narkissos

matesis
irmak tanrısı cephisus ile mavi peri leiriope'nin biricik, güzel oğlu narcissus... falcının kehanetine göre eğer kendi görüntüsünü görmezse ya da efsanenin bir başka anlatımına göre kendini tanıma imkanı bulmazsa upuzun bir ömrü olacaktı. çok güzel bir bebekti narcissus ve büyüdükçe çok yakışıklı bir erkek oldu. onu gören tüm kadınlar,kızlar aşık oluyordu. çevresi kırık kalpli aşıklarla dodu kısa zamanda. kendinden o kadar emindi ki kimseyi kendine layık görmez,beğenmezdi. ona aşık olanları beğenmez, küçük görürdü.

narcissus'a aşıklardan biri de ormanlarda, dağlarda dolaşan yankı (aks-i sada) perisi , güzel nymphe echo'ydu. o, her yerde yalnızlığı arar, insanlardan ve tanrılardan kaçardı. ormanda dolaşırken bir gün narcissus ile karşılaştı ve ona ilk görüşte aşık oldu.
narcissus, echo'yu da reddedti. echo da aşkının karşılıksız kalmasının verdiği acıya dayanamayacak hale geldi ve intikam tanrıçası nemesis'ten yardım istedi, echo daha sonra bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak öldü. bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda 'eko' dediğimiz yankılara dönüştü.
tanrıça nemesis ise narcissus 'u asla aşkı tadamayacağı, karşılığını göremeyeceği biçimde aşık ederek cezalandıracaktı.
bir gün av izindeki narkissus susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına geldi. buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini gördü. o da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülendi, yerinden kalkamadı, kendisine aşık olmuştu. o ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmişti kendi görüntüsünü . o şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir hale geldi. aynı ekho gibi narkissus da günden güne erimeye başladı ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketti. öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüştü.
bu başlıktaki 13 giriyi daha gör