namuslu bir hayat yaşamak

nüviskar nüviskar
(bkz: namuslu) filmini hatırlarsınız. dönemine göre bire bir gerçekleri yansıtsa da günümüzde biraz daha işlerin düzene girdiğini söyleyebiliriz fakat politika ile uğraşan varlıklı kesimde halen devam ettiğini söylemek mümkündür. o yüzden fakirseniz, paranız ayın sonunu ucu ucuna görüyorsa zaten büyük olasılıkla namuslu yaşıyorsunuzdur.
mersburglu mersburglu
senin namuslu dediğin bir hayat!! dünyanın bir başka yerindeki insana namusuz gelebilir. namus kavramı her insan a göre farklıdır. namuslu hayat yaşamak isteyen. başkasının göz yaşının nedeni olmayacaktır. başkasını ağlatmayan insan namusludur. kısa ve öz. benim özel hayatım başkasını ilgilendirmez..
simone cecile simone cecile
ölçüsü hakka girmemektir.gerisi hikaye. şairinde dediği gibi " hak yemek sol elle yemek yemek kadar dikkat çekmedi bu ülkede"

hak yemeyen insan namusludur gözümde.
uykusuzyolcu uykusuzyolcu
her toplumda farklı değerlendiriliyor mesela bizde genelde akla ilk gelen bacak arasında olması. yine bu değerlendirme üzerinden erkeğe reva, kadına ise namus yoksunu gözüyle bakılması.
dünyanın her yerinde hemen hemen benzer yaklaşımlar var ama, bu da bir gerçek. hatta bir kadınla beraber olduklarında anlatırlar erkekler. öyle ki aynı okuldansa, herkese yayar ve mimlerler. filmleri falan da yapılıyor zaten, konu da tanıdık geliyordur kendi topraklarımızdan, dolayısıyla detaya girmeyeceğim, çünkü bence konu bu değil. asıl konu; konunun neden bu zannedildiğini de anlatıyor zira.
namus nedir?
kişinin onurlu bir şekilde yaşamasıdır.
onurlu yaşamak nedir?
kişinin insanî vasıflarını, herhangi bir şart altında kaybetmeden yaşayabilmesidir.
insanî vasıflar nelerdir?
erdem sayılan ilkeler dile getirilebilir. mesela hakkaniyetli olmak.
hakkaniyet nedir?
bir hakkın doğduğu bir konuda, haklılığı hakkı olan herkese teslim edebilmek ya da savunabilmektir.
bir konuda doğan hak konusunda nasıl hakkaniyetli olunabilir?
bak işte, herşey burada başlıyor ve hakkaniyet hunun üzerine inşa ediliyor. bencil olmamak icab eder bunun için, menfaatperest olmamak icab eder, sözüne güvenilir ya da doğru söz söyleyen olmak icab eder vb.
kişi elbette bunlardan bütünüyle sıyrılamaz.
peki ne yapabilir?
herkesi kendinmiş gibi bilmek icab eder. birine yaklaşırken, kendinmiş gibi yaklaşabilirsen teker teker hepsi gelir. yani öyle zannediyorum.

şimdi bu erdemleri, ahlâk nedir diye detaya girmeyi ya da insanî vasıfları ve neden öyle olduklarını burada teker teker sayamam, o konu fazlasıyla uzun, insanlığın başından beri tartışılagelen ve belli kabulleri olan meseleler. bunlara ulaşmak da zor değil, zaten evdesiniz, isteyen incelesin.

aklıma en güzel ve hikayeyle anlatılabilir hale getirilmiş ve dolayısıyla kıyasa açık halde ortaya döken bir kaç hikaye ya da yazar geliyor ama;
victor hugo - sefiller
dostoyevski - suç ve ceza
tolstoy - itiraflarım, hayat üzerine düşünceler

toplumsal kabulle namuslu sayılan ama alakası olmayan ne çok insan var...


editos;
bir de oscar wilde - dorian gray'in portresi
bu adam namuslu bir adam mıdır yoksa değil midir mesela?