mümin

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
sid meier
mumin suresi

mekke'de inmiştir. 85 ayet, 1199 kelime, 4970 harftir. bismilahirrahmanirrahim

1-ha, mim.

2-bu kitabın indirilişi, o çok güçlü, nerşeyi bilen allah'tandır.

3-o günahkarları bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezalandırması şiddetli, bol lütuf sahibi allah'tan ki, o'ndan başka tapılacak yoktur. dönüş de o'nadır.

4-allah'ın ayetleri hakkında yalnızca nankörlük eden kafirler mücadele eder. şimdi onların memleketler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın!

5-onlardan önce nuh kavmi, arkalarından da çeşitli gruplar yalanlamışlardı ve her ümmet kendi peygamberlerim yakalamaya kalkıştı. onlar, hakkı batıl ile yok etmek için boşuna mücadele ettiler de ben, onları tuttum alıverdim. (bak) o vakit nasıl oldu cezalandırmam?!

6-ve işte o nankörlük eden kafirlere, rabbinin onların nara (cehennemde) yanacaklarına dair sözü öyle gerçekleşti.

7-arşı taşıyanlar ve onun çevresindekiler rablerini hamd ile teşbih ederler, o'na iman ederler ve iman etmiş olanlar için şöyle bağışlanma dilerler: "ey rabbimiz, senin rahmet ve ilmin herşeye geniş (herşeyi kuşatmıştır) . hemen o tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru!

8-ey rabbimiz, onları o kendilerine vaad buyurduğun adn cennetlerine koy; atalarından, eşlerinden ve soylarından dürüst olanları da. şüphesiz sen, güçlüsün, hikmet sahibisin sen!"

9-onları fenalıklardan koru! sen, her kimi fenalıklardan korursan, o gün onu gerçekten rahmetinle yarlığamışındır (bağışlamışsındır) . işte asıl büyük kurtuluş da budur!"

10-o küfredenlere muhakkak şöyle bağınlacaktır: "kesinlikle allah'ın gazabı, sizin kendinize karşı olan gazabınızdan daha büyüktür. çünkü siz imana davet ediliyordunuz da küfrediyordunuz."

11-diyecekler ki: "ey rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere de dirilttin, şimdi günahlarımızı anladık; acaba çıkmanın bir yolu var mı?"

12-bunun sebebi şudur ki, "siz tek allah'a çağırıldığınız zaman inkar ettiniz, o'na ortak koşulduğunda da inanıyordunuz, işte hüküm o ulu, o büyük allah'ındır."

13-size ayetlerim gösteren, sizin için gökten bir rızık indiren o'dur. fakat, ancak gönül veren anlar.

14-o halde sizler, dini kendisi için halis kılarak (dininde samimi olarak) hep allah'a ibadet edin; isterse kafirler hoşlanmasınlar.

15-o dereceleri yüksek arş'ın sahibi (allah), buluşma gününün dehşetin! haber vermek için kullarından dilediğine emrinde ruh (melek) indirip vahy veriyor.

16 -onların (mezarlarından) meydana fırlayacakları gün, kendilerinin yapmış olduğu hiçbir şey allah'a gizli kalmaz. "bugün mülk kimindir?" (buyurulur). "bir olan, herşeyi kudreti altında tutan allah'ındır." (denir).

17-bugün herkese kazandığının karşılığı verilecektir. zulüm yok bugün. şüphesiz allah, hesabı çabuk görendir.

18-bir de o yaklaşan felaket gününü onlara haber ver ki, o zaman yürekleri gırtlaklara dayanmış yutkunur da yutkunurlar. zalimler için ne ısınacak bir hısım (ne sıcak bir yakın) vardır, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi!

19-gözlerin hain bakışını da bilir, gönüllerin gizlediğinide.

20-allah, hakkı yerine getirir. onların o'ndan başka yalvardıkları ise, hiçbir şeyi yerine getiremezler. çünkü allah'tır hakkıyla işiten, gören)

21-yeryüzünde bir dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğuna bir bakmalılar mı? onlar gerek kuvvet, gerekse yeryüzündeki eserleri bakımından kendilerinden daha çetindiler; öyle iken allah, onları günahları yüzünden tutup alıverdi ve kendilerini allah'a karşı bir koruyan bulunmadı.

