murder on the orient express

untouchable untouchable
agatha christie'nin istanbul'dan kalkıp avrupa'ya yol alan doğu expresinde işlenen bir cinayeti konu aldığı kitabı. 1974 yılında sidney lumet tarafından beyaz perdeye aktarılmıştır. olay 1935 yılında geçmektedir ve filmde çizilen türkiye portresi oldukça kötüdür. sirkeci garındaki satıcıların ve pera palastaki orkestra elemanlarının kafalarına fes giydirilmiştir. şahsen beni sinirlendiren yaklaşık onbeş dakikalık bir türkiye sahnesinden sonra, olay örgüsü trene kaymakta ve orada son bulmaktadır. christie'nin daimi karakterlerinden olan dedektif hercule poirot'u filmde albert finney canlandırmış ama abartılı hareketleri ve kitaptaki portreden biraz uzak olması yüzünden yapay kalmıştır. kitap, christie'nin en yaratıcı cinayetlerinden birini anlatır. her ne kadar filmde, yönetmen katilleri deşifre etmekte aceleci davransa da kitapta heyecan sona kadar saklı kalmaktadır.
rainbow rainbow
ilk baskısı 1934 yılında yapılan agatha christie romanı. roman suriye'den istanbul'a giden bir tren yolculuğu ile başlar ancak asıl kurgu istanbul'dan avrupa'ya yapılan bir tren seferinde işlenen bir cinayet üzerinedir. filmi izlemediğim için ordaki türkiye tablosunun iyi mi kötü mü olduğunu bilemeyeceğim ancak kitapta 'aa canım yazar da türkiye'yi kötü göstermiş' dedirten herhangi bir şey yok. ancak tabiki christie'nin romanını okurken uyanık takılıp herkesten şüphelenilmesine rağmen, yani tabi katil bu da olabilir, bu da olabilir, yani her kes olabilir demenize rağmen yine de kitabın sonunda ters köşe olup 'way anasını be' oluyorsunuz...
yassayf yassayf
agatha christie'nin su gibi akıcı kitaplarından bir tanesidir. kitap bitmesin diye yavaş yavaş okudum; o kadar bayıldım yani. kitap trende işlenen cinayet sonrasında vagondaki şüphelilerin tek tek sorgulanışlarından oluşmaktadır. kendinizi o trende hisseder, karın kokusunu alırsınız. kitabın vurucu sonu ve olayın hercule poirot tarafından örtbas edilişi düşündürür...

bitmesin diye yavaş okuduğum bir diğer ac kitabı için;
(bkz: on küçük zenci)
gabriella gabriella
agatha christie nin mükemmel kitaplarından sadece bir tanesi.solak bir katil,ezilmiş kol saati,madeni bir düğme,kırmızı kimonolu kadın,kondüktör forması,pipo vs. derken bana iyice kafayı yedirtmiş bir kitaptır.hercule poirot olmasa kim çözerdi bu cinayeti bilmem.üstelik katil ya da katiller koskoca hercule poirot u enayi yerine koymak istemişlerdir bu kitapta.ama o yer mi?herşeyi çok büyük bir titizlikle ortaya çıkarmıştır.
gereksiz diploma gereksiz diploma
hafiften sherlock havası ile başlayan mükemmel bir filmdir . hiç beklenmeyen bir sonu izleyicinin gözüne soka soka hazırlıyor efenim.
film sonu müziğini dinlemenizi tavsiye ederim.
jitemci astsubay jitemci astsubay
kenneth branagh'ın oynadığı ve yönettiği, fevkalade uyarlama. filmde cgi dışında sırıtan herhangi bir unsur yok. katili bulmaya çalışanlar ise finalde cevaplarını alıyorlar. gayet hoş bir seyirlik.
sakil sakil
dehşetü'l-vahşet bir oyuncu kadrosuna sahip bir film. kitap uyarlaması olduğu için kurgu da sağlam zaten. kullanılan renkler, görüntü kalitesi de enfesti. ama sıkıcı buldum ne yalan söyleyeyim. 2 kere ara vermek zorunda kaldım filmi izlerken. daha fazla hareket arıyorum ben izlediğim filmlerde. normalde sakin bir insanım ama filmlerde ağır işleyişi sevmiyorum. bence tren öncesindeki şehir görüntülerini biraz daha uzun tutabilirlermiş. istanbul kısmı daha uzun olsa eminim çok daha fazla keyif alırdım şahsen. hadi şehir kısımları uzatılmadı, tren kısmında sıkmamak için film 2 saat değil de 1,5 saat olsaymış keşke. bilmiyorum belki ben havamda değildim izlerken ama imdb'deki 6,5'e bakılırsa genel anlamda da beğenilmemiş. zirâ bu kadro çıkıp boş boş kameraya baksa imdb'de 7'yi kapması gerek.
2
snow flake snow flake
staj yaptığım ofiste bu kitabı bulup okumuştum, sonrasında filme uyarlandığını tesadüfen sinemalara bakarken görmüştüm. staj bitince ayrıldım oradan, ayrıldığımın ertesi günü de yeni vizyona giren bu filme gitmiştim.

olan bitenin yanı sıra müzikleri ve o doğa manzaraları beni etkilemeye yetmişti.
5
the light in abyssal zone the light in abyssal zone
1974 yapımı olan film çok hoşuma gider. özellikle istanbul'un o eski hali çok dikkat çekici. çoğu yabancı yapımda istanbul gerçekten göründüğü gibi anlatılmasa da (bkz: taken), bu uyarlama da olduğu gibi gösterilmiş olduğuna inanıyorum.

t: agatha christie romanı ve o romandan uyarlanmış film.