müzik dersinde salavat ve ilahi öğretilmesi

marine li şarkılar marine li şarkılar
meb'in müfredat değişikliğinde ortaya çıkan gerçek.

çocuklara arap ve bedevilerin saçmalığını öğretip, evrim teorisini çıkartan, atatürkçülüğü çıkartan, 15 temmuz'u ekleyen, ilahi koydun, bu nedir aq.. akape'nin zihniyeti budur işte. görün ve çocuklarınızı uzak tutun bunlardan.

bedevilerin, arapçıların müziği ne zamandan beri türk müziği oldu? türkiye'nin kültürü bu değil. bu tamamen orta doğu ve arapçı zihniyettir.

ne hale geliyoruz aq

tr.sputniknews.com

edit: geldi cahil, editeyip cevap verelim:

ilahi'nin salavat'ın müzik dersinde ne işi var diye sorgulayacağına gelip kemalistlere laf atıyor.

senin laf ettiğin kemalistler bu ülkenin anahtarını emperyalistler'e verenleri ülkeden siktir edip işgalcileri de yenip def etti.

pkk'yı kemalizm doğurdu yazmışsın o da ayrı bir cahillik, başkasına bırakıyorum :))

müzik dersinde ilahi olmaz, fransız okullarında müzik derslerinde ilahi okunmuyor, kiliseye gidiyor çocuklar. git cami'de ver ilahi ve salavatı aq.

bu ülkenin içine eden de senin gibi 'yaa gayet normal' deyip sesini çıkarmayanlardir. liboşlarla beraber bu adamları şımarttınız ve başımıza kakaladınız.

bu arada ergen kardeşim müzik nedir biliyor musun?

zeybektir, horondur, çiftetellidir, bozlaktır, dede efendidir, fazıl saydır, türk beşlisidir, aşık veyseldir

laik bir ülkede bunu getiriyorsan sen arapçı ve bedevisindir. bunun ötesi yok!
sosyalismet sosyalismet
müzik dersinde ilahi
beden eğitimi dersinde gazi mustafa kemal.
alın size yeni türkiye.
nasıl da sinsice girdiler elmanın içine iğrenç yumuşak tırtıllar. elmayı çürüttüler.
çok güçlü ve uzun savaş gerekecek elmayı kurtarmak için.
tohumdan, yeniden.
sevgisiz sevgi sevgisiz sevgi
beni şaşırtmayan olay. okullarda artık -imam hatip olmamasına rağmen- kuran derslerinin bile verildiği günümüzde bu gerçekten küçücük bir olay. ben ortaokulda gördüğüm müzik dersini özel olarak gittiğim keman kursunda gördüğüm ağırlıkta gördüm. nota bilgisi olmayan biri o sınıfta derse giremezdi. ingilizce seviyemiz diğer okullardan çok daha iyiydi. her sınavdan önce iki defa quiz olurduk ve bunlar notlarımıza yansıtılırdı. öğretmenlerimizin hepsi atatürkçü ve ilerici insanlardı. şu an anlıyorum ki çok şanslıymışım. eğitim sistemini kullanarak hakim ideolojilerini militan yetiştirmek için kullanmıyordu o zaman kimse. şu an durumu olmayan aileler için çok üzülüyorum. çünkü devlet okulunda kaliteli bir eğitim artık gerçekten hayal. laik, atatürkçü, idealist bir çocuk yetiştirmek artık bir nebze daha zor. biz harmandalı oynardık, vals yapardık müzik derslerinde, atatürk'ün sevdiği şarkıları söylerdik. bu ülke adına bir kez daha üzgünüm artık.
karsenger karsenger
arkadaş ülkeyi imam hatip doldurdunuz zaten. gitmeyenleri de zorla göndermeye çalışıyorsunuz. tüm bu baskıya rağmen insanlar gitmeyince müfredatın anasını ağlattınız

git imam hatibinde sabahtan akşama kadar kuran, ilahi okut. müfredatı bırak be kardeşim.

sadece türbanlı kızların okula türbanla girememelerinin öcü bu şekilde alınıyorsa, bu 15-20 sene yapılanların öcü nasıl alınır cidden merak ediyorum
mordor belediye başkanı mordor belediye başkanı
vay amk, bahaneye bak. ilahi müzik değil miymiş, orada da do re mi yok muymuş?
kahkaha attırdın kardeş, sağolasın.

