok pantolon verelim ceket yok pantolon verelim
krallar,
imparatorlar ve çarlar,
tüm evrenin hükümdarları,
buyrukları altında bulundurmuşlar orduları
ama becerememişler hiç
mizahı.
ezop, yayan yürüyüp yolları
uğradığında ünlü kişilerin her gün
rahatlık içinde yüzen saraylarına,
onları dilenciden daha üstün görmemişti.
iki yüzlülerin
ayak izlerini damga gibi bastığı
evlerde, toplantılarda
nasreddin hoca,
iğneli şakalarıyla,
altüst etti
kafalarını
kahkahalarıyla
bir dizi paytak gibi!
kimileri
ısmarlama
mizah istedi-
ama mizah parayla satın alınmaz ki!
kimileri
tuttu mizahı
katletti
ama mizah ölmedi,
kaatillerine
keskin dişlerini gösterdi!
çünkü durup ahmak ahmak
güçtür
mizahla
savaşmak.
tekrar tekrar idam ettiler mizahı
ama o,
koltuğa alıp gövdeden ayrılmış kafayı
alay etti, savaştı.
mumyacıların kavalları çalmaya başlar başlamaz
alaylı bir havayı,
mizah da şaştı, ve bir
meydan okuyuşla haykırdı:
"işte geldim geri, buradayım gene"
keyifle, görseniz, hem de nasıl oynardı.
tuttular tekrar hapsettiler mizahı
şimdi o,
lime-lime olmuş eski bir palto içinde,
sarkık bir suratla
ve bir yapmacık pişman maskesiyle
siyasal bir suçlu
hem de tutuklu
yürür
ama özgür
idam sehpasına.
dış görünüşüyle içine çekilmiş, biraz da pişman,
sanki de hayattan öte hayat olduğuna inanmış,
ama apansız
kayıverir
giydiği paltonun içinden,
ve el sallayarak
yağlayıverir tabanı.
mizah şimdi taş duvarlardan, demir parmaklıklardan
dalmış içeri
onlar gösteredursun dar hücreleri,
ve zindanı
o bayağı bir insan gibi öksürüp
yürür cesurca öne doğru
dudağında bir türkü,
elde tabanca, kış sarayının üstünden.
alışıktır o kaş çatmalara,
çünkü bilir ki bir zarar getirmez onlar;
ve zaman olur mizaha
kaş çatar
mizah.
ölümsüzdür o,
hafif ve çabuktur.
içinden geçemiyeceği eşya
ve insan yoktur.
öyleyse-
mizaha hem şeref dileyelim, hem şan
çünkü-
odur en cesur insan.


yevgeni yevtuşenko
fuck fucking fuckers fuck fucking fuckers
vitamindir, yan etkisi yoktur. onun sayesinde korku,üzüntü gibi tatsız duygular yok olur.akıl sağlığı için kesinlikle gereklidir ve yapılan araştırmalar insan yaşamını uzattığını ortaya koymuştur. amma velakin mizah yapmak riskli bir iştir ve bazen geri tepebilir.eğer mizah yapma tarzımız içten ve inceyse riskler minimuma iner.
major tom major tom
beklenti farkındalığı ile oynayarak güldürme sanatı. yani palyaçoların düşmesi bile mizah ama en basiti (çocuklar için olanı).

beklenti farkındalığı nasıl yaratılır? normal olanın hatırlatılması ile. her şey herkes için normal değildir. bu sebepler herkes için normal olan aranır. herkes için normal olanlar klişelerdir. demek ki birşeyin normal olma derecesi var. bugünkü klişeler bundan mesela 10 sene önce normaldi, gibi.

demek klişe önemli.

klişe yani nedir? bayatlamış normal! bunu ısıtıp ısıtıp önümüze getirenlere de bu kadar da olmasın ama denebilir*

mesela tam bir klişe/herkes için normal, şişeden bardağa su koyup içmektir.

yani birisi bir şişeden bir bardağa su koyar, sonra da şişedeki suyu içerse bu komiktir.*

yanlış park edildiği için birisine kalan dar park yerine dikine park edilmesi de komiktir.

bir önemli husus da, mizahı yapılan kişinin de bundan keyif almasıdır*

mesela bir insanın herkes için çok sinir bozucu bir durumda bile sakinliğini durgunluk derecede koruması da komiktir. fakat bunu salaklık olarak göstermek mizah değildir. mizah bunu insanları güldürmek için kullanır ve o insanla (o tip insanla) dalga geçmez. geçerse bayağı olur. *

mesela, ağızda sigara cama çıkıp nefes açma egzersizi yaptırmaktır*. beklenti neee, olan şey ne?

peki komiklik ile mizah arasında bir far var mıdır? insanları düşündürmeli gibi ayrımlar yapılmak istense de, insan eğer bir şeye gülüyorsa, o durumun içinde gizli olan beklenti/yadsıma/gerçeklik algısını kendinde zaten izleyebilir. yani güldükten sonra düşünmek izleyicinin işidir. mizahçının işi değildir o.

mizah normal olanla oynadığı için absürd olan ile de hep iç içedir ve öyle enteresan bir çizgidir ki o, godot u beklerken aynı anda hem komik, hem trajik olabilir. bakışımıza göre anında değişir. çünkü absürd normal sınırının dışındadır, hatta normali normal yapan yapının da dışındadır. mantık dizgesinin, dilin, vs.

kısaca izleyicinin belentisini şiddet içermeden, şiddet yaratmadan kırarak alternatif gerçeklik yaratma olayıdır mizah.
gubar ı gam gubar ı gam
"izah mizahı öldürür." bilmeyenlerin bilmesi gerektiği mizahda en temel kuraldır. bu prensipten sonra mizahta bana göre iki kriter önemlidir:

1- özgün olmalı,size özel olmalı. yani "bak mizah yaptığını sanıyorsun ama bak bu 'böyle ' olmalı" diyen insanlara "siktir" çekebilmelisin. bu kuralı en iyi temsil eden yiğit özgür dür bana göre. ondan önce karikatürde diyalog balonları hep kısa olur, çizgilere önem verilirdi. yiğit özgür bunun tam tersini yaptı diyaloğa önem verdi,kendi tarzını kullandı bu yüzden yiğit özgür oldu.
2- konuyu budaklayabilmektir. yani başlangıç konusu ile bitişi kopuk olmalıdır. gerçi bu kural tercih meselesi, kişiye göre değişebilir.

yani dizi replikleriyle komiklik yaptığını sanıp diğer kendi çapında eğlenenlere '' abi adam küfürle güldürüyo, ben de yaparım bunu ne var ki ? '' tarzı cümle kuranlar, buyrun yazmak serbest. küfürle güldürmek neymiş öğrenelim. öyle masabaşından ''ben çok muhalefetim, çok entellektüelim. böyle sığ mizah olmaz'' demekle olmuyor. daha iyisini yapabiliyorsan buyur, yoksa siktir git köşene gazetenin magazin sayfalarıyla kendini geliştir.
rain man rain man
en iyi savunma mekanizması ve yeri geldiğinde de en iyi saldırma sanatı.

yapılması için iki şart vardır:yapacak kişinin zekı olması ve daha da önemlisi tanımadığı insana yapmaması.
suskungeveze suskungeveze
resim çizmek gibidir.

sevmek, uğraşmak yetmez. kabiliyet de gerektirir. yani olmayınca olmaz.

zorla güzellik olur( estetik sağolsun) zorla mizah olmaz.

yapılmaz.

yapmayın.

ne olur lan!
anthrax anthrax
ortam çok önemlidir.

gerek arkadaş ortamında gerek sanal alemde sizin neye güleceğinizi daha çok ruh haliniz belirler. mesela öncesinde bir kaç güzel espri ortamda dönmüş, biraz gülünmüş falansa bir veya bir kaç kişinin bütün herkesi gülmekten sıçırtması muhtemeldir. mesela ortam boktansa, samimiyet yoksa veya canlar sıkkınsa ne biliyim hava kapalısa hatta en önemlisi bi önce ön gülüşme yaşanmamışsa o ortamı birden kırıp geçirmek için cem yılmaz falan olmak gerekir. bu hem gerçek hayatta hem de internette geçerlidir. yani çok öyle kaliteli olmasına gerek falan da yok yeri gelir, güzel bir ortamda sen sus lan orospu çocuğu demeniz bile milletin karnına kıramplar sokarken, yeri gelir her yerde beğenilen bir espriyi herkes itin götüne sokar. ata demirer'in dediği gibi kahkayı erken bulmak önemlidir.
1 /