22-o şundandı: onlara peygamberleri mucizelerle geliyorlardı, fakat onlar inkar ettiler. allah da tuttu kendilerini alıverdi; çünkü o'nun kuvveti çok, cezası çetindir, andolsun ki, musa' yı ayetlerimizde ve açık bir delil ile gönderdik:

24-firavun'a, haman'a ve karün'a; onlar dediler ki: "bu bir sihirbaz, bir yalancı."

25-bunun üzerine kendilerine taraf muzdan gerçeği getirince de: "onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri bırakın!" dediler. kafirlerin düzeni (tuzağı) hep dalal (sapkınlık) içindedir. 26-bir de firavun: "bırakın beni, öldüreyim musa' yı da o, rabbine dua etsin! çünkü ben, onun.dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum." dedi.

27-musa da: "muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan rabbime ve rabbinize sığındım!" dedi.

28-firavun ailesinden -imanını saklayan- mümin bir adam: "bir adamı "rabbim allah'tır" diyor diye öldürecek misiniz? oysa o, size rabbinizden açık delillerle gelmiştir. hem o bir yalancı ise, çok sürmez yalanı boynuna geçer; fakat doğru ise size yaptığı tehditlerin bir kısmı olsun başınıza gelir. şüphe yok ki, allah, aşın giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz.

29-ey kavmim, bugün mülk sizindir, bu yerde yüze çıkmış (üstün) bulunuyorsunuz; fakat allah'ın hışmı başımıza gelirse bizi ondan kim kurtarabilir?" dedi. firavun: "ben size yalnızca görüşümü söylüyorum ve ben size ancak doğru yolu gösteriyorum." dedi.

30-o iman etmiş olan kişi: "ey kavmim, doğrusu ben sizin hakkınızda ahzab (eski topluluklar)ın günleri gibi bir günden korkuyorum.

31-nuh kavminin, ad'ın, semüd'un ve daha sonrakilerin maceraları gibisinden. allah, kullarına haksızlık etmek istemez.

32-ve ey kavmim, ben sizin için o çağrışma gününden korkuyorum.

33-o arkanızı dönüp gideceğiniz günden. sizi allah'tan koruyacak da yoktur. her kimi de allah şaşırtırsa, artık onu doğru yola iletecek biri yoktur!" dedi.

34-bundan önce size apaçık delillerle yusuf gelmişti. o zaman da onun size getirdiği gerçekte şüphe edip durmuştunuz. nihayet vefat ettiğinde de: "bundan sonra allah asla peygamber göndermez!" dediniz. işte aşırı şüpheci olanları allah böyle şaşırtır.

35-onlar ki, kendilerine gelmiş bir delil olmaksızın allah'ın ayetleri hakkında mücadele ederler. allah katında ve imanı olanların yanında kin beslenmesi için ne büyük huy! işte allah, her zorba, böbürlenen kimsenin kalbini öyle bir tabiat ile mühürler.

36-firavun da: "ey haman, bana bir kule yap, belki ben erişirim o yollara.

37-göklerin yollarına da musa'nın tanrısınına muttali olurum ve kesinlikle ben onu yalancı sanıyorum." dedi. işte bu şekilde firavun'a kötü ameli güzel gösterildi de yoldan çıkarıldı. firavun'un düzeni hep hüsrandadır (çıkmazdadır).

38-o iman eden kişi ise: "ey kavmim, gelin arkamdan size reşad yolunu (murada erdirecek yolu) göstereyim.

39-ey kavmim, bu dünya hayatı, ancak bir kazançtan ibarettir, ahiret ise durulacak yurttur.

40-her kim bir kötülük yaparsa, ona onun gibi kötülükten başka karşılık olmaz. gerek erkek gerek dişi her kim de mü'min olarak iyi bir iş işlerse, işte onlar cennete girerler, orada kendilerine hesapsız rızık verilir.

41-hem ey kavmim, neden ben sizi kurtuluşa davet ederken siz beni ateşe davet ediyorsunuz?

42-siz beni, allah'ı inkar etmeye ve bence hiç ilimde yeri olmayan şeyleri o'na ortak koşmaya davet ediyorsunuz; ben ise sizi o çok güçlü, çok bağışlayıcıya davet ediyorum.