yalnız, do re mi yokken de insanlar bir şeyler çalıp söylerdi hafiz. frekansları ve değerleri farklı olan seslerin, kodlama sisteminin simgeleridir o kadar. mesela ebced notası denen bir şey de vardır. şimdi burada uzun uzadıya nota, müzik dersi vermeyelim ama mümkünse açıp biraz okusanız iyi olur.
ayrıca, müzik aleti giren eve melekler girmez diyen de bunlar değil miydi? amaçları sadece ilahiyi müfredata koymak falan değil. çünkü türk müziği, batı müziği ve diğerlerinin yanında, arada marş ve ilahilerin öğretilmesine falan kimse ses çıkarmaz. ama amaç farklı. müzik haramdır anlayışını iyice kafalara sokmak, çocukların gerçekten müzikle uğraşmalarının, müziğe yönelmelerinin önüne geçmek.
hala bunu anlamadıysanız geçmiş ola.
3
fark ettim fark ettim
programı yürütenlerin zihniyetine pek güvenim yok, neyi güzel yaptılar ki? araplaşmayı öğretecekler.

(...) ama bu konuların çağdaş eğitimde yeri olmalıdır. müziğin güzel halleri çocuklara sevdirilebilir. mesela senfoni ilahi birleşimi enfes bir şey:




özellikle telaffuzlar arap gibi değil! sesler ağız içinde şekillenmekte. artık düzgünce hazır diyeni duyamıyorum. hağazır gibisinden a'yı gırtlaktan söyleme çalışan mallar türedi. eserler gayet batı ve doğu müzik aletleriyle güzelce seslendirilebilir ve illa arap gibi okunmak zorunda değiliz; çocuklara bunlar anlatılsa keşke.

bu düzenlemeyi hep paylaşıyorum; ama estetik ve müzikal kalitesi enfestir. çocuklara münir nurettin selçuk öğretilebilir:




sonra yunur emre'nin güzel şiiri:




bak yüzyıllar önce yazılmış yunus emre şiirini anlayabiliyorum. sorun alfabe devriminde değil! şunu dinleyen çocuk sekiz sesli dile uygun latin alfabesine karşı olmaz.

özellikle orta asya'dan gelen halk şiiri geleneğinin tekkelerde dini öğretmek için ne güzel kullanıldığı gösterilebilir:




dünyaca ünlü ressamlar, dini tasvirlerde bulunmuştur ve bu sanat tarihinde öğretilir. kimsede hristiyan olmaz, estetik zevk kazanır. bu estetik zevki alan çocuklar cemaatlerin kucağına itilmez. örneğin şu tasvir:




şiir de mesela "the coward does it with a kiss"

yani uzun lafın kısası; bu zihniyetin öğreteceği korkarım ki araplaşmaktır! güzelce öğretilse ve bu eserlerin güzelliği tanınsa, laik eğitim sistemi içinde yer alsa; cemaatler gibi tehlikeli oluşumların bir kolu kırılmış olur.

hala daha kulağım çınlıyor. hağazır olan ne demek yahu!
mor sümbül soğanı mor sümbül soğanı
siz merak etmeyin ben bir matematik dersinde tüm dersleri işleyeceğim, müfredatta olan olmayan. (mesleğe başladıktan iki gün sonra kovulurum, bana hep beraber iş ararız.)

şaka bir tarafa daha yarım saat öncesinde arkadaşımla konuştuk: "iyi ki insanların görüşleri etkileyecek, tartışmalara müsait olan bir branşta değiliz." durup dururken demedik elbette, tartışmalı müfredat yüzünden konuştuğumuz konular bu şekilde değişti. ama adamlar müzik dersinin içeriğini bile değiştiriyorlar, iki üç sene sonra matematiğe neler yapmazlar neler.
skadi skadi
vahim şeyler oluyor ama ben azıcık da olsa bir umut olduğuna inanıyorum. inanmak istiyorum. çocuklarımızı bu karanlığa teslim etmemek için çabalayan, ülkenin aydınlık yüzleri olacak, eminim. birkaç sene önce gözlerim dolu dolu izlediğim şu videodaki gibi.


"Hatice hayallerinden bahsetti bugün bana, müzik okumak istiyor. Bu yetenekli kız hayal kuruyor ve hep gülümsüyor. Ben...

Posted by Boğaziçi Caz Korosu on Wednesday, March 23, 2016