naci görür

itüsever itüsever
geçtiğimiz günlerde iş bankası kültür yayınları'ndan çıkan "faya seyahat" adlı kitabında l'atlante adlı fransız araştırma gemisiyle 2007 yılında marmara denizi'nde yaptıkları fay çalışmalarını ve nautile ile marmaranın yaklaşık 1250 metre derinliğineki dalışları sürükleyici bir şeklide anlatan, bununla birlikte özellikle 17 ağustos depremiyle başlayan bilimsel araştırma, kamuoyu oluşturamama sürecini büyük bir kederle paylaşan, ihsan ketin'in başlattığı itü'lü yer bilimciler ekolünün önemli temsilcilerinden biri olan değerli bilim adamı. tüba asli üyesidir
charlienin dorduncu melegi charlienin dorduncu melegi
sınıfta asla konuşturmaz, 2 fısıltıda bile çok sinirlenir ve öğrencisine pek saygılı davranmaz, çünkü yetersiz olduğunu düşünür, ama ilginiz varsa elinden geleni yapar. yalnız sorduğunuz bir soruya "oha artık bunu da mı soruyorsun" diyerek size ayar da verebilir, pek dengeli değil o konuda. kendisine bayılmıyorum ama yine de sevmediğimi söyleyemem bu adamı, bir şeyler var kendisinde. dersi de çok keyiflidir bence, ilgilendiği konu açısından, işlenişi bakımından değil.

(bkz: sedimentology)
magneto magneto
uluslar arası bir konferansda yaptıkları bir çalışmayı anlatırken ''black sea is a sea.'' diye cümleye başlayan okulumun muhteşem inglizcesi olan öğretim üyesi. ha bir de jeoloji öğrencilerine kızdığında '' donkey go you go, no difrence'' der ki o telaffuz insanı farklı dünyalara götürür.
ofansif sol bek ofansif sol bek
24 ocak 2020 elazığ depremi ile ilgili yorumları ibretlik.


dumrul dumrul

2
tonguç tonguç
kral adamdır.

üniversitelerin ve bilimin siyasallaşması eleştirisi meslektaşlarında karşılık görse birçok şey değişir.

ama nerde o cesaret!
bitli piyade bitli piyade
kıyamet temalı filmlerde öngörüleriyle halkı, yetkilileri uyarmaya çalışan ancak hiçbir şekilde dikkate alınmayan bilim adamı figürünün kanlı canlı örneği.
mncdprssv mncdprssv
çok beğendiğim bir kişiliktir.

eh beraber mantı yimişliğimiz de mevcuttur ama mantıyı sevdiği için beğenmiyoruz tabii ki.

ilkeli, gerçek bir akademisyendir.
ljiljani ljiljani
bir gazete yazarı ile yaptığı röportajdan bazı kesitler:

"minimum 7.3 deprem geliyor, şakası yok. istanbul gibi yapı stokunun yüzde 60'ının zafiyet içinde olduğu bir yerde bunun sonuçları çok büyük olacak."

"istanbul'da 1 milyon 600 bin bina var. yine resmi rakamlara göre bu yapı stokunun yüzde 60'ı mühendislik hizmeti görmemiş. planı, projesi, hesabı, kitabı, statiği, temel etütleri yapılmamış… yani bunları oradan, buradan gelen, bu işi bilmeyen müteahhitler kafasına göre yapmış. ya da her seçim öncesi vatandaş bir kat yapmış, sonra getirip bir kat daha çıkmış… öyle olunca 900 bin bina deprem güvenli değil. büyük bir risk altındayız…"

"bizim konuştuğumuz 'deprem odaklı kentsel dönüşüm'… bunu yapmadılar… bunlar 'kentsel dönüşüm'ü 'müteahhitlik projesi' zannettiler. bu işin yapımını, motor gücünü, denetimini, gözetimini de müteahhitlere verdiler. müteahhitlerle ev sahipleri oturdular, 'nasıl daha fazla rant elde ederiz' diye hesap kitap yaptılar, anlaştılar. onu yıkıp, yerine daha kötü, sokakları daraltan, binaların boyunu uzatan projeler yaptılar."

"bir kere depremden bağımsız kanal istanbul yapılmamalı. jeolojik açıdan son derece sakıncalı, tehlikeli, istanbul'un başında demokles'in kılıcı gibi problem çıkartacak, korku içinde yaşamamıza neden olacak bir proje."

"kanal istanbul deprem riskini arttırır mı?" sorusuna verdiği cevap:

"arttırır. bakın "deprem olmayı arttırır" demiyorum, riskini arttırır. deprem olduğu zaman olabilecek zararın hesabıdır risk. deprem olduğu zaman bizler nerede yangın, göçük, göçük altında insan varsa, açsa, susuzsa koşup yardım etmek isteriz. sen kanalı oraya yapmaya kalktığında istanbul'u adalara ayrıştırıyorsun. adaya yardım götürmek başka, karaya başka. deprem olduğunda, orada yaptığın köprüler işe yaramadığı zaman veya trafik tıkandığında göçük altında bekleyen insanlara ulaşamazsın. afet yönetimini zorlaştırıyor. kanal demek orada 300-500 bin bina daha yapılması demek. deprem bekleyen yerde yapılmaması gereken en önemli şey nüfus yoğunluğunu arttırmaktır. ne kadar insan fazlalaşırsa, o kadar ölüm olacak demektir. kanal istanbul'un yapılmaması gerekir."