muhibbi

1 /
karahisari karahisari
pâdişâh-ı 'aşkam u dil defter u dîvân bana
derd u mihnet sözlerin yazdum yeter 'unvân bana

inlerem tanbûr-veş bagrum delindi ney gibi
bezm-i gamda mesken oldı kûşe-i hicran bana

buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ile
yarım ağız buse ikrar eylese yârum bana

öldürür gerçi ki gamzen 'âşıka virmez amân
leblerün îsî-nefes her lahza virür cân bana

yanayum pervâne veş şem'-i cemâli nûrına
şem'-i hüsne çün muhibbi didi dilber yan bana
gölgeningücü gölgeningücü
dedim: dilber hub açılmış
dedi: güldür yanağımda
dedim: anber mi saçılmış
dedi: terdir dudağımda

dedim: yüze çekme perde
dedi: uğramışım derde
dedim: ab-ı kevser nerde
dedi: damlar dudağımda

dedim: muhibbi yem bilür
dedi: halvet kılsak n'olur
dedim: korkam uykum gelür
dedi: baş koy kucağıma
jack daniels jack daniels
senin gamın, derdin bu gece güçsüz candan geçti gitti.
göz yaşlarıma bak, yeryüzünü ve gökyüzünü doldurdu şimdi.

kimsesizim, hali perişanım, kala kalmışım.
aşığım, sabırsızım ve acılar içindeyim.
o yürüyen servinin, sevgilimin ayrılığından, ayağı toprağa bağlı bir çam gibi kalmışım şimdi.

aşk derdim için ne söyleyeyim ki, söylemek, anlatmak mümkün değil.
ey doktor bir çare bul bana, çünkü gönül derdi bu can-ı aştı geçti.

ey ay yüzlü sevgilim, senin aşkınla dertli oldum ne yapayım.
kendi kendime bu bela içine düştüm ne yapayım.

ey eziyet eden sevgili, senin elinde muhibbi gibi
akşam sabah kıyamete kadar feryat ediyorum.
saki saki
celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım

hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım

neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şem?im
turuncu u nar u narencim, benim şem-i şebistanım

nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
azizim, yusufum varım, gönül mısrındaki hanım


stanbulum, karamanım, diyar-ı milket-i rumum
bedahşanım ve kıpçağım ve bağdad?ım, horasanım

saçı varım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bimarım
ölürsem boynuna kanım, meded he na-müsülmanım

kapında çünki meddahım, seni medh ederim daim
yürek pür gam, gözüm pür nem, muhibbi yim hoş halim!

bugünkü dille;

benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım,
can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım.

hayatımın, yaşamımın sebebi cennetim, kevser şarabım
baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm,

sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem.
turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, visal odamın aydınlığı,

nebatım, şekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemiş, el değmemiş sevgilim.
gönlümdeki mısırın sultanı, hazret-i yusufum, varlığımın anlamı,

istanbulum, karamanım, bütün anadolu ve rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim.
değerli lal madeninin çıktığı yer olan bedahşan?ım ve kıpçağım, bağdadım, horasanım.

güzel saçlım, yay kaşlım, gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim, hastayım!
eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır, çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin, bana imdad et, ey müslüman olmayan güzel sevgilim.

kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.
yüreğim gam ile, gözlerim yaşlarla dolu, ben muhibbiyim, sevgi adamıyım, bana bir şeyler oldu, sarhoş gibiyim. bir hoş hale geldim.

(bkz: hub) kökünden gelmektedir aslında sevmek manasına gelir
nastasya filippovna nastasya filippovna
en meşhur gazellerinden biri:

halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi
olmaya devlet cihânda bir nefes sihhat gibi

ko bu ays u isreti çünkim fenâdur âkibet
yâr-i baaki ister isen olmaya tâat gibi

olsa kumlar sagisinca ömrüne hadd ü aded
gelmeye bu sise-i çarh içre bir sâat gibi

saltanat didükleri ancak cihân gavgaasidur
olmaya baht u saâdet âlem-i vahdet gibi

ger huzûr itmek dilesen ey muhibbî fârig ol
var midur vahdet makaami gûse-i uzlet gibi
asphodel asphodel
dostum, ben gönlümü senden yana yolladım.
onun bir daha benden yana gelmesi mümkün değil.
ey yay kaşlı, okun ne zaman göğsümden yana doğrulsa,
o okun ucundaki demirden yana göğsümü germezsem,
erkek değilim.
ey dost gönlümü aldın.
şimdi maksadın cânım ise,
ben cânımı ve bâşımı çoktan koydum bu yolun üstüne.
1 /