mon ami

1 /
man on the moon man on the moon
bir pastel boya markası.18'likleriye yetinirdim ben hep.52'lik kullananı sınıf başkanı seçerdik biz.

-baaaak bende yunus mavisi bile var.sende?
-eee,şey bende düz mavi var.
-fakir.peh
lord andurien lord andurien
taksimde bulunan çeşitli oyunlar oynanabilen bir kafe. işin enteresan tarafı, damsız girilmemesi.

not: asansörüne yazdığı kadar(4) kişi binin. hayır biz 5 kişi bindik yolda durdu bir yerde ondan uyarıyorum
new mohican is walk on water new mohican is walk on water
annemden yıllarca 52 lik olanını istediğim boya seti.hiç bir zaman almadı sebep olarakta 'çok pahalı'derdi.ama ama ama ben geçen gün eve gittiğimde 52 liğini kardeşimde gördüm!ya annemler beni sevmiyor ya da biz zenginledik benim haberim yok diye düşünmeme yol açan boya markası
geyik geyik
fransızca arkadaşım anlamına gelmektedir (mon:benim, ami:arkadaş), ayrıca taksimde galatasaray lisesinin karşısındaki binanın 3. katında bir cafe adıdır. iddiaların tersine damsız girildiğini bilmekteyimdir, nitekim damsız gittiğim zamanlarda da hoş karşılanmışımdır.. yine çalışanlarından birinden öğrendiğim üzere bu cafe taksim klan cafe'nin sahibine aittir..
soulforged soulforged
52liklerin beeyle karizmatik kutusu vardı. ortasında kazıyaç ve tutuşgaçı bile vardı. boyanın sarılı olduğu kağıtta ingilizce renk isimleri yazardı, hatta ilk defa renklerin ingilizce karşılıklarını ordan öğrenmiştim.

bazı renkler diğer renklerden daha erken biterdi, eksik renkler için yeniden koca seti almak armutluk olucağından arkadaşlarla ortak bi boya seti oluştururduk. gene de bazı renkler eksik kalırdı hep. zeynep vardı, onda olurdu bütün renkler. ama doğal olarak utanırdık ondan istemeye, ilkokuldayız daha. beeyle upuzun örülü siyah saçları vardı, ah ahh. neyse konumuza dönersek, sıra bile oluşturmuştuk bu boya isteme işi için;

- olm bugün boya isteme sırası sende.
- lan ben daha iki gün önce gümüşü istemiştim.
- abi sıra bende değil ondan eminim, daha dün istedim açık yeşili.
kafalar üçüncü elemana döner..
- ehuehe kem küm ehuhe
- yürü lan iste çabuk, daha resim çizicez, ders sonuna bitçek dedi hoca, denyo seni..

monaminin de devri geçti tabi, caran dache'a terfi ettik sonradan. onlar da ayrı hikaye...
hemera hemera
pastel boyası ile çocukluğumuzun resim ödevlerini şenlendiren süper markadır.tabi çocukluk geçti pastel boyalar rafa kalktı,yerini daha kaliteli markaların boyaları aldı ama ne oldu?silgisi herdaim yanımızda kaldı.kesinlikle iz bırakmayan,cok iyi bir silgisi mevcuttur.sırf bu silgi bende monami marka silgi kullanma alışkanlığı yapmıştır,alışan bırakamaz.
fırtık fırtık
çocukkene pastel boyalarına hasta olduğum, çıkartmalarını da gördüğüm her yere yapıştırdığım kırtasiye markası.
gxix gxix
içinden çıkan o renkli prens resimli etiketleri yapıştıracak yer bulamadığım, "ulan az daha dursun bakalım, mutlaka daha güzel bir yer vardır yapıştıracak" diye diye bekletip en sonunda da kaybettiğim pastel boyadır.
1 /