neden hayatımızın aşkını bulamıyoruz sorunsalı

3 /
812 superfast 812 superfast
ben buluyorum da, o sonra onlar gidiyor, gittikleri yeri bulamıyorum. yoksa 2 kere buldum yani. kolay bence. zor olan gittiklerinde bulamamam. kafam da pek basmıyor sanırım gittiklerinden bir 6 ay sonra falan anlıyorum ayrıldıgımızı.
adagiettoo adagiettoo
bu başlığı görüp geçiyorum beş dakika sonra bu başlık yine karşıma çıkıyor. küfretmek de istemezdim ama hayatımız sikilmiş arkadaşlar ondan olabilir mi acaba? inanılmaz bir uçurum var, zengin çok zenginken fakir bir o kadar fakir. herkes çok zengin peşinde. anneler kızlarını zengin biriyle evlendirmenin derdinde. erkekler zengin bir kadınla evlenme derdinde. 20 25 yaşındakiler bebeler porsche arabalarda geziyor, süt banyolarında, zevk sefa o biçim. bir de bunu din bayrağı altında yapıyorlar, dinden soğuyorsun. 30 küsür yaşında olup hala hayatına yön verememiş erkekler var. bu insanları kpss çalıştığı için suçlayan bir kesim de var. "o kadar kpss'ye hazırlanacağına özelde kendini geliştirseydi" diye. kendini geliştireceğini düşündüğünüz özel sektörü siksinler. nereye geliştiriyorsun kendini? ben çalıştığım şirketten biliyorum. referanssız almıyorlar.
kurumsalı bu iken diğerlerinden ne bekliyorsun? zaten maksimum verecekleri maaş yeni başlayan birine asgari ücret o da seni öldürmez ama yaşatmaz da. özel sektör çok daha rahat bir yaşam fırsatı sunmuyor ki. kobiler mobiler, devlet teşviki, primi vs. bu konulara hiç girmek istemiyorum. bunların savunuculuğunu yapacak varsa da siktirsin gitsin. çivisi çıkmış bu dünyanın çivisi. 35 yaşında hala atanma derdinde erkekler var. adam öğretmen atamıyorlar. adama destek olmak varken atanamadığı için adamı suçlayan var aq. bu ülke tam bir tımarhane. kadınlar da benzer durumda. iş bulamadıkları için aileleri onları fazlalık gibi görüyor belli bir süreden sonra. evlendirip başlarından atmaya çalışıyorlar. o dakikadan sonra kadın için de kiminle evlendiği önemli olmuyor. ondan sonra bir sürü sonu cinayetle biten saçma sapan evlilikler. ülkedeki gençlerin yüzde 90'ı bu halde.
mr random mr random
çünkü çok zor.

bir kere öyle köşenize çekilip bekleyerek bulamazsınız. denemeniz, hata yapmanız gerekiyor. bitecek diye bir şeye başlanmaz, üzüleceksiniz, mücadele edeceksiniz, emek, değer vereceksiniz, kıymet bileceksiniz ki sonunda istediğiniz insana kavuşun. üzülmekten, acı çekmekten korkan bir insanın zaten bir şeyleri elde etmeye de hakkı yoktur çoğu zaman.

diğer ihtimalde şanslı olmanız lazım, o şansın gelmediği her anda da oturup böyle "niye gelmiyor?" diyeceksiniz. bekleyin, belki gelir.

ülkesel açıdan değerlendirirsek evet söylediklerim daha da zor. psikolojik, maddi, manevi olarak çok yorucu bir ülkedeyiz, günlük sıkıntılar bile oldukça yorarken bir insanı hayatının merkezine alıp onun için çabalamak da kolay değil. çabalasan birlikte hayat kurmak kolay değil. kursan çevreden izole olup bu süreci yönetmek kolay değil. hani zaten zor olan süreç türkiye'de daha da zorlaşıyor.

ama en azından oturup bekleyerek olmaz. bir yazarın sözü vardı "siz öküz olacaksanız hayat zaten sizden vazgeçecektir." yine dünyanın en basit ve doğru sözlerinden biri "olmuşla ölmüş" çare olmamasıdır. kalan her şeyin çaresi vardır. hayat bazı anlarda önünüze fırsatlar sunar, yollar açılır işte o şansları değerlendirmek lazım. küçük değişimler ilerde büyük farklar yaratır. ne kadar zor olsa da birileriyle bir şeyler inşa edip tekrar tekrar yıkmak, tekrar tekrar inşa etmek lazım. küçükken hayallerinize eklediğiniz insanın geleceği masalına kanarsanız ya o insanı saçma sapan bir insanın yerine koyarsınız ya da masal olarak bırakırsınız. sayısız insan, sayısız parametre varken, sorsam çoğunuzun tasvir dahi edemeyeceği "hayatınızın aşkı nasıl biri olmalı" sorusunun cevabı bile belirsizken kolay olmasını da bekleyemezsiniz.

tabii bulmak da mesele değil, süreklilik sağlayabilmek de lazım, bazen aşk bir "an"a dair bazen bir sürece. bazen bambaşka şeylere. bulmaktan daha zoru varsa o da kaybetmemektir. bir şeye ulaşamamak çoğu zaman onu daha değerli yapar ama ulaşınca da büyüsü bozulur.

muhtemelen bu ve bunun gibi sebepler yüzündendir ki insanlar birbirlerini seviyor ama aşık değiller. birlikte mücadele ettiğin, yanında olan insanı seversin çoğu zaman ama aşık olmak, tutku hissetmek, bu hislerin olabildiğince güçlü olması, ona her dokunduğunda dengenin kaybolması. aslında olması gereken bu ama çoğu zaman olmuyor.
3 /