43-şu asla inkar edilemez ki, gerçekte sizin beni davet ettiğinizin ne dünyada ne de ahirette bir davet hakkı yoktur, hepimizin varacağı allah'tır ve bütün haddi aşanlar nara (cehennemde) yanacaktır.

44-siz benim söylediklerim! sonra anlayacaksınız. ben işimi allah'a havale ediyorum. muhakkak allah, kullarım görür, gözetir." dedi.

45-onun için allah, onu onların kurdukları tuzağın fenalıklarından korudu ve firavun'un ailesini o kötü azap kuşattı.

46-ateş; onlar, sabah akşam ona karşı sunulur dururlar. kıyamet kopacağı gün de: "tıkın firavun ailesini en şiddetli azaba!" (denilir).

47-ve hele ateş içinde biribirlerini protesto ederlerken zayıf olanlar büyüklük taslayanlara: "hani bizler sizin yönettikleriniz idik. şimdi siz bizden bir ateş nöbetini savabiliyor musunuz?" diyeceklerdir.

48-büyüklük taslayanlar ise şöyle diyecekler: "evet, hepimiz onun içindeyiz, çünkü allah kulları arasında hükmünü verdi."

49-ateştekiler cehennem bekçilerine derler ki: "rabbinize dua edin de bir gün (olsun) azabımızı bir; hafifletsin!"

50-bekçiler: "ya size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı ki?" derler. onlar: " evet." derler. bekçiler: "öyle ise kendiniz dua edin." derler. kafirlerin duası ise hep çıkmazdadır.

51-elbette biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında, hem de şahitlerin dikileceği günde yardım edeceğiz.

52-o gün ki, zalimlere, özür dilemeleri fayda vermez. onlara lanet vardır ve onlara yurdun kötüsü (cehennem) vardır.

53-andolsun ki, biz musa'ya o hidayeti verdik ve israil oğullarına o kitabı miras kıldık,

54-aklı selim sahiplerine bir yol gösterici ve bir ihtar olmak üzere.

55-o halde sabret, çünkü allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam-sabah rabbini hamd ile teşbih et!

56-çünkü kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde, sadece yetişemeyecekleri bir kibir vardır. sen hemen allah'a sığın çünkü işiten o'dur, gören o!

57-elbette göklerin ve yerin yaratılması o insanların yaratılmasından daha büyüktür. fakat insanların çoğu bilmezler.

58-kör ite gören bir olmaz, iman edip iyi iyi işler yapan kimselerle kötülük yapan da (bir değildir). siz pek az düşünüyorsunuz!

59-herhalde o saat(kıyamet) muhakkak gelecektir, onda hiç şüphe yoktur. fakat insanların çoğu inanmazlar.

60-oysa rabbiniz: "bana yalvarın ki, size karşılık vereyim; çünkü bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler, yarın hor, hakir cehenneme gireceklerdir. " buyurdu.

61-allah o'durki, içinde dinlerlesiniz diye sizin için geceyi yarattı, göz açıcı olarak da gündüzü! doğrusu allah, insanlara karşı bir lütuf sahibidir. fakat insanların çoğu şükretmezler.

62-işte allah'tır rabbiniz, herşeyi yaratan o'ndan başka hiçbir tanrı yoktur; o halde nasıl çevrilirsiniz?

63-işte allah ayetlerini inkar edenler öyle çevriliyorlar.

64-allah o'dur ki, sizin için yeri bir karargah, göğü de bir bina yaptı, size şekil verdi, sonra da şekillerinizi güzelleştirdi ve hoş nimetlerden size rızık verdi, işte o allah'tır rabbiniz! ne yücedir o alemlerin rabbi olan allah!

65-gerçek hayat sahibi ancak o'dur, o'ndan başka tapılacak yoktur. onun için dini halis kılarak o'na. hep o'na yalvarın! hamd o alemlerin rabbi olan allah'ın.

66-de ki: "bana rabbimden açık deliller geldiği zaman, ben o sizin allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmekten kesinlikle men'edildim ve o alemlerin rabbine teslim olmakla emrolundum."

