napoliten şarkılar

ferrarisi olmayan adam ferrarisi olmayan adam
adını şarkısı hiç bitmeyen şehir olan napoli'den alan bir demet italyanca şarkılar bütünü. napoliten şarkılar, her yıl olduğu gibi bu yılda devlet opera ve balesi tarafından ve oldukça yetenekli opera sanatçıları tarafından zorlu psm ve süreyya operasında tekrar hayat buluyor. sanırım bu yılın son konserini 4 martta süreyya operasında izleyeceğiz. bir piyanoya eşlik eden 6-7 kişilik bir ekip ve arka planda napoli' den görüntüler…bu arada şarkılar, italyancanın napoli şivesiyle yazılmış ve öyle de seslendiriliyor.

bence bu konseri değerli kılan napolinin kendisi ve geçmişi… skylife dergisinde sezgi olgaç şöyle tanımlamış napoli' yi "her şeyden önce kendi müziği var; yokuşlardan inen motorların, kahve fincanlarına çarpan kaşıkların ve sokakları dolduran, yüksek perdeden napoliten sohbetlerin melodisi…"

napoliten şarkılar, adını italya' nın napoli şehrinden alıyor ve bu şehir ki en eski efsanesi bile bir şarkı üzerine kurulu. hiç görmediğim bu şehrin tarihini araştırınca, çok zengin bir müzikal mirasa sahip olduğu ve pino daniele, liberato, eduardo di capua gibi müzisyenler ve besteciler yetiştirdiğini öğrendim.

mesela vezüv'e çıkan ilk füniküler için jingle olarak bestelenen "funiculì, funiculà", bugün dünyanın en bilinen melodilerinden biri. birçok kişi tarafından söylenen "o sole mio"nun ünü, yuri gagarin'in şarkıyı mırıldanmasıyla uzaya dek ulaşmış. türkçesiyle "benim güneşim" adlı bu şarkı da, bizzat napolinin kendisi ve ona duyulan özlem için bestelenmiş. bu şarkıyı daha sonra elvis presley "its now or never" olarak aranje etti.

bi düşünsenize napoli dediğiniz şehir, dünyada "konservatuvar" kelimesinin kullanıldığı ilk yer. çünkü 17. yüzyılda napoli'deki kiliseler ve okul törenleri için yetimhanelerdeki yetenekli çocuklara müzik eğitimi vermek üzere "conservatorio" adlı okullar kurulmuş. bu okullar napoliten şarkıları yaratan döneminin en iyi müzisyenlerini yetiştirmiş.

bir de homeros'un odysseia destanındaki napoli'den bahsediyor sezgi olgaç: "gemisiyle truva savaşı'ndan dönen odysseus, güzel sesleriyle meşhur sirenlerin yaşadığı körfezin açıklarından geçmek üzere… o sırada bir tedbir alıyor; mürettebatının kulaklarını balmumuyla kapatıp kendini de gemi direğine bağlatıyor. çünkü o, sirenlerin denizcileri şarkılarıyla kendilerine âşık edip çektiğini ve sonra gemilerini kayalıklara sürükleyip parçalattığını biliyor. derken odysseus'un tedbiri işe yarıyor. gemiyi durduramayan deniz kızları, kederlenip kendilerini dalgalara bırakıyorlar. en güzelleri olan parthenope kıyıya vuruyor ve sonra orada yeni bir şehir kuruluyor; o zamanki ismiyle parthenope, yani bugünkü napoli. parthenope'nin sesinin büyüsü sürüyor olmalı ki bugün hâlâ sokaklarında müziği duyabileceğiniz bir şehir napoli. her şeyden önce kendi müziği var; yokuşlardan inen motorların, kahve fincanlarına çarpan kaşıkların ve sokakları dolduran, yüksek perdeden napoliten sohbetlerin melodisi... bu senfoniyi yönetmek için napoli'den daha iyi bir orkestra şefi düşünülemez."
(bkz: napoliten konser)
(bkz: napoli)
(bkz: italya)
(bkz: elvis presley)
(bkz: o sole mio)
(bkz: devlet opera ve balesi)
(bkz: kadıköy süreyya operası)
(bkz: pavarotti)