nazım hikmet

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
32
simone de beauvoir
kendisini vatan hainliğiyle suçlayacak kadar dünya görüşünden uzak insanlarla karşı karşıya kalmış, yüce insan.bu suçlamayı getirenlerin hangisinin elleri yanar böyle bir durumda..
yüerek değil be,
çarıkmış bu,
manda gönünden,
teper ha babam teper,
paralanmaz,
teper taşlı yolları,
bir vapur geçer varna önünden,
uy karadenizin gümüş telleri,
bir vapur geçer boğaza doğru,
nazım usulcacık okşar vapuru,
yanar elleri.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ozgurekinsu
haksız yere yattığı 13 yıl hapise ve vatan haini denilerek yurttaşlıktan çıkarılmasına rağmen ülkesine küsmeyen, tek vasiyeti mezarının kendi memleketinde (hani uyarına gelirse bir çınar altında) olmasını isteyen ve bugün dahi vasiyetini yerine getiremediğimiz vatan şairimiz...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
xa3ap
''kendisi vatan haini imiş''..!

hain kime denir ?

birinin kadrini kıymetini bilmeyene, değer vermeyene...

nazım ise, ona hain diyen gerçek hainlerce afaroz edilmek istenmiş ve haince saldırılara karşı direnmiş çağının çok üstünde bir adam...

onun kadrini kıymetini bilmeyen asıl hainler ise at gözlüklerini çıkarmayıp böyle değerli bir adama değer vermeyip en büyük ayıbı yapmışlardır...dünyada evrenselliği, eşitliği savunduğu için açlık grevlerine girebilecek kadar büyük bir fikir adamını nasıl olurda yasaklarsınız ? hemde dünyada her dilde şiirleri yayınlanırken...

aç kaldı o fakirler, mazlumlar için
elinde iki parası olmayan küçükler, yetimler için
hayatında hiç şeker yiyemeden ölüp giden bedenler
kavrulup yok olan masumlar için...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
soprano
hapishanede güneş'i görmediği günlerden sonra ilk defa ışığa çıktığı zaman....

bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben..
bahtiyarım...

satırlarını yazan gurur duyulacak türk şairi.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
cekemiyorumatlilargelio
dev gibi şair.

bi gün moskova'dan bi panele katılmak için uçakla havalanır. arkadaşlarıyla sohbet ederken pilottan, bi aksilik nedeniyle uçağın rotasının değiştiği ve türkiye üzerinden geçileceği anonsu işitilir. uçak türkiye üzerinden geçmektedir o an. nazım bi an dalar. dostları hüzünlü ona bakar. şu sözler dökülür dudaklarından hasretle; "keşke uçak şu an düşse".

vatan sevgisinin iki ucuz milliyetçi laf ezberleyenlere kaldığı ülkemizde bu insan vatan haini suçlamasıyla vatandaşlıktan çıkarıldı. sonra sözde iade-i itibar edilerek geri verildi vatandaşlığı. sanki nazım'ın buna ihtiyacı varmış gibi. asıl iade-i itibara ihtiyacı olan bu ülkedir.

özür diliyorum kendi adıma çağdaşın olmasam da. biz bakamadık sana güzel insan. beceremedik. bu topraklarda yetişen her değeri ya yaktık * , ya astık * , ya çürüttük * ya da sana yaptığımız gibi gurbette bi başına bıraktık. kendi adıma bi özür bu. kabul edersen. şiirlerini okurken o yüzden biraz mahcubum o yüzden biraz çekingen. belki ben de başımı kaldırarak okurum dizelerini bi gün eğer sen de bize iade-i itibar edersen.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
alttantire
mezarının üstünde anadoludan götürülmüş bir çınar bulunan üstad.

"madem onu anadoluda bir çınarın altına getiremiyoruz, çınarı oraya götürelim." fikri zülfü livaneli'den çıkmıştır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
laein
<<çeneni avuçlarının içine alıp,
duvara dalıp kalma!

çeneni avuçlarının içine alma!
kalk!
pencereye gel!
bak!
dışarda gece bir cenup denizi gibi güzel,
çarpıyor pencerene dalgaları
gel!

dinle havaları:
havalar seslerin yoludur,
havalar seslerle doludur:
toprağın, suyun, yıldızların
ve bizim seslerimizle

pencereye gel!
havaları dinle bir:
sesimiz yanındadır,
sesimiz seninledir.>> demiştir bir seferinde de. daha çok şey söylemiştir, ama her şeyin bir zamanı var.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
32
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı?