moda sahnesi

rakamla 7 rakamla 7
kurucuları kemal aydoğan, timur acar, onur ünsal, mert fırat, inan ulaş torun, selçuk aydoğan, irfan varlı, bengi günay, ilksen başarır, erdal çiftçi, orhan tozkoparan ve barış yaman'dır.

yeni sezon oyun haberleri de geldi; kadıköy'ün kültür-sanat yaşamı moda sahnesi̇'yle canlanacak hürriyet tv'nin kültür-sanat programı oksijen'in 20. bölümünde ekim 2013'te açılacak olacak moda sahnesi'nin konuğu olduk. kültür hayatına renk kat... hurriyet
laein laein
müthiş. evet.

nasıl güzel bir yer olmuş anlatamam. gidin görün hömönögöing.

"büyük salon"da bu oyunlar dönüyor; büyük salon modasahnesi

ben geçtiğimiz pazar günü tek başıma hamlet'i izlemeye gittim. saat 5'ti ve salon hınca hınç doluydu. gözlerim doldu.

müthiş keyifli bir oyun çıkarmışlar ortaya. onur ünsal ve emre adıyaman özgün metinden kendileri çevirmişler ve belli ki oldukça kafa patlatmışlar. şekspir'in o yüksek üslubunu bütünüyle yok saymadan, bir yandan da akıcılığı sağlamak adına "biz"e uygun anlamlı çevirileriyle müthiş bir denge kurulmuş.

bütün oyuncular pırıl pırıl parlıyordu. ama onur ünsal. ah! bebek.

(bkz: onur ünsal/@ laein)

kendisi hamlet'ti. yaşattı adam. gerçekten yer yer deliliğinden korktum. nefes almaktan çekindiğim zamanlar oldu. inanılmaz başarılıydı.

çok çalışmışlar, çalışırken de müthiş eğlenmişler. belli.

büyük salon'a gelirsek; sahne yeterince büyük, izleyici için en iyi şekilde kurgulanmış müthiş amfi şeklinde basamakların üstünde sandalyelere oturuluyor ve görmemek diye bir şey yok. öğrenci bileti 25 tl. falan.. değdi mi değdi.

lakin broşürü 3 tl ye satıyorlardı ona pek anlam veremedim. masrafı çıkartmaya çalışıyorlarsa demek ki. canları sağolsun..

bi de cafe var bi tane, takılmadım ben pek ama güzel görünüyor, gidip ara ara bi çay içilir.

gitmek lazım lan. vallahi. destek olun amınakoyim. karşılığını fazlasıyla alacaksınız, garanti ediyorum. beni burda bilen bilir..... -tribe girmek hauhauahuahuahau-

herkese de reklamını yapıcam. böyle bir güzelliğin bilinmesi şart.

param oldukça da defalarca gidicem.

canlarım.
sevinç dölleyen adam sevinç dölleyen adam
bu gece emin igüs konserine ev sahipliği yapan eskinin moda sineması bugünün moda sahnesi. 29 yıl önce ezginin günlüğü ile konser verdiği alanda bugün yalnız başına çıktı sahneye. ama kalabalık bi koroyla hep birlikte söyledik şarkıları. emin igüs'ün hiçbir elektronik cihaz kullanmadan çıplak sesi ve gene elektronik bağlantısı olmayan çıplak bağlaması ile berrak bir müzik ziyafeti yaşattı. bağzı değerler popüler olmalı mı olmamalı? bi türlü emin olamasam da ne sıcak şarap ne keskin köpüklü kahve ne de fırtınalar koparan dizeler. kulaklarımızın şahitlik ettiği bu zarif ses kadar ısıtamazdı içimizi.

ocak ayında bir kez daha aynı sahnede yerini alacak. merak edebileceklere fısıldaması benden.
haydari haydari
geçenlerde köpek, kadın, erkek" adlı oyunu izlemek için gittiğim konsepti hoş mekan. erken geldiyseniz hemen yanıbaşındaki pasajdaki sahaflardan kitap bakarak zaman geçirebiliyor insan.

