mutluluk veren küçük şeyler

280 /
ila ila
beyazıt camisinin bir köşesi vardı. kırmızı halinin üstüne oturup pencereden gözüken irili ufaklı mezar taşlarına bakardım. sahaflar çarşısından gelen ve halihazırda yaşayan insanların sesini dinleyerek orada yatan ve toza toprağa karışmış kimbilir kimlerin, zıddıyla kaim uyumunu düşünür ve bu anı yaşamaktan, bu duyguları hissetmekten hüznü ağır bir mutluluk duyardım.
ağlamamzamanaldı ağlamamzamanaldı
konuşmak istemediğiniz biri sizi aradığında açmayıp geri döndüğünüzde açmaması. cidden bu beni mutlu ediyor. hemen bir kere çaldırıp kapatıyorum, görevimi tamamladım dercesine.
theayi theayi
bisiklete binen insanlari gormek. bi de trink trink zile basiyorsa mest oluyorum. keske trafikte araba yerine bisikletler gorsek.
touslesmemes touslesmemes
saate baktığımda 15:59'u görmek.
sesi çatallaşmış, biraz daha bağırsa ses telleri kopacak ihtiyarların iletişim adı altında birbirlerine bağırıp hakaret etmekten başka bir şey yapmadıkları, yaptıkları basit işleri dünyayı kurtarmışçasına anlatıp en ufak aksilikte birbirlerine bok attıkları o lanet iş yerinden uzaklaşmama son 1 dakika kaldığını görmek.
280 /