muhabbet kralı

19 /
poetik poetik
az önce şu diyaloğun geçtiği program.
--- spoiler---
kadın "okan bey motora biniyor musunuz?" dedi
"evet!"
"binmeyin, size kötü bir şey olacak, şimdi geldi!"
--- spoiler---

nereden, ne geldi acep?
shackair shackair
okan bayülgen'in sunduğu televizyon programı. o konuklar, sanki insanlara yemek yeme adabını öğretirlerse 'savaşlar bitecek, herkes kol kola, kardeşçe yaşayacak' mış gibi anlatıyor. o ne ciddiyettir, o ne gereksiz adetlerdir. ulan bugün çatal kullanmayacağım, elimle dalmak istiyorum yemeklere. arkadaş ben bu adab-ı muaşeret kuralları kadar gereksiz, faşistçe(bu kelimeyi kullanmayı hiç sevmiyorum ama ne yapayım yerini dolduracak ve bu şekilde algılanabilecek başka bir kelime bulamadım), yapay ve yapay olduğu kadar da insanın özgürlüğünü kısıtlayıcı bir hayali kuvvet bilmiyorum. tamam hayvan olalım demiyorum (olmayalım da demiyorum) ama ne gerek var allah aşkına, darvin aşkına, isa aşkına, hiç aşkına. ulan solak olduğum için çatalı hep sol elimle tutuyorum ama bugünden kelli sağ elimle tutmaya çalışacağım. ne dangalakça şeyler, ne dangalakça bir yazı oldu. kendi rahatımız için yarattığımız kurallar hayatımızı, özgürlüğümüzü ne kadar kısıtlıyor, bizi ne kadar rahatsız ediyor. aklım almıyor.

edit: 'o konuklar' şeklinde kendine yazıda yer bulmuş kelimelerin belirttiği konuklar 09.03.2012 tarihli yayında bulunan kişilerdir.

ayrıca ne çok adab-ı muaşeret meraklısı varmış, şaşırdım. tamam ona da bir şey demiyorum, diyemem de ama karşınızdaki insanlara 'aaa ayıya bak eliyle yemek yiyor' ya da salağa bak 'nasıl yiyeceğini, giyineceğini bilmiyor' demek gibi bir hakkınızın da olmadığını bilin.
beloc beloc
bu geceki konu alzheimer ve beyin üzerine. teyzenin birisi dedi ki

'geçen yüzyılın en büyük yalanı, beynimizin sadece %10unu kullanıyoruz yalanıdır.'
herkes beyninin kullanabildiği tüm potansiyelini kullanırmış.

ne yani einstein amca olayı da mı yalandı?

onu geçtim şu anda bu konu bi takım çevrelerce de -o kendini biliyor dediğimiz insan kategorisi- bir hayli kafa patlatılmış durumda.
bir fincan kahve ile film izlemek bir fincan kahve ile film izlemek
bu gece kediler konusuyla ekranda olacak. kedisi olanlar veya benim gibi maalesef kedisi olmayıp da kedilere delicesine ilgi duyanlar kaçırmasın.
eğer cins kedilerin yanı sıra hayvan barınaklarının halinden, sokakta kalmış kedilerden de bahsederlerse o zaman bir anlamı olur bu programın.

anket: www.kingoanket.com
karamuratbenim karamuratbenim
aşkı tartışıyorlar. aşka inanmayan bir abi bağlandı. "hormonal bir şeydir aşk, aşka inanmıyorum" dedi. "aşka inanmıyorum" cümlesini bir kaç kez söyledi. olduğunu söyleyip sonra olmadığına inanmak nasıl oluyor?

aşk vardır ve evet hormonal bir durumdur.
19 /