67-o'dur sizi (önce) bir topraktan yaratan sonra bir nutfeden (bir damla sudan), sonra bir yapışkan maddeden; sonra da sizi bir bebek olarak çıkarıyor, sonra olgunluk çağma eresiniz diye büyütüyor, sonra da yaşlanasınız diye. içinizden kimi de daha önce vefat ettirilir. belirli bir süreye eresiniz ve gerek ki aklınızı kullarlasınız diye.

68-o'dur hem dirilten, hem öldüren. özetle, o bir işe karar verdiği zaman ona sadece: "ol!" der, oluverir.

69-bakmaz mısın, o allah'ın ayetleri hakkında mücadeleye kalkanlara, nereden döndürülüyorlar!

70-kitaba ve peygamberlerimizi gönderdiğimiz şeylere yalan diyenler artık ileride bilecekler.

71-o zaman, boyunlarında tomruklar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

72-kaynar suda; sonra ateşte kaynatılacaklardır.

73-sonra denilecek onlara: "nerede o ortak koştuklarınız?

74-allah'tan başkaları?" diyecekler ki: "onlar bizden uzaklaşıp gittiler. daha doğrusu biz bundan önce bir şeye ibadet etmiyormuşuz!" işte allah kafirleri böyle şaşkınlaştırır.

75-bunun sebebi şudur. çünkü siz, yeryüzünde haksızlıkla seviniyordunuz ve çünkü güveniyordunuz.

76-girin cehennemin kapılarından, içlerinde ebedi kalmak üzere. bak o kibirlenenlerin yeri, ne çirkindir!

77-onun için, sabret. allah'ın va'di gerçektir, mutlaka olacaktır. artık onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni kendimize alsak da onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.

78-andolsun ki, biz senin önünden nice peygamberler gönderdik; onlardan kimin! sana ayıttık, kimin! ayıtmadık (anlatmadık). hiçbir peygamber, allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir ve ba,tıl bir dava peşinde koşanlar, işte hüsrana burada düştüler.

79-allah o'dur ki, sizin için o yumuşak başlı hayvanları yaratmıştır. onlardan binit edinesiniz diye; onlardan yersiniz de.

80-size onlardan daha bir çok yararlar vardır. ayrıca onların üzerinde sinelerinizdeki bir arzuya erişesiniz diye, hem onların üzerinde hem de gemilerin üzerinde taşınırsınız.

81-ve size ayetlerini gösterir, şimdi allah'ın ayetlerinin hangisini inkar edersiniz?

82-daha yeryüzünde bir gezip de bakmazlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuştur? onlar kendilerinden hem daha çok hem de kuvvetleri ve yeryüzündeki eserleri noktasından daha üstün idiler. öyle iken o elde ettikleri şeyler kendilerini kurtaramadı.

83-çünkü onlara peygamberleri açık delillerle geldiği zaman, kendilerinde bulunan ilme güvendiler de alay enikleri şey kendilerini kuşatıverdi.

84-o zaman hışmımızı gördüklerinde: "allah'ın birliğine inandık ve ona ortak koştuğumuz şeyleri inkar ettik!" dediler.

85-dediler ama, hışmımızı gördükleri zamanki imanları kendilerine fayda verecek değildi. allah'ın kulları hakkındaki süregelen kanunu (bu), işte hüsrana bu noktada düştü kafirler!
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
visiroti
aynı zamanda, islama inananların maiyeti altına girmiş mecburi istikamet, kimseler için müslüman deyimi kullanılmıştır.. mümin isterse kişinin bundan sonra kabul edeceği 2. durumdur ve gerçekten inanmış olma durumunda olan, bütün görevlerini eksiksiz yerine getiren kişilere özgü bir sıfattır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
kizkulesiylecikanadam
eğer bir kimse allah' a inanıyorsa ''kesinlikle ben müminim demeli'' onun '' inşallah ben müminim'' demesi doğru değildir.
eğer '' inşallah ben müminim'' demesi gururlanmamak maksatlı ise küfre düşmez ama yine de şüphe barındırmamalıdır.

müminler ancak o kimselerdir ki, allah' a ve resulüne iman ettikten sonra şüpheye sapmazlar'' el- hucurat suresi.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın