nasılsa yer verirler diye dolu otobüse binen teyze

1 /
sakil sakil
eğer oturanlar arasındaysam hürmeten yer veririm bu teyzelere ama gönlüm rahat olmaz. hani bindiği durak itibarıyla, gelecek her otobüste ayakta kalacak bir teyzeye tamamım ama boş otobüse binme şansı varken "amaan, nasılsa birisi yer verir." diyerek otobüse atlayan teyzeye yer verirken istekli davranmam.

mesela bir gün 30 dakikalık bir mesafe için minibüse binmişim. bu minibüs insanları bir yerden alıp 30 dakikalık bir yere götürüyor. ekspres yani. durak yok. minibüsler kalkış yerinde sıralanmış ve koltuk sayısı kadar yolcu alan kalkıyor. ben de bindim bir minibüse, oturdum bir yere, araba doldu ve tam kalkarken bir teyze koşturuverdi ve hoop atladı minibüse. kimse in diyemedi tabi. ben şöyle bir etrafıma baktım, benim haricimde genç yok amk. teyzeye döndüm, teyze gözlerini baka dikmiş. kalktım tabi mecburen. o 30 dakikalık yol da kıvrımlı kıvrımlı. minibüsün tavanı alçak. yemin ediyorum gidene kadar ne boyun kaldı me bacak. her yerim tutuldu. ayrıca o gün akşama kadar ayakta kalmam gerekiyordu. çok sinirlenmiştim. hiç unutmam.
blue spirit blue spirit
kimse kimseye yer vermesin kardeşim bu kadar basit.

bu işin ahlakla alakası yok.

bu yaşlı denen dangalaklar ayakta kalınca devletten ek sefer ek ulaşım olanakları talep etmek yerine sıra bekleyip oturan adamı kaldırmaya çalışır.

çözüm basit kimse kimseye yer vermesin şikayeti olan devlete gitsin.

edit: altta yazan pek ahlaklı arkadaşın bakış açısıyla devletin yetersizliğini ahlak sandığı şeyle tolere ederek geleceği nokta:
1) mevcut olan seferlerin en iyi ihtimalle sabit kalması azaltılması
2) daha fazla insanın yer kavgasına tutuşması
3) sürekli sineye çeken gergin huzursuz insanlar yaşlı genç kuşak çatışması.

peki bizim pek ahlaksız(!) kaba(!) bakış açımızla olacaklar:
1) kimsenin yer vermemesiyle yaşlıların ayakta kalması
2) gençlere laf söylerek bu durumu çözemeyeceklerini anlamaları.
3) muhattaplarının devlet olduğunu anlayıp ulaşımın rahatlatılması için bilinç geliştirmeleri
4) hemen olmasa 1 nesil 2 nesil olmadı 3. nesile istediklerini almaları.

peki buna engel olan ne?
dangalaklık yapan yaşlıları savunmaya çalışan ve kendini ahlaklı sana gerizekalı çakıl taşları.
aptala aptal dedirtmediği için, yer haketmeye yer verdiği için problemlerin çözümünü tıkayan, insanların aydınlanmasına ses çıkarmasına engel olan götbeyinliler.

ahlaksız sizsiniz.
geçmişin ayak izi geçmişin ayak izi
bu işin ahlakla ilgisi var.
herkesin kendi ahlak anlayışı var, kendi değerleri var. yer vermek istemeyen vermez, kendi oluşturduğu ahlak sistemi içinde buna gerekçe de bulur. insanın kendini ikna etmesinden daha kolay bir şey yok sonuç olarak.

benim ahlak anlayışım, ailemin beni yetiştiriş tarzı, değerlerim vs vs her seferinde yer vermemi söyler. çok yorgun da olsam kalkar veririm o yeri. mesela ahlak anlayışımda "bu yaşlı denen dangalaklar" ifadesini kullanan ve kendine "insan" diyen "şey"leri aşağılamak da var. beyin ve dil denetimini sağlayamayınca böyle tiplerden böyle ifadeler okuyoruz maalesef.
deliyim delisin deli değiller deliyim delisin deli değiller
iki yıl önce "otobüste yer vermeyen gençlik" başlığına girdiğim giriyi kopyala-yapıştır yapayım. çünkü geçen zaman içinde bu düşüncem hiç değişmedi.

"hastaysa, hamileyse, engelliyse tereddüt etmeden yer veririm ama yaşlılığa gelince iş değişir. yaşlılığı hareketlerini kısıtlıyor, kendini iyiden iyiye hissettiriyorsa yine yer veririm ama sabahın ilk ışıkları ile eşe dosta güne gitmiş, eli ayağı tutuyor vs. ise yok hacı yer vermem. mesele insanlık ise işten yorgun gelen yada hasta olan, bla bla bir gence de anlayış gösterin. türk genci yorulmaz, türk genci hastalanmaz değil sonuçta.
ha prensip olarak 'ahh nerede o eski gençlik', 'kimsede büyüğe saygı kalmamış'çı teyzelere, dayılara hiç yer vermiyorum. bu da böyle bir not olsun"
kareondokuz kareondokuz
ara sıra ben de yer veriyorum ama yorgun olduğumda ikili koltuğun cam kısmına oturduğum için benden yer alamayacak teyzedir. teyzem be! memleketin varsa oraya git. ne sürünüyosun insanların insanlığını aldığı büyük şehirde.
porsiyon mu ekmek arası mı porsiyon mu ekmek arası mı
yeni nesile giydireceğim belki de en son konudur yer muhabbeti.

otobüs tıklım tıklım. karakterimiz genç bir delikanlı bulana kadar tarıyor etrafı. hedef bulunduktan sonra kalabalığı yarıp oraya ulaşmaya çalışıyor. ayaktaki grup bizimki geçebilsin diye hesap kitap yapmaya başlıyor.
zor kısma geliyoruz, genç kalkacak ama boşluk yok. tekrar hesap yapılıyor. gedik açılıyor. genç boşluğun yeterli olmadığını düşünüyor fakat kalabalığın agresif bakışları harekete geçmesine yetiyor. artık bambaşka bir yerde.
karakterimiz oturuyor ve beş dakika sonra inmek için müsade istiyor. bu kez daha büyük bir solucan deliği açılıyor. sıradaki yolculuğuna uğurlanıyor. lanetli koltuğa kimin oturduğu bilinmiyor.

kaynak: bir genç.
gamsizhasan gamsizhasan
alınmaca gücenmece olmayacaksa, ben bu "otobüste yer verme prensipleri" olan, ciddi ciddi otobüste yer verip vermeyeceği kişilerle ilgili madde madde manifesto yayınlayanlara çok gülüyorum. çok eğlenceli ve art niyetli insanlar. onları üzmeyin. ağzınıza diz atarım.
nickbulmak nickbulmak
niyet okuyarak insanları suçlu ilan etmek , onları yerden yere vurmak , hatta küfür edebilmek aslında ne kadar kötü durumda olduğumuzun ispatıdır. verme yerini zorlayan mı var ? yaşlı bir kadın yada adam kalk terbiyesiz ben oturayım mı dedi sana ? artık yaşlanmış , gençlerin saygı ve sevgisini görmek isteyen bir çok insan var , bir ayağı çukurda olan , güzel bir söz duymak isteyen bu insanlara ettiğiniz küfürler ve hakaretler ne kadar aşağılık olduğunuzu gösteriyor...ileride anne ve babanız için üzülüyorum umarım onlara da böyle bakmazsınız...
1 /