sahnesi gayet hoş olmuş ama seyirci kısmı için aynı şeyi söylemem çok doğru olmayacak. sabit koltuk yerine masa sandalyesi koyarak bütçeyi korumaya çalışmışlar belli ki. ayrıca önden arkaya doğru uzanan basamakların yüksekliklerinin yeterli olmadığını düşünüyorum. her basamağın bi 5 cm daha yüksek olması gerekirdi kanımca. kızarkadaşım bulunduğu yerden sahnenin belirli kısımları öndeki adamın boyu uzun diye bi sağ bi sol izlemek zorunda kaldı. işte bunlar mühendislikte hep ön tasarım - fmea...
bozukbirmilyondolar bozukbirmilyondolar
bildiğim kadarıyla oyun atölyesinden bi husumet nedeniyle ayrılan kadro tarafından kurulmuş. husumetin haksız tarafı kendileri olduğu için böyle hep yavan geliyor burası bana.

evet baya desteksiz konuştum ama öyle. hikayenin bu kadarını hatırlayabiliyorum. bir de ayak işlerine koşturup tiyatrocu oldum diye dolanan 2-3 tane bebe takılıyordu en son. bunun da etkisi var.

ha zaten şu an zibilyar kilometre ötedeyim gidemiyorum.

aslında yazma amacım da şu ki, çok pahalılar lan. aşırı pahalılar. bi oyun izlemek için 50 lira falan veriliyordu en son oyun atölyesinde. burada da pek fark yoktur. bu kadar pahalı olmasın.
mazebizu mazebizu
moda'ya o kadar yakışıyor ki.

ufak bir yokuştan aşağıya iniyorsunuz, modern ama sıcak bir atmosfer. oyunların başarısı, oyuncuların enerjisi.

istanbul'un bu tarz yerlere ihtiyacı var.
benkendimveben benkendimveben
self servis çay kahve içebileceğiniz keyifli müzikler eşliğinde kitabınızı okuyabilme imkanı veren kafa dinlemek için harikulade mekan çünkü cadde gürültüsünden bir nebze uzaklık iyidir . sinema salonu da var sanırım 45 koltuklu ev tipi desek yeridir . ben burada en az 10 film izledim ve seyirci sayısı daha 10 u geçmiş değil . daha çok kadınlar tercih ediyor . kimse sevgilisini alıp gelmiyor ona göre gelin sevgiliniz ile gelmeyin ses çıkartmayın salonlarda aq yeter ..
bilmeyenler için bahariye caddesi üzerinde kadıköy halk eğitimin yanında mango dan sonra modaya doğru giderken soldaki aşağıya inen arada gugıldan bakın işte
2
ferrarisi olmayan adam ferrarisi olmayan adam
her geçen gün sergiledikleri tiyatro oyunlarıyla dikkat çeken sahne. örneğin kasımın ilk haftası kasım oyunlarında artık yer bulamıyorsunuz.
"hamlet" ve "en kısa gecenin rüyası" adlı iki adet shakespierre oyununa mutlaka gitmelisiniz. yine şekspir ' in "fırtına" adlı oyununu da bu yıl oynamaya başladılar. hamlet oyununda onur ünsal' un performansı izlemeye değer.

sinema sahnesinde çok gözönünde olmayan ve sanatsal filmler yayınlanır. hobbit thor beklemeyin yani.

bunun dışında yine kardeş türküler veya incesaz gibi müzik konserleri de düzenleniyor.

güzel bir sahne, güzel bir mekan...
bu sefer kesin bu sefer kesin
en sevdiğim sahnelerden biri.
birincisi baba sahne.
yeri o kadar şahane ki gittiğiniz oyunu beğenmeseniz bile çıkışta barlar sokağına 5 dakika yürüme mesafesindesiniz. kadıköy'ün göbeğinde.
özledim.