mustafa pektemek

1 /
maximus maximus
gençlerbirliği'nde ilk yarıyı sakat olarak geçirdikten sonra çok başarılı bir ikinci yarı geçirmiş ve takımının en golcü oyuncusu olmuştur. gollerine ümit milli takımda devam etmektedir. geleceğin yıldız adayları arasındadır.
pontiarchus pontiarchus
driplingi var, kafa topu alıyor, top saklayabiliyor, toplu ve topsuz patlayıcı koşusu var, biraz tekniği ve pasör özellikleri eksik ama bu oyuncuyu yıldız statüsünden uzaklara koyan en önemli özelliği bitiricilik konusunda bozkırda 10 umut bulut gücünde olması.
regulus regulus
750 bin euro bonservis önerildiği gelen haberler arasında.
galatasaray, serkan ve alparslan'ı gençlere bedelsiz verdiği için, buna karşılık mustafa'ya yapılan teklifin kabul edileceği konuşuluyor.
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
dedikoduların doğru çıkmasını ve barış ile ayhan'a birde aydın yılmaz'ın eklenerek karşılığında alınması gereken oyuncudur. hala genç aydın etiketi dururken mustafa pektemek ile takasta kullanmak çok isabetli bir tercih olacaktır.. takımın sezon sonunda jo'yu tutmayacağını, baros'un arkasında yedek kalacak kalitede bir oyuncu içinde yabancı kontenjanını harcamayacağını düşünürsek sercan yıldırım için verilmesi olası 10 milyon euro gibi astronomik bedelli bir transferden çok daha akıllı bir seçim olacaktır..
hakkinen hakkinen
2010/2011 sezonunun başlamasına 1 hafta kala sakatlanarak 6 ay sahalardan uzak kalacak olan futbolcudur. onu seyretmek türk futbolu adına insanı birazcık umutlandırıyorken bu haber umutlu futbolseverlerin yüreğine köz düşürmüştür.
garion garion
türkiye'nin şu anda tartışmasız en çok şey beklenmesi gereken hücum oyuncusu.

çelimsiz görünse de müthiş bir gücü var. acı kuvvet derler ya, işte ondan var kendisinde. topu bu gücün de etkisiyle müthiş saklıyor, ikili mücadelelerde kolay yıkılmıyor, adam geçmeyi hobi değil zorunluluk olarak kullanıyor. ayrıca, çok net bir son vuruşu var, ki bu dünya futbolundaki genç forvetlerin yıllardır eksiğini çektiği şey, her genç forvet gün geçtikçe finishing'i 9 olan afrikalı poacher'ları andırıyor. fakat mustafa'nın girdiği her pozisyonda ne yapmak istediğini bilen ve bunu kafasında çoktan tasarlamış olan bir genç adam görüyoruz. ha, tabii ki halen leblebi gibi gol atmıyor, hatta çok kaçırdığı da oluyor, ama hiçbir zaman ayağına geldiği gibi zımbalama veya ezbere sanatsal varyasyon arayışlarına girme gibi aculluklar yok kendisinde.

fakat, bunlar pek çok oyuncuda olan özellikler. mustafa'yı özel kılan şey, bence bunun ötesinde, mental özelliklerinde yatıyor. yüz ifadesinden ve vücut dilinden futbol oynamayı tek kelimeyle sevdiğini anlayabiliyorsunuz her zaman. kendisine sert bir faul yapıldığında dahi düşmemesi, gol attığında zamanı efektif kullanmaya gerek olmadığında dahi derhal santra yapıp bir tane daha atmak istercesine hali tavrı, asisti daima golden önce düşünen, ama bunu kof bir fedakarlık için yapmayan ve kendine inandığında mesafe tanımadan kaleyi düşünen stili ile bu sene ziyadesiyle sıradanlaşan gençlerbirliği'nin en güzel rengi oldu, tıpkı geçen seneki gibi.

bizim için "mus-ta-faaaa pektemek, gol de-meeeek, gol demek!" diye bağırmak da, onun azmini görmek de büyük keyif. tek isteğim üç büyüklere transfer olmaması. belki bencillik ama, ankara'da bayraklaşsın istiyorum. olmadı yurt dışına gitsin, ama başkalarına benzemesin.
1 /