nabi

1 /
naeknhu naeknhu
17. yüzyıl divan edebiyatı şairi. osmanlının duraklama döneminde yaşadığı için yönetim ve toplumdaki bozukluklara şahit olmuştur. bu olumsuz koşullar onu didaktik şiir yazmaya itmiş, eserlerinde devleti, toplumu ve sosyal hayatı eleştirmesine neden olmuştur. nabi takma adının olumsuz şiirlerinden ötürü na- ve bi- olumsuzluk öneklerinden oluştuğu rivayet edilir. şiirde günlük yaşamın yer alması gerekliliğine inanmış ve eserlerinde sade bir dil kullanmıştır
carnivore carnivore
"bende yok sabr u sükût, sende vefadan zerre
iki yoktan ne çıkar, fikredelim bir kerre."

diyerek şiirinde akıllara durgunluk veren zekasını göstermiş ve çağdaşlarına bir bakıma meydan okumuştur...na ve bi fariside "yok" anlamına gelmektedir. bu durumda nabi "iki yoktan ne çıkar" derken yine kendisine atıf yapmaktadır.
şair eşref çıkmazı şair eşref çıkmazı
hayrına yaptırdığı umumi tuvalete tarih düşürme lütfunu ona veren urfa kadısının işbu lütfuna mukabil nabi şöyle demiştir:

kadım yaptı ayakyolu
atıklar kalmasın tende
dedi nabiyan tarihin
sıçayım hayratına bende
z3yn3p z3yn3p
aşağıdaki görmüşüz redifli gazelin şairidir.

bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
biz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz

çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâde
bir hezârân mest-i mağrûrun humâın görmüşüz

top-ı âh-ı inkisâre pây-dâr olmaz yine
kişver-i câhın nice sengîn-hisârın görmüşüz

bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest
ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz

bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır sermâyesi
biz bu meydânın nice çâpük-süvârın görmüşüz

bir gün eyler dest-beste pây-gâhı câygâh
bi-‘aded mağrûr-ı sadr-ı i’tibârın görmüşüz

kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd
biz bu bezmin nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz
hürrem hürrem
hikemi üslubun edebiyatımızdaki kurusucudur. ona göre şiir fikir ve bilgi ağırlıklı olmalı, öğretici öğeler bulundurmalıdır. nabi; şiirlerinde dönemin sosyo kültürel olaylarından kesitler sunmuştur.

en önemli eseri hayriyye'dir. oğlu için yazmıştır. buradan hareketle gençlere öğüt vermeye çalışır. toplumda gördüğü aksaklıkları eleştirir. pendname türündedir. diğer eserleri:

divan, tercüme i hadis i erbain, hayrabad, surname, farsça divan, fetihname i kamaniçe, tuhfetü l haremeyn, zeyl i siyer i veysi

divanını ali fuat bilkan yayınlamıştır.
de te fabula narratur de te fabula narratur
"kalem kec-dil, mürekkeb rû-siyeh, kağıt dü-rû bilmem, kimi etsem o şûha arz-ı hâlim yazmada mahrem? "
(kalem eğri dilli, mürekkep siyah yüzlü, kâğıt ikiyüzlü! şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım?)

-nabi
red dragon red dragon
"bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz
biz neşatın da gamın da rüzigarın görmüşüz"


(dünya bağında hem sonbaharı hem baharı gördük biz
kederin de sevincin de rüzgar gibi esip geçtiğini pekala biliriz bu yüzden)
ctrl x ctrl x
şâir nâbî’nin muhyiddin-i arabî’ye bir medhiyesi varmış

sürmedir hâk-i deri hazret-i muhyiddin’in
kimyâdır nazarı hazret-i muhyiddin’in
hz. muhyiddin‘in kapısının toprağı gönül gözünü açan bir sürme; bakışı, kimyâdır.

bin cihân mes‘ele-i râze verir reng-i eda
ma‘nî-i muhtasârı hazret-i muhyiddin’in
hz. muhyiddin‘in hülâsa ettiği mânâlar, bir cihân dolusu sırlı meseleleri farklı bir üslupla ortaya koyar.

daha fazlası ise
şâir nâbî'nin muhyiddin-i arabî'ye bir medhiyesi... der-medh-i hazret-i muhyiddin-i arabî sürmedir hâk-i deri hazret-i muhyiddin'in kimyâdır nazarı hazret-i muhyiddin'in hz. muhyiddin'in kapısının to... muhyiddin i̇bn-i arabi

ilmî ve akademik araştırma dergisi (ibnü'l-arabî özel sayısı-2), yıl: 10 [2009], sayı: 23
yrd. doç. dr.mustafa tatcı, gazi ü. türk dili ve edebiyatı
şapkalı e şapkalı e
nedense bütün kaynaklarda memleketi urfa ile birlikte anılır. diğer divan şairlerinin memleketinin anılması bu kadar sık değildir. bu durum sadece nabi'ye özgüdür.

bunun, kıskanıldığı için, taşralı odluğunun altını çizerek, onu sözüm ona küçük düşürme amaçlı yapıldığını söyleyen pek çok edebiyat tarihçisi vardır günümüzde. zira nabi'nin taşralı odluğu her fırsatta belirtilmektedir kaynaklarda.

bir türkmen şehri olan urfa'yı kürtlükle ilişkilendiren bir dize buna örnektir.

"nabi'i nabi eden hüsn-i nazar
urfa kürdünde zarafet ne gezer?"

hali hazırda nabi de zaten bundan hiç gocunmamıştır. urfa için "vatanım şehr-i dilara-yı reha" der kendisi.

nabi'nin bir başka özelliği de tıpkı fuzuli, nef'i ya da baki gibi kendi mahlasını kendi kurmuş olmasıdır. eleştirel ve muhalif bir karaktere sahip olmasından dolayı farsçada olumsuzluk ön ekleri olan na ve bi eklerini birleştirerek kendine mahlas edinmiştir. bu durum ile kendince dalga geçen ileri gelenlere, sevgilisine yazdığı bir beytinde bahse konu olan zevata tarihi bir ayar vermiştir hazret.

"bende sabr u sükûn yok sende vefâdan zerre,
iki yoktan ne çıkar fikr edelim bir kere."
uyumuycam uyumuycam
divan şiirinin aslarından.

harâm olsun demişsin ben gedâya nimet-i vaslum
bu vaz'ı doğrusı ey şûh-ı fettânum helâl etmem

hayranıyız.
licht mehr licht licht mehr licht
vaktiyle üsküdar kadısı olan bir zat hayrat ve sebil olmak üzere meydana bir hela yaptırmış, binanın tarih kitabesini nabi söylemiş:

"kadım yapdı ayak yolun,
müzahref kalmasın tende,
dedi nabiya tarihin,
sıçayım hayratına ben de"

bu son dize ebcet hesabı ile binanın yapılış tarihini gösterir.

(bkz: müzahref pislik )
1 /