nasirüddin tusi

vgarter vgarter
1201-1274 yılları arası yaşamış alim. tusi sadece dini ilimlerde değil matematik, tıp, felsefe ve ahlak üzerinede çalışmalar da bulunmuştur. kendisi 1201 yılında günümüzde türkmenistan sınırları içerisinde bullunan tus şehrinde doğmuştur. tus şehri ayrıca imam gazali ve iranlı ünlü şair firdevsinin doğduğu şehirdir. tusi'nin trigonometri tekniğinin pür matematiğin bir dalı olarak kurulmasında önemli çalışmaları olmuştur. tusi'nin hayatı sadece ilimle uğraşmakla geçmemiştir. ilim hayatının içerisine iktidar tutkularıda girmiştir. önceleri hasan sabbah'ın büyük takipçilerinden olan rükneddin hürşah'ın müneccimliğini yapmıştır. bu görevi yürütürken abbasi halifesinin veziriyle gizliden gizliye mektuplaşır. efendilerinin durumu farketmesiyle rahat durması için alamut kalesi'ne gönderilir. bu sırada hayatının en önemli fırsatlarından biri geçer eline moğollar alamut kalesi'nin kapılarına dayanmışlardır. uyanıklığı ile meşhur rükneddin hayatında ki belki de en büyük hatayı yapıp tusi'yi de yanında görüşmeye götürmüştür. görüşmeler esnasında daha sonraları moğolların bağdat'a vali olarak atayacakları ünlü tarihçi cüveyni ile işbirliği yaparak alamut kalesi'nde ki kütüphane ile astronomi aletlerinin moğol tahribatından kurtarılmasını sağlar. han'ın gözüne girmeyi başaran tusi artık moğolların hizmetindedir. moğollar cengiz han'ın kurmuş olduğundan daha büyük bir orduyla bağdat kapılarına dayanmışlardır ve halife mu'tasım'a teslim ol çağrısında bulunması amacıyla görevlendirilmiştir. o sırada abbasi başkenti'nde kaos hakimdir halife gücünü yitirmiştir. önce teslim ol çağrısını reddeder bakar ki olacak gibi değil teslim olur. halife'yi öldürmek isteyen hülagu, bir müneccimin uyarısıyla vazgeçer. güya halifeyi öldürürse kendisine ve ordusuna felaket gelecektir. tusi bunların hurafe olduğunu ve han'a inanmamasını söylese de han'ın içine bir sıkıntı çökmüştür. bunun üzerine tusi bir formül geliştirir: halife bir kilime sarılacak ve ölene kadar yerlerde yuvarlanacaktır. eğer bu esnada bir felaket alameti baş gösteririse halife'nin hayatı bağışlanacak aksi halde işleme devam edilecektir. bu fikir kafasına yatmıştır hülagu'nun ve bunun üzerine zavallı halife ölene kadar yerlerde yuvarlanmıştır. evet bu psikopatlığı yapan tusi aynı zamanda şunları da yapmıştır; han tarafından işgal sırasında şehrin bir kapısına yerleştirilmiş ve masum insanları buraya çağırarak onları kurtarmıştır, ayrıca halife'nin oğlunu "vahşi" moğollara kendisi tarafından bağdat'ta ki kütüphanenin zarar görmesinden sonra hülagu'ya meraga şehrinde kurdurtulan 400.000 kitaplık kütüphane ve gözlemevine eğitim görmesi için yanında götüren yine tusi'dir. bu olaydan 15 yıl sonra tusi'nin yolu yine bağdat'a düşer. burada rahatsızlanır ve vefat eder. vefatından sonra tusi'nin başına "ilgi çekici" bir olay daha gelmiştir. olay şöyledir;

bağdat'tan kazımeyn'e götürülen cenazesini, imam musa kazım'ın türbesi civarına defnetmek üzere toprağı kazan isçiler akılları durduracak bir şeyle karşılaşırlar. vaktiyle aynı adı taşıyan bir abbasi halifesi'nin mu'tasım'ın dedelerinden birinin kendisi için inşa etttirdiği mezar çıkar karşılarına yerin altından. mezarın içi boştur zira halife en-nasir başka bir yere gömülmüştür. mezarın üzerinde inşa tarihini belirten kitabede 16 şubat 1201 cumartesi tarihi yazılıdır ve bu tarih tam da tusi'nin doğum günüdür.

astronomiden matematiğe, şiirden ahlaka, siyasetten tarihe, mantıktan felsefeye bir çok alanda eser yazan tusi, astronomide geliştirdiği gezegenler teorisinde, daha sonraları kopernik'in geliştireceği esasları ortaya koymuştur. onun zamanında meraga'da gerçkleştirilen bilimsel çalışmalar bizans'tan çin'e ve hindistan'a kadar ulaşmış, onlar tarafından kopyaları çıkartılmış ve kendi dillerine tercüme edilmiştir. bu şekilde yalnızca 13.yy damgasını vurmakla kalmamış etkisini günümüze kadar taşımıştır.