motto

1 /
eksiksizuyum eksiksizuyum
bu yaşıma kadar (rahatına 50~60 var) hiçbir yerde denk gelmediğim, hayatımda ilk kez sözlükte* karşılaştığım kelime. anlamı hususunda halen en ufak fikrim yok; zira aradığım taradığım kadarıyla birbiriyle pek ilgisi olmayan anlamlar biçilmiş kendisine. "bilmemne mottosunu kabullenmek" gibi bir şeyler görüyorum arada ama anlamıyorum. galiba kullanması keyifli; ondan kullanıyorlar. bir deneyeyim bakayım:

-"babam eve gelirken motto almış."
olmadı
-"benim mottom senin mottonu döver."
yok; çok sırıttı
-" 'en büyük erdem dürüstlüktür' mottosuna uygun yaşıyorum. "
biraz bir şeye benzedi sanki.

bu durumda motto sözcüğü yerine şiar sözcüğü kullanılsa daha anlamlı olacak gibi; veya düstur kelimesi.

ha, biri çıkıp "senin önerdiğin kelimeler türkçe mi sanki" derse ona da saygı duyarım.

ben yine de düşüncemi örnek bir cümleyle aktarayım:

-"motto ne amına koyayım?"
nervikan nervikan
selebriti gibi bu da boku çıkarılmış, içi boşaltılmış türkçeye yerleşen kelimelerdendir.

sanırım birtek sözlük jargonunda var bu koduğumun mottosu.
ne lan bu motto ?
her başlıkta, en az bir giride var.

önce türkçeyi, sonra hemen ardından ingilizceyi siktik attık, sıra italyancaya geldi.

ilke, slogan, düstur ?
suyu mu çıktı bunların.
niye illa ki motto ?

ah pardoooon, entel oluyosun di mi böyle söyleyince.
idrak yolları idrak yolları
(bkz: sözlük yazarlarının en sevdiği kelimeler)

ilk defa sözlükte gördüm ben de birçok kişi gibi. bi kaç kere kullandım. "baba bana motto al" kıvamında acemilik cümleleri içinde. ama olmuyor cidden. çok artist bi kelime. sosyal hayatında "motto" diyen hiç kimse görmedim şahsen. yazınca havası oluyo işte. ama cümle içinde sırıtıyor cidden. "bu yazar beni kullanacağı yeri bilmiyor" diye bağırıyo resmen. ısınamadım. sevmiyorum.
1 /